Çocukluk döneminde din veya tanrı insanlığa ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini söylemiştir. Bu talimatlardan bazıları şoke edicidir.Kölelik, kadınlara uygulanan baskı, eşcinsellerin taşlanması, din değiştirmeye zorlama ve yanlış şeylere inananları cezalandırma... Seküler hümanistler bundan daha iyisini yapabilirdi. Kendileri de insan olduğundan insanlık için neyin iyi olduğunu bilmek için en iyi konumdaydılar.
Hoşgörü iyidir. Zulüm kötüdür. İyiseverlik iyidir. Acımasızlık kötüdür. Bunu görmek için tanrıya inanmanız gerekmez. Komşularınızı sevmek ve kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız onlara o şekilde davranmak için size bütün bunları söyleyecek bir dine ihtiyacınız yoktur.
Kesinlik inanç değildir, inancın tam karşıtıdır. Ortada kesin bir şey varsa, ona inanmanız gerekmez. 2 + 2'nin 4 ettiğine inanmazsınız, kesin olarak bilirsiniz, emin olursunuz, parmaklarınızla sayabilirsiniz. Ancak hayatın önemli bir anlamı olduğunu ve dünyanın onu seven bir yaratıcısının olduğunu kesin olarak bilemezsiniz.
Her veda keyfi değildir bazen gitmek gerekir. Severek ayrılır insan, öngördüğü için devam etmez. Bunu yapmak cesaret işi olduğu kadar büyük bir sorumluluk ta. Geriye dönüp bakınca üzülmemek elde değil ama başka türlü de olmazdı, bilirsin