Cibran; Başka bir insanın hakikati onun sana açıkladığı şey değil, açıklayamadığı şeylerdir. Bu yüzden onu anlamak istersen , söylediğine değil söylemediğine kulak ver " diyor
Hani Albert Camus demişti ya ; " İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere , içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar. Hayatta olduğunuz sürece durumunuz kuşkuludur" diye
Oğuz Atay bunun için " Beni hemen anlamalısın çünkü ben kitap değilim, öldükten sonra beni kimse okuyamaz " diye isyan etti.
İnsan sadece anlaşılmayı bekliyor. Sevgi dünyanın en kolay verilebilecek şeyi.
Santre Bulantı ' da : " Yalnızlık; düşündüklerimizin kafamızın duvarlarına çarpıp tekrar içinde kalmasıdır." diyor.
Yalnızlık etrafında kimsenin olmaması değil seni anlayan ortak bir dil yaratabildiğin birilerinin olmamasıdır. İnsan insanın sadece anlayışına muhtaç . Çünkü insan sadece yaşarken anlaşılmalıdır.
Ortak dil yaratılmayan hiç bir ilişki uzun süreli devam etmiyor.
Bir bakışla bir gülüşle anlaşabilmenin konforunu bir kere dahi tatmış olanlar, ömür boyunca o hissin peşine düşerler.
Geç kalınmış ve ziyan edilmiş bir çok şey biriktirdim su kısa hayatımda. Kıl payı kaçırılmış her şeyin ardında bıraktığı o hisle yaşamaktan çok yoruldum.
Beklediğim her şey , ben beklemeyi bıraktıktan sonra geldi
Varmak için koştuğum yerlere yetişemedim.
Konuştum dinlemedi, sustum anlaşılmadı, küstüm görülmedi. Kıl payı kaçırılmış her şeye yetişememiş herkesin yerine hayata sarılmaya çalıştım, olmadı. Yola beraber çıktığım herkes yolu bensiz yürüdü.