Şişelerde biriktirdim her hayali..Ayrı tuttum onları kavgadan,öfkeden hatta yardan.Saklamak oldu ilk işim onları sonra erken kalktım sonra mecburiyetlere daldım sonra kızdım sonra karnımı doyurdum ve eve yürüdüm.Her uykuya dalışta yastığımın altında sevdim onları uzaklarda çantamda iç çekişlerimde boğazımın en derin kertiğinde oldular...Olmalılardı olmasalardı olamıyordum çünkü bilirler!Sende biliyorsun anne...Bu kadar yaşımdan büyük kedere karşı koyarken ne tameli ayları sırtlandım ve vuslata hakkım olduğunu da sen hatırlattın!Şimdi hayallerimi o şişeden çıkarma zamanı!Ağaçları ve evleri bulutları ve yağmuru taşıma zamanı kitaplarımı güneşe çıkarma zamanı...Yerine özlediklerimi koyma zamanı...O şişeyi başka denizlere atma zamanı!YASEMİN BAŞ
Bir ara sokaktır kalbim...Taş yerleşkeler içinde iliklerine kadar üşümüş ve ısınmaya üşengeç...Başını kaldırdığında onu beklediği maviliğe asi ve tüm sevişlere öfkeli!Sabahlarına itiraz eden ama bundan bir o kadar utanan yalnız siluet.Şimdi bir tarih yazmaya hazırlanıyor bedenim,ruhum o asılsız ama asil sol yanım...Seni çiziyorum tüm boşluklara boş kalışlara boş yakarışlarla.İnanmanın bedelsiz oyunlarını oynuyorum her gece...Şaire söyleyin bu yüzyılda sevdaya dahil ettiğim çok şey var...Gözlerinin karasında kaybolmuş olmanın hızlı ve tehditkâr nefesini duyuyorum.Duymak damarlarımda ılık bir sıvı oluyor!Her gece uyumadan bu dejavu hayata fransız kalıyorum bildiğim beni yakıyor!Keşke ulaşmaya çalıştığım sen olsaydın... Keşke...Oysa ben seni yazmak için kullanıyorum çünkü yaşadığımı yazamıyorum. YASEMİN BAŞ
''İnsanın acıtan geçmişinin unutturulmasının mümkün olduğu...Yeni bir başlangıca açılan bembeyaz bir kapıdan girişi vaat etsem...Tüm bedelleri yüklenerek oradan içeriye girer miydin?''