saçını rüzgar tarar, meltem okşar yüzünü,
vücudunu gece ay, gündüz güneş kucaklar,
elini yaseminler, güller öper yaz günü,
kışın ışık sofalar seni koynunda saklar...
sular, senin aksinle dolan bir gözdür, derin,
bir göğüstür ağaçlar, sen geçerken daralır...
elden ele gezince böyle güzelliklerin
gönlüme kıskanmadan başka, bilmem, ne kalır?
geçti... bir hayaldi sanki gördüğüm...
geçti... ne o baktı, ne ben gözettim
batıyor bağrıma, diken her tüyüm,
en can damarımda bu yüz bir düğüm,
arıyordum otuz yıl... bulduğum gün kaybettim!
Takvimin her yaprağı taşır aziz bir ölü:
Kiminde şefkatini andıklarım gömülü,
Kiminde sohbetine paha biçilmeyenler,
Kiminde sanatından başka tat bilmeyenler,
Kiminde bir kahraman boylu boyunca yatmis,
Kimini tek basina bir fazilet kapatmış,
Kiminde tatlı rüya... kiminde sonsuz arzu...
Bir avuç toprak olmuş kiminde bir içim su.