Ey vahyin ilk muhatapları! Siz belki Muhammed ümmetinin ilklerisiniz ama bu yüce risâlet davasının ilkleri olmadığınız gibi sonları da olmayacaksınız. Siz iman ettiğiniz için toplumda horlandınız, en yakınlarınız tarafından dışlandınız. Hatta nice işkence ve baskılara maruz kaldınız. Aynı işkencelere İbrahim de Yûsuf da Mûsa da Salih de maruz kalmıştı. Üzülüyorsunuz kavminiz iman etmedi diye. Ama üzülmeyin, Nûh'a bakın. Yüzyıllar süren mücadelesine ve suyu, denizi olmayan bir dağda tahtalara çivi çakıp gemi yapmasına bakın. Siz Nûh olup gemi yapın, suyu ise Allah'a bırakın. Siz Yûsuf olup çöllere düşün, kardeşlerinizin kıskançlıklarını sinelerinize çekin, zindanlara düşmeyi iffetinize leke sürmeye tercih edin, gerisini Allah'a bırakın. Siz İbrahim olup ateşlere atlayın, atlarken de nasıl olsa son anda kurtulacağım diye değil, yandım diye atlayın, ateşin serin ve selâmet olarak size yatak olabileceğini ise Allah'a bırakın. Siz İsmail olup bıçağın altına kurban olmak için uzanın. Teslimiyetinize zarar vermeyin, gerisini ise Allah'a bırakın. Ve daha neler neler..."