"Sana kütüphanenin yakınındaki o arka sokakta 'Gidecek misin?' diye sorduğumu hatırlıyor musun?" diye sordu, konuşması bitkinlikten yavaşlamış ve sesi daha da kalınlaşmıştı.
"Elbette hatırlıyorum."
..."Kalbimin atışının sesini duymadığın için ne kadar şükrettiğimi biliyor musun?" diye fısıldadı. Alnıma bir öpücük kondurdu. "Çünkü duysaydın bana acırdın."