Bir baba olsun, hatta bir anne. Çocuğuna bütün sevgisini veriyor. Bu çocukla çocuk doğmadan önce bile ilgileniyor. Karnının içindeki bu çocuk ona acı veriyor, bedenini içerden mahvediyor. Ve onun yaptığı tek şey çocuk için dua etmek. Yaptığınız tek şey ona zarar vermek iken sizi halâ seven başka bir insanı nerede bulabilirsiniz? Günler geçtikçe rahim ağırlaştıkça ağırlaşıyor. Şimdi daha da istifra ediyor. Yemekleri kağıt gibi tatmaya başlıyor. Düz olarak oturamıyor bile. Sürekli sırtı ağrıyor, uyurken bile canı yanıyor. Bebek bütün yemeği aldığı için sürekli aç. Bu varlık ona acı üzerine acı veriyor. Zayıflık üzerine zayıflık. Yük üstüne yük. Ama yine de onun sevgisi artıyor. Sevgisi azalmıyor. Artmaya devam ediyor. Şöyle demiyor: 'Yeter artık çocuk! Bıktım artık. Altı aydır seninle uğraşıp duruyorum. Üç ay daha mı var.' Öyle yapmıyor. Duaları artırıyor. İmama gelip "Bebeğimin duyması için hangi sureleri okuyabilirim?" diyor. Sonra bebek doğuyor ve onu neredeyse öldürüyor. Neredeyse ölecekmiş gibi kan kaybediyor. Sizin kan kaybetmenize neden olan, neredeyse sizi öldüren birisi olsa ve ilk yapmak istediğiniz şey onlarla ilgilenmek, sarılmak ve beslemek olur mu? İşte bu anneniz. Onun yaptığı bu ve bu sadece onun doğum aşamasında yaptıkları. Size verdiği sevgi, size verdiği destek... Yetişkin olduğunuzda bile, birçoğunuz için konuşabileceğiniz hiç kimse yoktur. Anneniz sizi anlar. Acınızı hissedecek kimse yoktur. Anneniz acınızı hisseder. Bu sadece bebek olduğumuz zamanlar için değil, 50 yaşında olsanız bile fark etmez.
| Nouman Ali Khan