Kitabı çok beğendiğimi belirterek başlamak istiyorum. Aşkıyla alakalı veya alakasız olarak Werther’ın mektupları içerisinde kesinlikle düşünmeye değer, hak vermemenin nerdeyse imkansız olduğu ve kesinlikle çok güzel ifade edilmiş cümleler vardı. Zaten çok fazla alıntı paylaşmaktan kendimi alıkoyamadım bu yüzden :)
SPOİLER
Okuyucularının belli bir kısmının aksine ben Charlotte’un davranışlarını tutarsız bulmadım hatta aksine “Werther keşke kardeşim olsaydı o zaman arkadaşlarımda biriyle evlenebilirdi.” diye düşündüğü kısımda bence ona karşı hisleri oldukça net. Evet aynı cümlenin sonunda bu fikre karşı “ondan başkasıyla mutlu olması” istemediğini fark ediyor. Ama bence o bu aşkından değil sadece Werther’ın ona olan sevgisinin eksilmesini istemediği için. Ama bence bu düşüncelerini Werther’a yansıtmıyor aksine Albert’i ne kadar sevdiğini ve ona sadık olduğunu her fırsatta belli ediyor ben bir okuyucu olarak bundan hiç şüphe duymadım.
Diğer bir karakter Albert, Werther onu çok düz bir karakter gibi anlatsa da ona karşı olan tutumu, varlığından huzursuz olmaması için Werther ve Lotte’yi yalnız bırakabilmesi, ne kadar düşünceli ve eşine güvenen bir insan olduğunu ortaya koymakta ve bence bu düzlüğün tam tersi.
Werther çok kompleks bir karakter. Öncelikle bir sanatçı olmasından da kaynaklı olarak, kafasının içinde, her şeyi sorgulamasının yanında düşüncelerini de sürekli sorguluyor. Ne zaman objektif olup olmadığının da her zaman farkında ve bunu da kabulleniyor. Çok merhametli bir insan, sürekli birbirine yardım ediyor,hikayelerini dinliyor. Bu olaydan bu kadar etkilenmesinin en önemli sebebi de bence vicdanen kendini rahat hissetmemesi. Evet mutlu değil ama “üçümüzden biri ölmeliydi” ve o intihar etmeyi seçti. Yaşamayı bırakmak istemesinin yanında biraz da kendini feda