Çevrenin saygısını, sevgisini kazanmak, "dingin, tatlı güneş ışığında oturmak" gibidir. Bu ışığın etkisiyle insanın içinde huzur duyguları biter, filizlenir. 
Bu güzeller güzeli yaratığa baktıkça bakacağım geliyor, içim hayranlıkla dolup taşıyordu. Doğa onu iltimaslı olarak, kayırarak yaratmıştı besbelli. Herkese güzellik armağanlarını bir üvey anne eliyle dağıtırken bu gözde kuluna karşı bir Sultan'ın açık elliliğini göstermişti. 
tanrının her yerde var olduğunu biliriz; ama onun varlığını en çok, yapıtlarını gözlerimizin önünde bütün görkemi ile gördüğümüz zaman duyarız. gecelerin bulutsuz göklerinde. onun yarattığı dünyaların sessiz sedasız dönüp savruldularını seyrettikçe tanrının sonsuzluğunu, sonsuz kudretini, her yerde varoluşunu en açık biçimde algılarız. 
İnsan oğlundan ancak kuşku, aşağılama, zülüm beklediğim için, ben de tabiat anaya bir çocuk gibi sokuldum. hiç olmazsa bu gece onun hem yavrusu hem de konuğu olurdum; beni para pul istemeden ağırlardı elbet.