Öncelikle güzellik gibi bir değerleri var ki bu onlar için ger şeyin önünde gelir. Güzellik marifetiyle zalimleri bile dize getirip mazluma çevirirler. Nereden geliyor erkeğin kaba saba gövdesi, tüylü derisi, ormansı sakalı, hasılı gençliğe zıt görünümü. Yanıt çok basit: Aklından. Hatunlara ise kanlı canlı pürüzsüz yanaklar, şuh bir ses, ipeksi bir cilt kalır ki bunlar da onları ebediyen genç kalacaklarmış gibi göstermeye yeter de artar. Erkeklerin hoşuna gitmekten başka ne beklentileri var hayattan? Yoksa neden bu kadar yıkanıp, saç baş yaptırsınlar ya da sürüp sürüştürsünler, takıp takıştırsınlar, hatta bin çeşit naz ve cilve ile kandırma sanatının erbabı olsunlar. Kadınların cazibelerini sadece budalalığa borçlu olduklarını sanırım kimse yadsıyamaz. Bir erkeğin şehvetini tatmin için kadının gönlünü çelsin diye kulağına neler fısıldadığını düşünsenize. Evet, artık biliyorsunuz en leziz ve nadide meyveleri hangi bahçeden devşirdiğini hayatın.