Asilerin,
Kaybedenlerin,
Hayalperestlerin,
Küfürbazların,
Günahkarların,
Beyaz zencilerin,
Aşağı tırmananların,
Yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
Uçurumdan atlayanların...
Dili,sesi
Yeraltı Edebiyatı…..
6.45 koleksiyoneri
Bazen hepimiz bir filime hapsolmuş hissine kapılıyorum. Repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynuyacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok .
Çoğu insan ölüme hazır değildir, ne kendi ölümlerine ne de başkasının.
Şoka girerler,ödleri patlar, beklenmedik bir sürprizdir ölüm onlar için. Olmamalı oysa. Ben ölümü sol cebimde taşırım. Bazen cebimden çıkartır onla konuşurum: “selam yavrum, nasılsın? Ne zaman geleceksin beni almaya? Hazırım.”
Bir çiçeğin büyümesi bizi ne kadar kederlendiriyorsa,ölümde o kadar kederlendirmeli. Korkunç olan ölüm değil, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır . İnsanlar hayatlarına saygı duymuyorlar,işiyorlar üstlerine,sıçıyorlar. Gerizekalılar. Tek düşündükleri düzüşmek,sinema ,para ve düzüşmek. Hiç düşünmeden yutu verirler Tanrı ‘yı , hiç düşünmeden yutu verirler Vatan’ı . Çok geçmeden düşünme yeteneklerini yitirir, başkalarının onlar için düşünmelerine izin verirler. Pamuk beyinliler. Görünmeleri çirkin,konuşma biçimleri çirkin, yürüyüşleri çirkin. Yüz yılların olağanüstü bestelerini çalın onlara, duymazlar. Çoğu insanın ölümü bir aldatmacadır. Ölçek bir şey kalmamıştır geriye.