Ruhunun bütün gücüyle gerçeğe kavuşmak, az zamanda parmak ısırtan işler yapmak, bu yolda yaşamına varıncaya kadar her şeyi gözden çıkarmak istiyordu. Yazık ki böyle gençler çoğu zaman böyle hallerde yaşamı gözden çıkarmanın en kolay özveri olduğunu anlayamazlar. Ama severek seçtikleri gerçeklik ve yiğitlik savaşımına gerekli güçleri birkaç kat artırmak için gençliğinin en verimli beş altı yılını ciddi öğrenime, bilime adamak çokları için göze alınamaz bir özveridir.
Seni bekleyeceğim. Dünyada beni ayıplamayan tek insan olduğunu anlıyorum, yavrum, hissediyorum bunu; nasıl hissetmem!
Duygulanarak ağlamaklı oldu. Pek duyguluydu. Muzir ve duyguluydu.
Ama bu hep, silinmiş dev bir tablonun bıraktığı karanlıkta ışıldayan bir noktacık halindedir. Alyoşa için de öyleydi. Anılarında yalnızca suskun bir yaz akşamı kalmıştı.
Zaten Fedor Pavloviç öteden beri kendine özgü kırıtmalarla karşımıza hiç ummadığımız bir rolde çıkmaya bayılırdı. Hem bunu hiç gerekmezken, dahası o seferki gibi, kendi zararına yapardı. Hoş, bu yalnızca Fedor Pavloviç’te değil, birçok kimsede, hatta pek çok akıllı insanda rastlanan bir özelliktir.