Ve kokunun hala saltanatını
sürdüğü odalarda ucuz bir
pansiyondan peydahladığım
fahişelerin kahve falına bakıyorum.
Hepsi birer birer en sevdiğim kadın oluyor.
Ve ben de beyaz atlı prensleri.
İnanır mısın bilmiyorum, bir kurbağadan bile çirkinler
Hatta üvey annemden bile.
Akli dengesini bir pencerenin pervazında yitirmiş
yanlışlarla dolu bir bekleyiş ihtiyarlıyor içimde.
Ebabil kuşları yitip gidiyor.
Bir bilsen daha neler neler.