Ah Tanrım diyorum, keşke çöl dinlerinin tarif ettiği gibi koruyucu ve esirgeyici bir Tanrı olsan.Keşke insanlar toprağa karışmasa da, ölümle birlikte yeni bir hayata doğsa.Keşke ruhlar, ölü bedenlerden çıkıp dünyada dolaşmaya devam etse.Kötüler cezalandırılıp, iyiler ödüllendirilse.
"Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız, öfkelen ,dövüş,savaş,küfret ama üzülme.İnsanı üzüntü çürütür."
O bunları söylediği zaman aklıma hemen -çoğunlukla olduğu gibi-bir Anadolu türküsü gelmişti:"Yiğidi kılıç kesmez/Bir kötü söz öldürür"
Ellerimizde ve kirpiklerimizde tuz,dilimizde Dionysos ayininden kalan buruk bir şarap lezzeti,başımızın üstündeki lacivert gökyüzünde ise yıldızlar.Ben "Gökyüzü senindir,gökyüzü herkesindir!" diye kırık dökük bir şiir mırıldanıyorum o günlerde; "Başka bir hayat mümkün mü?"Kelimelerden daha önemlisi,bunları söylerken sesinde belli belirsiz hissedilen özlemdi.