küçük bir kıza dönüşüyordum ilk günahtan önceki
onu öyle sevmek istiyordum
canımı yakabilirdim, kendime savunmasız değildim
yenilsem kendime, ona yenilmiş değildim
izin vermeli miydim uyanmasına onu böyle seyretmek varken?
karası kayıp olanın dip gezintisi.
arzumu özgür kılıyordu yarı-ölü bu gövde.
kabarıp sönen göğsüyle dibe çöken bir çakıldı o
denizin dibiydim onu seyrederken ben de.
ses ve ışık geçirmeyen bu yerde faydasız bir ateşti ellerim
söndürüyordu ferimi bu inançsızlık
ışık alıp götürsündü beni
bu kabul ve teslimiyet...
seri katil aklı, suyu döven pençelerim
bir dilemma büyüyordu derinimde
koyu gölgeli yeşil karanlık...
metafor olmaktan sıkıldım da kaçtım
evde sanırken beni herkes, en uzağa
mecazlarımı siliyor bu karanlık, bu su
midemde bir ekşime
içimdeyim; uzaktan konuşuyorum seninle
hurûfi diyecek beni yakamayanlar
hasarlı hurufat yığını sesimle
karışayım dalgın suya
yüzüne bir de...