Raşomon Kapısı, sadece bir mekân değil; çökmüş düzenin ve kaybolan değerlerin simgesidir. Uşak, başlangıçta hırsızlığı ahlâksız bulur; ama açlık ve işsizlik bu yargıyı aşındırır. Yaşlı kadının, ölü bir kadının saçlarını “peruk yapılacak” diye yolması, kötülüğün nasıl gerekçelerle meşrulaştırıldığını gösterir. Kadın, ölü kadının da yaşarken insanları aldattığını söyleyerek kendini savunur.
Bu savunma, uşağın zihninde bir kırılma yaratır: Eğer herkes hayatta kalmak için başkalarını aldatıyorsa, onun da çalması suç sayılmaz. Böylece uşak, başta tiksindiği kadını soyup kaçarken, ahlâkın yerini çıplak hayatta kalma içgüdüsü alır. Akutagawa, Raşomonda insanın doğru ile yanlış arasındaki çizgiyi, koşullar değiştiğinde ne kadar kolay silebildiğini soğuk ve karanlık bir dille anlatır.