Yavuz kolbaşı

Yavuz kolbaşı
@yavuz95
“Kısa bir süre sonra önce piramitler, sonra vadi ve nihayet tüm bölge gözden kayboldu. Tüm gezegen üzerindeki tek ışıklı nokta da iyice görünmez olunca, Kathas’ın atmosferini terk etmek üzere olduğumuzu anladım. Artık yanımda Maqlaan’dan başka kimse yoktu ve o an ezici bir yalnızlık hissettim.”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Titan ırkı inanışında ölü bir bedeni gömmek ya da geride bırakmak diye bir şeyin söz konusu bile olmadığını iyi biliyordum. Binlerce yıl önce Titanlar bilinç hakkında yeterli bilgiye sahip değilken, ölen Titanların bilinçlerinin farklı bir evrene gittiğini ve kı- yamet zamanı geldiğinde bu evren ile diğer evren arasında bir kapı açılarak eski ve yeni bilinçlerin bir araya geleceklerine inanıyorlardı. Bedensiz olan bilinçlerin bir an önce bu evrene geri gelerek yeniden bedenlenebilmek için kıyameti erkene almaya çalıştığına inanan eski Titanlar, kıyameti geciktirmek için ölen Titanları yakmadan önce kafalarını keser ve böylece başsız bir bedende bilincin sonsuza kadar yok olarak kıyamete müdahale edemeyeceğine inanırlardı. Bu yüzden Titanlar bir Titan cesedini asla tek parça halinde bırakmaz ve gömmezlerdi. Önce başı kesilen ceset, hiç bekletmeden hemen yakılırdı.”
“Bunun üzerine ekibimdeki silahlı insanlar derhal kaçan devlerin arkasından ateş etmeye başladılar. Önce ilki daha ne olduğunu bile anlamadan kafasının arkasından ve bir kalkan kadar geniş olan sırtından açılan deliklerle zeminde büyük bir kar bulutu kaldırarak yere yığıldı. İkincisi birkaç metre daha ilerleyebildi ancak o da silik dövmelerle kaplı kalın derisi üzerine açılan bir düzine delikten sızan mavi kanlar ile önce dizlerinin üzerine düştü, kırmızı gözleri geri yuvarlandı ve sert bir şekilde ince kar örtüsü üzerine yığıldı.”
“Hemen ardından ekibimden bir grup insan iki cansız ve ağır Titan bedenini zorlukla tekrar aydınlık alanın ortasına doğru sürükledi. Bu sırada Hurda’nın hangarındaki devlerin bir kısmının daha uyuşturucunun etkisi azalmış gibi ayağa kalkmaya çalıştıklarını gördüm. Aralarında benim bilmediğim Titan lisanıyla konuşuyorlardı. Sözlerinin üzüntü yüklü olduğu belliydi. Kathrianlar ise karanlıkta çakmak taşı gibi parlayan gözlerindeki dehşetle sessizce bu manzarayı izliyorlardı.”
Sayfa 11·Kitabı okudu
“Bu ufak tefek adam benim için her zaman bir yardımcıdan çok bir dost gibi olmuştu. İki hayatının ona kazandırdığı tecrübelere güvenir, planladığım her şeyle ilgili daima onun da fikrini alırdım. Şimdi de kesinlikle haklıydı ama aslında doğrusunu söylemek gerekirse, Birlik turnuvasını kazanıp otuz kasa atlasa kavuşmak en büyük hedefim değildi. Fakat gerçek niyetimi söylemem halinde onun oldukça şaşıracağından ya da en iyi ihtimalle itirazlarına devam edeceğini bildiğimden, bu gerçeği şimdilik onunla paylaşma- mayı daha doğru buldum.”