Çok şeyi olan değil, çok veren zengindir. Bir şeyi yitirmekten korkan istifçi, ne kadar çok şeyi olursa olsun, ruhbilim dilinde yoksul ve yoksun bir kişidir. Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir.
Başarı, itibar, para, güç hemen hemen tüm enerjimizi bunları nasıl elde edeceğimizi öğrenmeye harcarız.
Sevmeyi öğrenmeye ise verecek hiçbir şeyimiz kalmaz.
öyle zamanlar tehlikelidir şemsettin
ya gel cebime saklan ya bırak şapkana saklanayım
kim vurduya gider insan fırsat yok ki kendimi savunup aklanayım
bir ara sen de biliyorum kedilerden korkuyordun
çünkü kendini işkembe zannediyordun
böyle bir şey ben de atlattım
iskemle sandım kendimi bir süre
üzerime oturacaklar diye korkulardaydım
ama sonra yırttım şemsettin
kendime telkinler yaptım “sen iskemle değilsin” diye diye
inandırdım kendimi, sana hak vermiyor değilim ama şemsettin zaman kötü
aslında ne sen ne ben ikimiz de deli falan değiliz
herkes oynatmış
sadece sen ve ben normaliz
ama şemsettin laf aramızda
laf aramızda…
laf aramızda…
ama sonra yırttım şemsettin
şemsettin laf aramızda kaldı çıkamıyor
kendini ifade edemiyor bir türlü…
ama çok dikkatli olalım şemsettin
sen de fark ettin zaman kötü en iyisi biz işi deliliğe vuralım
sen kedilerden kork işkembesin diye,
ben insanlardan korkayım iskemleyim diye,
ve iskemle üzerinde işkembe, çarşamba, perşembe
gün say şemsettin gün say…
çünkü nasıl olsa bir gün gelip bizi alacaklar
bu işten yırtmak için saat numarası yapalım
sen yelkovan ol ben yengeç
soranlara tek cevap verelim, “vakit çok geç”
Rotasını bilmediğim uçaklar geçiyor göğümün üstünden
Durup el sallıyorum kalabalıklara
Nereden bilsinler onlara ihanet ettiğimi
Yabani yanımı karşıma alıp
Bin yerinden karışlamak istiyorum hani
Yüzüm düşüyor yüzümden
Bir kahve fincanın sadeliğine karışıyor göz yaşım
Birbirine yabancı cümleler kıvrılıyor omzuma
İçlerinde tek tanıdık senli bir gurbet
Dedim ya; küskün yanım
Bilmezdim bu derdin seni yolundan
Beni solu(ğu) mdan edeceğini
Bilmezdim vefasız bir ayrılığın
Vefasız bir dargınlıkla şerefleneceğini
Barış Cem Kaya
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Değiştim
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim
Sorun değil
Elbet Alışırım
Biraz alıştım.
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarım
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum
Bir yanım bırak diyor bir yanıma,
Diğer yanım kesin değil! Henüz tanıştık
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
bir yanım tanıyamadım daha