Uzun süre sabit baktım. Zihnim bomboş. Bitkisel hayattan uyanmışım ve hayatımın neresinde kaldığımı hatırlamaya çalışıyormuşum gibi bir his. Çikolata için kendini paralayan çocuğumun şımarıklığına fırça mı atsam yoksa başını okşayıp bir çikolata mı alsam çelişkisindeyim.
Kitap araştırma yapan herkesin okuması gereken başlıcalardan biri kabul ediyorum. Ancak günümüzde araştırma konularının derinlikleri, veri tabanlarına erişimin kolaylığı ve yeni yöntemlerle kitap biraz çağın gerisinde kalıyor gibi artık. Not alma teknikleri için bile bu kadar araç varken kitapta önerilenler ‘80’li yıllarda araştırma yapanlar için bulunmaz nimetken bugün ne yazık ki çöp olmuş durumda. Yine de hangi yollardan geçildiğini görmek için okunmalı.
Yazarın insanın ilişkiler, toplumsal roller ve anne-baba, çocukluk üzerine tespitlerini çok yerinde buldum. Hepimizin bildiğini sandığı pek çok konuyu derleyip toplayıp söze dökmüş çok da güzel olmuş. Lakin bazı konular çok çözümsüz kaldı bende okurken, evet doğru tespit ama peki ne yapmalı o zaman gibi ucu açık kalan düşüncelere itiyor okudukça. Belki de çözüm terapi almaktadır bilemiyorum. Kendinize, ilişkilerinize, anne-babanıza bir de gerçekçi bir gözlükle bakmak isterseniz Gülcan Hanımın size uzattığı bakış açısını denemenizi öneririm. Güzel olan yanı, işinize gelmeyen gerçekleri cebinize koymak zorunda olmayışınız.
Baygınlık geçirdim okurken, ilk kitabında sonlara doğru kabak tadı vermişti ama bu baştan sona kabak tadında bir kitap. Yarım bırakmayı gerçekten sevmediğim ve inada bindirdiğim için okudum ama açıkçası içerik bomboş bir kitap olmuş. Ne anlattığını yazar anladı mı acaba, insan gerçekten hayret ediyor :(
Aşkın İstilasıMetin Hara · Destek Yayınları · 2016522 okunma
Yarım bıraktığım kitapları dönüp dönüp bitirmeye çalışmak gibi bir huyum vardır. Lakin bu kitapta bunu başaramıyorum. Önsözden öteye gidemiyorum ağlamaktan.