Kuruyup dusmek istiyorum,parcalara ayrilmak.Parcalarim dort bir yana sacilsin,ben yok olana kadar. Yok olmanin en iyi yolu bu. parcalara bolun parcalarini nerede biraktigini unutana kadar.Artik varligin yok parcalarin,parcanin hicbir onemi yok,manasiz bir parcasin,bir parca et.
Doğuya gidiyoruz ama kimden veya neden kaçtığımızdan pek emin değilim. Evie mi? yoksa polis mi?Bay Baxter mı, yoksa Rhea kardeşler mi? Veya hiç kimseden kaçmıyoruz. Belki de gelecekten kaçıyoruz.Kaderimizden. Büyümekten, yaşlanmatan.Parçalari toplamaktan. Sanki kaçarsak, hayatlarımıza devam etmek zorunda kalmayacakmışız gibi.
"Anlattığın şeyin" diyor Brandy, "sadece bir hikaye olduğunu anlayacaksın. Ve aynı şeyleri bir daha yaşamayacağını. Anlattığın hikayenin sadece kelimelerden ibaret olduğunun farkına vardığın da, geçmişini bir kağıt gibi buruşturup çöpe atabildiğinde," diyor Brandy, "işte o zama senin kim olacağına karar vereceğiz."