"Mutlu olsaydık iç huzurumuz dışında hiçbir detay mutlu olmak için birincil şartımız olmazdı. Ve hiçbir detay kalbimizi avuçlarının içine alıp deli gibi sıkmazdı."
Kimimiz duyamadığımız cümlelerin peşindeyiz, kimimiz duyduğumuz cümleler peşimizi bıraksın istiyoruz. "Bana ya, bana bunu nasıl söyler?!" ile kendimizi harap ederken bir hayat bizden bağımsız devam ediyor dışarıda. Kimimiz gitmediğimiz yerlerin acısını çekerken, kimimiz gittiğimiz yerlerden çıkmaya çalışıyoruz.
Ve bu da gerçekten çok çok yorucu...