Beyza Güney, bir alıntı ekledi.
13 Ağu 05:39

Yasin suresi
O esnada şehrin ta öteki ucundan bir adam koşarak gelip dedi ki "Ey hemşehrilerim o gönderilen elçiye uyun."
-20. Ayet

Kuran-ı Kerim Açıklamalı Meali, Türkiye Diyanet Vakfı (Sayfa 442)Kuran-ı Kerim Açıklamalı Meali, Türkiye Diyanet Vakfı (Sayfa 442)
Gökhan Aktaş, Divan-ı Hikmet'i inceledi.
 11 Tem 20:13 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Özü Türk, sözü Türkçe Hoca Ahmet Yesevi'nin başlıca eseridir Divan-ı Hikmet. İçerisinde 252 adet divan bulunmaktadır. Ahmet Yesevi hazretleri divanlarında: dünyanın ve ötesinin hallerini, aşkını, fikrini ve hakikat olanı beyan, yalan olanları ise tenkit etmiştir. Ahir zamanı yaşadığımız şu günlerde Yesevi hazretleri ahir zamanın yalancı din adamlarını, sahtekarları adeta bir kılıç gibi doğru olandan ayırmış, insanın aslını ve vasfını yücelere taşımış bir hakikat aşığıdır.

Pir-i Türkistan Ahmet Yesevi geçimini tahta kaşık yaparak sağlamıştır. Gününü üç kısıma ayırmıştır yüce pir; Üç'de bir'lik kısmında ailesiyle ilgilenmiş, üçde bir'lik kısmında çalışmış, üç'de bir'lik kısmında ise talebe yetiştirmiştir. Tüm bu hayat meşgalesi içerisinde alnının teri ile çalışırken aynı zamanda tam 120.000 talebeyi de irşada gayret etmiştir. Pir-i Türkistan'a göre talebeleri kendilerinin evlatları ve Hakk'ın biricik emanetleridir. O'na göre talebenin verdiğini yemek, hediye ettiği hırkayı giymek haramdır. Aziz Kur'an'ın Yasin suresi 21. ayetinde "Sizden hiç bir ücret istemeyenlere uyun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir." buyurulduğu gibi yaşamıştır., Eliyle yaptığı tahta kaşıkları bineğinin heybesine doldurup pazara salmış, bir heybeden kaşığı alan kişinin diğer heybenin gözüne ücreti olan parayı koyması vesilesi ile ücretini tahsil etmiş. Kimsenin elinden ücreti de olsa para görmemiştir.

Türklerin büyük piri, asırlar sonra bizzat Türk'ler tarafından unutulmuş, yerine Türk düşmanı, Fars aşığı elitist hakikat simsarları geçmiştir. O simsarlar öyledir ki; Aşk'dan meşkden dem vururlar ama, gariplere uzaktırlar, müminlere yabancıdırlar, Türk'ün devleti Selçuklu'yu dahi haince yıkmaktan geri durmamış, Türklerin katledilmeleriyle mesut olmuş, Türk'ün beli kırıldıkça zevk naralarıyla çark etmişlerdir. İşte bu hal içerisinde görevimiz; Öz'ümüzde olanı, özümüzden gelen Pir-i Türkistan'ın hikmetleriyle aydınlatmak, din simsarlarını tarihin tozlu raflarına geri göndermektir. Keyifli ve feyzli okumalar dilerim.

Afra, bir alıntı ekledi.
07 Tem 19:47 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazı kişiler Kur’an ayetlerinde kıyamet günü diriltilen insanların “Kim uyandırdı bizi uykumuzdan?” (36 Yasin Suresi Ayet 52) demeleri gibi bu dünya hayatındaki gaflet uykumuzla bizi baş başa bırakın, uyandırmayın, hatırlatmayın, rahatsız etmeyin dercesine bu gerçekten kaçmaya, ölümü unutmaya çalışmaktadır. Ölümü düşünmenin yaşadığı anı tatsız kılacağına inanmaktadır. Oysaki yaşamı bu denli değerli kılan şey ölümdür.

İnsanlar Uyurlar, Ölünce Uyanırlar, Emre Dorman (Sayfa 16)İnsanlar Uyurlar, Ölünce Uyanırlar, Emre Dorman (Sayfa 16)
Osman Yüksel, Din Bu-1'u inceledi.
02 Tem 18:55 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Öncelikli incelemeye başlamadan önce yorum yapacak arkadaşları bir çift sözüm olacak; incelemede belirteceğim ayetleri ve hadisleri lütfen okumadan buraya gelip bana saldırmazsanız sevinirim:)
Turan Dursun zaten aldığı din eğitimini biliyoruz o yüzden yazdıkların kesinlikle kayda değer olduğunu düşünüyorum.Sadece kafasındaki sorulara cevaplar arıyor bu cevapları Kuran'da bulamadığını , çelişkiler gördüğünü, anlatıp bunları size sunuyor. Ayrıca arkasında durduğu düşünceleri her türlü platformda tartışmak için çalmadığı kapı kalmamış ama karşısına kimse çıkmaya cesaret edememiştir.
Çok uzun bir inceleme olacağı için başlıklar halinde gitmem daha anlaşılır olacaktır.

*Kadın-Erkek Eşitliği;

Bakara Suresi 28. Ayet
Nisa Suresi 3. ve 34. Ayet
Ahzap Suresi 50. ve 51. Ayet

Hepimiz biliyoruz ki semavi kökenli inançların hepsinde ataerkil bir yapı vardır. Kadınlar genellikle 2. planda kalmıştır. Tüm peygamberlerin erkek olması veya Tanrı denildiği zaman aklımıza hemen erkek figürünün canlanması bunlara kanıttır.

*İnsanların Maymuna Dönüştürme Cezası

Araf Suresi 163. ve 166. Ayet

Ayrıca hadislerde geçen İsrailoğullarından kaybolan bir topluluğun sıçana dönüştüğünü anlatan bir peygamber var. Bu olayın detayı için Ebu Davud Sünen/Kitabul Et-ıma/28 hadis no :3795. bakabilirsiniz.

*Kuran'ın Yakılması

Bu bölümü alıntım altında enine boyuna tartışmıştık. Sadece bir düzeltme yapmak gerekiyor; Hafsa, Ebubekir'in kızı değil Ömer'in kızı olacaktır. Tamamen benim dalgınlığından ötürü yapılan bir hatadır kusura bakmayın.
Kuran'ın yakılması olayına tekrar dönersek yazar zaten Kuran değiştirildi veya eksik veya fazla olduğunu söylemiyor. Eleştirdiği kısım ;derlenen Kuran'ın tıpatıp aynısı olan orjinal aslının niçin yaktırıldığı....Açıklamalar daha sonra bir araya getirilen Kuran'ın önceki aslının ortaya çıkmasıyla meydana gelebilecek şüpheleri yok etmek için olduğunu söylüyor. Ama bir öncekiyle aynı olan orjinalin yakılması, düşünen ,sorgulayan beyinlerde elbetteki şüphe oluşturmayacak mıdır?

*Görüş Değiştiren Tanrı

İslamın ilk dönemlerine baktığımız zaman ılımlı hoşgörülü bir politika izleyen Tanrı , İslamiyet güçlendikçe ayetlerini de hoşgörü politikasından uzaklaştırmıştır . Vereceğim örneklere bakarsanız bunu net bir biçimde görmek mümkündür.
Ilımlı ayetler:
Kafirun Suresi 6. Ayet
Bakara Suresi 256. Ayet
Gaşiya Suresi 22. ve 23. Ayet
Nur Suresi 54. Ayet
Ankebut Suresi 18. Ayet
Yasin Suresi 17. Ayet

Hoşgörüden uzak olan ayetler:
Tevbe Suresi 5. ve 73. Ayet
Tahrim Suresi 9. Ayet
Hacc Suresi 78. Ayet
Furkan Suresi 52. Ayet
Maide Suresi 35. Ayet
Tevbe Suresi 29. Ayet

Tabi bazı İslam yorumcuları bu durumu " NESH" ile açıklamaya çalışıyor.
Nesh: Sözcük anlamı, bir şeyi başka bir şeyle gidermek. İslam hukukunda ise; daha sonraki bir hükümle, daha önce var olan bir hükmün kaldırılmasıdır.
Ama NESH olayına bile baksak ayetler arasında çelişkiler meydana geliyor.
Örnek: Nisa suresi 82. Ayet diyorki "Kuran'da ayrılıklar ( çelişkiler) bulunursa , bunun, Kuran'ın Tanrı'dan olmadığına kanıt olabileceği " belirtilmekte.
Diğer ayetler için bakınız;
Kaf Suresi 29. Ayet
Ahzap Suresi 62. Ayet
Fatır Suresi 43. Ayet
Enam Suresi 34. ve 115. Ayet

NESH olayı Kuran'da ayetlerle birbiriyle çelişmektedir.

Son olarak Muhammet peygamberin Türkler hakkında söylediği dehşet verici düşünceleri aktarıp incelemeye burada son vereceğim çünkü yazmaktan yoruldum :(

- Müslümanlar, Türkler ile öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır.
- Sizinle , küçük, çekik gözlü Türkler savaşacaktır. Siz onları 3 kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap yarımadasında karşılaşacaksınız. Birinci de onlardan kaçan kurtulur,ikinci de kimi kurtulur, kimi yok edilir, üçüncüsündeyse onların tümü kırılacaktır.
Bu son yazdıklarımın tamamını Ebu Müslüm, Buhari, Ebu Davud un hadis kitaplarında bulabilirsiniz.

Nuh tufanı, İsa'nın annesi Meryem, Ay'ın ikiye bölünmesi vs. birçok mucizenin temeline, dayandığı mitolojileri de açıklamış yazar ama o konulara girmeyeceğim,merak eden arkadaşlar kitabı okuyabilirler.

Bu sitede yaptığım en uzun inceleme oldu. Saygı ve sevgi çerçevesinde tartışmak isteyenler arkadaşları beklerim ama ,at gözlüğünü çıkarmamış, sorgulamadan bihaber, özgür düşünmeye cesareti olmayan arkadaşlar ne kendinizi ne de beni yormayın lütfen....

Burak, bir alıntı ekledi.
24 Haz 18:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Şehrin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi ve “Ey kavmim!” dedi, “Bu elçilere uyun! Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri doğru yolda olan bu kimselere uyun!”
Yasin Suresi, 20-21
* * *
Benim kahramanım o adam. Şehrin öte ucundan kan ter içinde koşturup gelen adam. Kavmi elçileri yalanladığında, uğursuzlukla itham ettiğinde, zarar vermeye hazırlandığında kokarak gelen adam benim kahramanım.
Can havliyle koşturmasını hayal ediyorum. Elçilere zarar gelmesin diye, hakikate omuz vermek için koşturduğunu hayal ediyorum.
O adam bizim şehrimize de koşarak gelse diyorum bazen. Gelse ve yanımıza otursa. Bize hayatı anlatsa. İyilikten söz etse, gökyüzünden gelen kutlu sözleri hatırlatsa sabırla.
Bir çay ocağında otursak. Hani o oyunsuz olandan, hani o tabureleri olandan, hani o Fatih’te Malta’dakine benzer birinde. Otursak ve onu dinlesek. Terini silse, demli bir çay söylesek ve anlatmaya başlasa.
O adam bizim şehrimize de gelse.
Bütün kirlerimizden arındırsa bizi. Rahman’ı anlatsa. Bizden hiçbir karşılık beklemeyen mübarek Elçi’yi ve dostlarını. Haydar’ı Kerrar’ın cenklerini, Sıddık’ın geniş yüreğini, Hattab’ın oğlunun adaletini ve Zinnureyn’in utanma duygusunu.
Koşarak gelse. Biz tükenmeden, ruhumuzu tüketmeden önce gelse…

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık Tufan (Sayfa 10)Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık Tufan (Sayfa 10)
tıpçı pandanın kitaplığı, bir alıntı ekledi.
01 Haz 00:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hatice Âlime Hüma Hatun
Eski tarihlerimiz, oğluna daima "Yasin" suresi okuyarak emzirdiğini rivayet ederler...

Çocuk, sure bitene kadar emer, bitince bırakırmış.

Kendisine oğlunu nasıl yetiştirdiği sorulduğunda, verdiği cevap budur:
"Mehmed' imi emzirirken, sürekli Yasin Suresi' ni okuyorum; oğlum Yasin dinleyerek büyüyor..."

Başka söze ne hacet?

Fatih Sultan Mehmet 1453, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 54 - iconinn)Fatih Sultan Mehmet 1453, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 54 - iconinn)

Biz, o (peygamber)e şiir öğretmedik. Bu, ona yakışmaz da. Ona vahyedilen ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
-Yasin suresi- 69.