... kadı adaleti uygularken en iyi ve temiz bir şekilde giyinmeli, lâubali bir biçimde oturmamalı, taraflarla katiyen selamlaşmamalıdır. Şahit selam verirse selamını iade eder. Kadı taraflardan biriyle, dava konusu dışında konuşamaz, işaretleşemez, sessizce konuşma ve lâtife gibi fiillerde bulunamaz. Taraflardan birine ziyafet vermesi veya ziyafete icabet etmesi kesinlikle yasaktır.
Kadı'nın yetkili veya yetkisiz olduğunu saptamaya yarayan ölçüler ise şunlardır: Kadı, babasının (azatlı köle ise eski efendisinin) ve nesepten birinci derecedeki yakınlarının taraf olduğu davada hüküm veremez. Buna karşılık hasta, aç ve aşırı yorgun değilse dava ve müracaatı reddedemez. Her iki tarafa da (Müslim, gayrimüslim - kadın, erkek) eşit şekilde muamele etmek zorundadır. Eşitlik önemli bir prensiptir. Tarafların öneri, ifade ve cümlelerini dinlemekten ve nazar-ı dikkate almaktan kaçınamaz. Kimseye kaba davranamaz ve şahitlere cevap ve ifade teklif edemez.
Kadı'nın duruşması herkese açık olmalıdır. Başlangıçta cami bunun için mahkeme yeri olarak seçilmişti. Başka bir binada yargılama yapılıyor ise kapı açık olmalıdır. Şayet kadı'nın evi mahkeme ise, evinin kapısı açık olmalıdır.