Senin yaşamını kendimden bildiğim ve sana yardım etmek istediğim için, uzun zaman seninle sıkı bir temas içindeydim. Sana gerçekten yardım ettiğimi ve senin de benim yardımımı seve seve, çoğu zaman gözlerine yaş dolarak kabul ettiğini bildiğim için, seninle temasta kaldım. Senin yardımı alabildiğini, ama bunu korumayı bilmediğini görmeyi, çok yavaş öğrendim. Onu ben savundum ve senin yanında, senin için savaştım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Hangi hakla bana ders vermek istiyorsun?" Bu soruyu ürkek gözlerinden okuyorum. Bu soruyu, arsız ağzından işitiyorum, küçük adam! Kendine bakmaya korkuyorsun, eleştiriden korkuyorsun, küçük adam, sana vaat edilen iktidardan da korktuğun gibi. İktidarını nasıl kullanacağını, bilmiyorsun. Kendini şimdikinden daha değişik duyumsayabilmeyi, tasavvur etmek bile istemiyorsun: İki büklüm yerine, özgür; taktik yerine, açık; gecenin karanlığında bir hırsız gibi değil de, güpegündüz severek. Kendi kendini aşağılıyorsun, küçük adam. Diyorsun: 'Ben kim oluyorum da, fikir ileri sürüyorum, kendi yaşamımı kendim belirliyorum ve dünya benim diyorum!' Haklısın: Sen kimsin ki, yaşamında hak sahibi olasın. Kimsin, bak, sana söyleyeyim!