Bizi kimse, bizi kimse böyle bekleyerek ama gene de beklentisizce sevmedi. Peki ya biz kimseyi?
Her sabah periyi görmek, kalbimi hem aydınlıkla yıkıyor
hem de gölgelerle koyultuyor. Önce gelişine sevinip sonra da
nafile bekleyişine üzülüyorum. İçimden hep,“Beklemek ne kadar sürer?” diye geçiriyorum. Bazen kolundan tutup sarsarak,
"Gelmeyecek işte, sahiden anlamıyor musun?” demek istiyorum. Ama yapmıyorum. Boşluklara refakatçi yazılanların elinde
birtek bekleyişleri kalır bazen. Ne kadar acı verirse versin, o son
hayat zerreciğine ilişmeye kıyamıyorum.
"Sigara tüketimi günde kaç adet?"
Doğan Avcıoğlu, iki dudağı arasındaki sigarasının külünü düşürmeden “Bildiğin gibi... Sabah başlar yakarız, yatana kadar. Ya sabır tesbihi yerine sigara kullanıyoruz," dedi.
Lev Tolstoy’un Anna Karenina romanı, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; toplum, aile, ahlak, bireysel arzu ve varoluş arasındaki gerilimi çok katmanlı biçimde ele alan dev bir insanlık panoramasıdır.
Bazı kitaplar okunur ve biter, bazı kitaplar ise okunduktan sonra insanın içinde yaşamaya devam eder. Birhan Keskin’in Ba adlı şiir kitabı da benim için böyle bir eser oldu. Kitabı okurken sadece