📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Amerikan toplumbilimcileriyle ruhçözümleyicileri daha 1940'larda Freudcu kavramları, yeni kültürel bilgilerin ışığında yorumlamaya başlamışlardı. Ama gariptir ki bu, Freud'un dişilikle ilgili kuramlarının kadınlara aynen uygulanmasını engellemedi.
Gerçek şudur ki, Freud'a göre kadınlar insan türünün garip, aşağı, insanlıktan uzak bir parçasıydılar. O kadınları, erkeklerin sevgisi açısından var olan, erkekleri sevmek ve gereksinimlerini gidermek için yaratılmış çocuksu bebekler olarak görüyordu. Bu, insanlığın yüzyıllar boyu güneşi dünyanın çevresinde dönen parlak bir nesne olarak görmelerine yol açan bilinçsiz soliptik düşüncenin bir türüydü.
Feministlerin «doğa dışı canavarlar» oldukları inancı, kadınların Tanrı vergisi itaatkarlıklarının değiştirilmesinin aile yaşamını zedeleyeceği ve erkekleri kadınların kölesi yapacağı görüşüne dayanıyordu. Bu tür efsaneler, insanlık ailesinin yeni bir bölümünün eşitliğe doğru ilerlediği tüm devrimlerde ortaya atılır.
Feminizm müstehcen bir şaka değildi. Kadınlar insanca yeteneklerini geliştirme özgürlüğünden yoksun bırakılmış oldukları için feminist devrimin yapılması gerekiyordu.