"...Ölümlerden geliyorum şarkı söyleyerekten,
geliyorum yaşamak için.
Bırak ışıldayan bir yara
bağışlasın bana sesini...
yaramın üstünde yürümeyi öğretti bana
cellatın bıçağı.
Yürümeyi, hem de yorulmadan.
Direnmeyi öğretti. Direnmeyi..."
İbo'nun bu mektubu Ali Kaypakkaya'nın içini oldukça ferahlatmıştı. Aylardır görmediği oğluyla, görüşebilme umudunu iletmişti ona. "Demek ki işkenceler son buldu; İbrahim yine aynı İbrahim" diye iç geçirip, sevinmişti.