Bu dünyadan ayrılmak üzere olanlar neden hâla onun haberlerini takip eder ki? Zaten yokuş aşağı sürüklenen bir dünyadan ayrılıyorum, dolayısıyla neden üzüleyim ki, deyip kendilerini rahatlatmak için mi? (Haberler ise gerçekten kıyamet gibi, kişisel kıyametlerimizle tam uyum içinde.) Yoksa bu dünyanın son dakikalarını, bilhassa hayatı oluşturan gündelik olayları, dünya dokusunu, küçük ayrıntılarını mı yaşamak istiyorlar?
Ona bakıyorum ve bize nasıl yaşlanacağımızı öğreten kimse olmadı diye düşünüyorum. İnsan hayatının sonunda neler yapar? Nasıl yavaşlanır, artık tek işinin dinlenmek olduğuna nasıl alışırsın (dinlenmek iş midir)?
Elimizde en azından, anne babamızın ölümünü yalnızca bir kez yaşadığımıza dair tesellimiz kalıyor. Kendi ölümümüzden söz etmeye bile gerek yok. Onu bir kez bile yaşamayacağız.