Oğlum, sen ailemize leke sürecek bir şey yapmadın.Yüz kızartıcı bir suç işlemedin.Fikir suçu diye bir şey varsa, ki bence olmamalı, seni ondan aldılar.Maalesef bizim memleketimiz böyledir.Kaç nesildir bu topraklarda düşünen, yazan, çizen insanlar hapishanelerde çürür.Çok üzgünüm ana bunu da söylemek istedim.Üzülme.Bu karanlık günler geçer.Sen kendini güçlü tut.
Her kelime bir çığlık, her harf bir darbe.Günler, aylar o kötülerin sesiyle geçiyor.Belki bir gün bu karanlığın içinden bir ışık yükselir, bu sözler umudun en uzak köşelerinde bile bir kıvılcım olur...
Geleneksel, dar kafalı memurlardı; vatan sevgisi dedikleri, cehaletten ve kör itaatten başka bir şey değildi.Ama güç ellerindeydi: kelepçeler, göz bantları, pikaplar, merkezler.
Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek, sevdirmek için çok çaba gösterir; bazılarındaysa hiç böyle bir niyet yoktur, olduğu gibi yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar.