“Peki bu arada ne yapmalı?” diye sordu marki.
“Bu arada,” dedi Abrenuncio, “ona müzik çalın, evi çiçeklerle donatın, kuşların ötmesini sağlayın, denizde gurubu seyretmeye götürün, onu mutlu edebilecek ne varsa yapın.”
Sonra da şapkasını havada şöyle bir döndürerek, Latince bir özdeyişle vedalaşıp gitti. Ama bu kez markinin hatırı için çevirisini de yapmıştı:
“Mutluluğun iyi edemediğini iyileştirecek ilaç yoktur.”
“Belki de şair olacaktır,” dedi ama Abrenuncio, yalanın, sanatın bir koşulu olduğunu kabul etmedi.
“Yazı ne kadar saydam olursa, şiirsellik o kadar çok kendini gösterir,” dedi.