Saf ve masum bi aşkı anlatan Goethe'nin etkileyici cümlelerını kaçırmamak için sözlerin altını çizmek üzere bir kalem bulundurmalısınız kıtabın yanında.
Bu kitabın bana öğrettiği şey: platonik aşklarda seven tarafın bitmek tükenmek bilmeyen aşkı, sevmeyen tarafı nadiren de olsa etkileyebiliyormuş; Albert'le evlı olan Lotte, Werther'in uzun zamandır süren ilgisi hassasiyeti ve bakışlarından sonra yavaş yavaş etkılenmeye başlıyor. Kendisini dizginlemeye çalışsa da dostluk kurmayı mı yoksa Werther'in bizzat kendisini mı istediğini Lotte de bilmiyor. Bu Werther'in Lotte'nin zihninde küçük de olsa bi yer edindiğini gösteriyor.
Sonlara doğru... Werther'in intihar edeceğini anladığımda ve bu intiharı an be an anlatan sayfaları okuduğumda tüylerim ürperdi. Aşk için ölmek ! Günümüzde tabiiki bu durumun tek bi örneğini bile bulamayız.
Kitapta yaşanılanlar gerçek olmasa da yazılırken Goethe'nin yaşadığı bi aşktan esinlendiği ve Almanya'lı olan bu yazarımızın kitabı çıktıktan sonra dört bi yanda yankı uyandırdığı ve intiharlarda artış olduğu da bi gerçek.
Uzun zamandır aklımdaydı bu kitap. Süreci uzatmış olsam da nihayet okudum.