Davranışçı yaklaşımlar çok emek gerektirmektedir ve çok az pekiştirme sağlamaktadır.
Davranışçılık, eğitimin ve psikolojinin popüler gelişimsel bakış açılarıyla ters düşmektedir.
Davranış analizi, eğitimdeki ve psikolojideki en geçerli güç dengelerine karşı bir tehdittir.
Olumlu pekiştirme genellikle sosyal kabul edilirliği eksik bir uygulamadır.
Davranış analizi, insanoğlunu diğer psikolojiler veya felsefelerin yaptığı gibi göklere çıkarmamaktadır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Davranışçı şeytanların yıkımı ve bilişsel şeylerin hegemonyası" (Schnaitter, 199 5. 209) savaşı 1970ler ve 1980'lerde en üst noktaya ulaşmıştır ve bu eleştirilerin harama Schnaitier'in tanımında çok iyi bir şekilde ortaya konmuştur. Uygulamalı davranış analizinin 1980'ler boyunca özel eğitimin dışındaki öğretmenler ve araştırmacılarca görmezden gelinmiştir (Axelrod, Moyer &r Berry, 1990); bunun muhtemel sebebi, onu eleştiriler mücadelenin kazanıldığını ve "davranışçılığın mağlup olduğunu algılaması olabilir.
Ailelere davranış değiştirmeyi kullandıklarını söyleyen öğretmenler olumsuz tepkilere hazırlıklı olmalıdırlar. Biz hiçbir surette davranış değiştirme teknolojisini terk etmeyi savunmuyoruz. Biz sadece öğretmenlere terimi bilgisiz veya yanlış bilen insanların kullanmadan kaçınmalarını öneriyoruz.
Skinner'in düşüncesinin yanlış anlaşılması sebebiyle, davranış analizinin bir şekilde bireyin alternatif tepkileri seçme yeteneğini ortadan kaldırma gücünü elinde bulundurduğuna inanılmaktadır.
Uygulamalı davranış analizının insancıl olmadığı fikri her insanın davranışlarını kendisinin özgürce seçmesi gerektiği görüşüne dayanmaktadır. Bu görüşün devamı olarak davranışçı yöntemleri eleştirenler bir başka bireyin davranışını değiştirmenin zorla sağlanacağını ve bu nedenle insanlık dışı olduğu görüşüne inanmaktadırlar.