Ayaklarımı sabitleyip kırmızı sahaya baktım. Hayallerim için bunu yapmalıydım, nefesim kesilse dahi koşmaya devam etmeliydim.. Koşmak benim için neydi bilmiyorum ama hayatımda yeri değişmeyecek ilk şey... N'aparsan yapayım hep tek bir hayalim vardı. Bu kırmızı, turuncu sahada okulumu, ülkemi temsil ederken diğer rakiplerinin yanında koşmaktı.
Ben Lee Minhyuk..
Lise 3.sınfı öğrencisi, kendini spora adamış biriyim. Seneye mezun olacağım. Ve bu çıkacağım ilk yarış yani bu zamana kadar hep okulda yarışmıştım, ilk defa okulunu temsil edecektim!.. Koçum hep koşarken sevdiğin şeyleri düşünmem gerektiğini, kötü anıları silmem gerektiğini bu kötü anıların bana yoluma çıkan birer taş olacağını söylerdi. Ve benim düşmemem için o taşlara takılmamam gerek.. Şimdi düdüğü duydum ve bağırışmalar içinde koşmaya başladım. İlk yarışın verdiği heycanla garip başlamıştım, ama ayaklarımı yere sert basmaya başladıkça hızlandığımı hissettim. Rakiplerim o kadar iyi değildi belkide.. Şuan 3.sıradaydım ve koşmaya devam ediyorum. Pisti dönerken nefesimi kesen rüzgarla gözlerimi kırpıştırdım. Kaç tur olduğunu anlamadan koşmaya devam etmiştim. 2.sıradayım ve düşüp bayılmamak için elimden geleni yapıyorum. Güzel anıları aklına getir dıyerek kendimi teselli ettim. Kollarımı sıktım ve vücudumu dikleştirdim. Nefes alış verişimi dizginleyip sadece koşmaya odaklandım. Kazanacaktım, ne olursa olsun.. Ve sonunda! 1.sıradayım! Çok az kaldı dayanmalıyım. Ve o anda belkide hiç hızlanmadığım kadar hızlandım. Sanki bir güç sayesinde bir anda hızlanmıştım. Bu gücün sebebini çok iyi biliyordum. Sevdiklerimin beni desteklediğini ve yanımda olduklarını hissediyordum çünkü. Ellerim terlemeye başladı ve bacaklarım şimdiden yoruldu ama çok az kaldı... Arkamdakileri önemsemeyip yarışı bitirmem lazım. Ve işte çizgiye