Erkek, başkalarından hep kızı işitiyor... Kız, arkadaşlarından hep erkeği dinliyor... Gençlik tez canlıdır... Ve... Gönüllerinde uyuyan yılanlar başkaldırıyor...
ERKEK, korkunç hayat sarsıntıları altında yorgun; kız, bahtiyarlık ve hürriyet rüyalarıyla sarhoş... Erkek, yüzünün çizgilerinden hayat tecrübelerinin ve hayat ihanetlerinin izlerini saklıyor; kızın parlak bakışlarında tecrübesizliğin ürkekliği ve maceraların hasreti var... Erkek yirmi beşinde ve cesur. Kız yirmisini biraz geçmiş ve fettan... Ve... Mevsim bahar...
"Şehitlerin Duası"nda da çaresiz ve beş parasız kalan şehit kızı, sarhoş bir adamın davetini kabul edip onunla meçhul bir karanlık sokağa yürürken "korkunç bir sağanak" başlar, gök gürler, yıldırımlar çakar ve korkunç bir fırtına kopar. Ancak hikâyedeki tabiat olaylarına temsilî bir anlam da yüklenmiştir. Yağmur, şehitlerin ağlaması; rüzgâr, şehitlerin hıçkırığı; fırtına, şehitlerin isyanı; yıldırım, şehitlerin duasıdır.