Ayhan Songar

Ayhan Songar

Yazar
8.4/10
20 Kişi
·
32
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.419
Gösterim
Adı:
Ayhan Songar
Unvan:
Yazar,Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı'nın kurucusu
Doğum:
Gönen, Balıkesir, 1926
Ölüm:
İstanbul, 2 Temmuz 1997
Ayhan Songar (d. 1926, Gönen, Balıkesir - ö. 2 Temmuz 1997, İstanbul) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı'nın kurucusu olup, otuz dört yıl kürsünün başkanlığını yapmıştır. Çağdaş psikiyatrinin de kurucuları arasında yer alan Ayhan Songar, aynı zamanda Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin Genel başkanlığını da yapmıştır. Görevleri arasında New York Bilimler Akademisi üyeliği de bulunan Songar, Aydınlar Ocağı, Türkiye Milli Kültür Vakfı ve Türk Edebiyatı Vakfı'nın kurucuları arasında da yer almış; Aydınlar Ocağı ile Türkiye Milli Kültür Vakfı Genel Başkanlıklarında da bulunmuştur. Şiir ve musiki konularında da bir çok makalesi bulunan Ayhan Songar'ın yirmi altı neşredilmiş eseri vardır. Ayhan Songar'ın "Die Menschen und die Psychologie" adlı uzun bir bildirisi Almanya'daki psikiyatr dergilerinde bir çok kez ana kaynak olarak gösterilmiştir. Ayrıca uzun yıllar T.C. Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, Müşadehane Şubesi Müdürlüğü yapmıştır.

1997 yılında rahmetli olmuştur. Cerrahpaşa Tıp fakültesi, Psikiyatri bölümünde ismi verilmiş bir amfi bulunmaktadır.

Kişisel yaşamında, Espritüel kimliği, şakaları, Sanata ve özellikle Türk sanat müziğine olan ilgisiyle tanınır. Kendisi amatör fotografçılığa merakıyla da bilinmekte birlikte çok geniş bir fotograf makinesi kolesiyonuna sahiptir.

Kendisi de kadın doğum uzmanı olan eşinden (Reyhan Songar) Türkiye Cuhmhuriyeti Büyükelçisi Ecvet Tezcan ile evli olan bir kızı (Neslihan Tezcan) ve iki torunu (Esma, Tarık Tezcan) vardır. Mezarı İstanbul Zincirlikuyu mezarlığı 'ndadır.
Kâinat evvelâ dev bir atom şeklinde yaratılmış, sonra bu atom patlayarak bütün uzay serbest atom ve elektron tozları ile dolmuş. Sonra da bunlar bir araya gelmek suretiyle sıkışarak, yoğunlaşarak uzay cisimleri meydana gelmiş. Bu, ancak bir şekilde mümkündür: Bir kısım molekülün, rastgele hareketleri esnasında hepsinin birden bir merkeze hareket etmesi hali...
Böyle bir olayın, içinde bulunduğumuz odada vukua geldiğini düşünürsek hava molekülleri bir noktada toplanacak, bir araya gelecek ve odanın geri kalan kısmı havasız bir boşluk olacaktır.

Yukarıda anlattığımız hâl, yani rastgele hareket eden serbest moleküllerin bu 'rastgele' hareketlerinin bir ân için ve 'tesadüfen' bir noktaya doğru olması hâli, hayalen dahi olsa, fizik bakımından imkânsız değil, sadece 'çok az muhtemel'dir. İhtimalî hesaplarla bunu hesaplayan G. Gamow isimli fizik bilgini böyle bir ihtimalin 10^3 × 10^26 da bir olduğunu, yani 10^299.999.999.999.999.999.999.999.999 saniye beklemek gerektiğini bulmuştur. Bütün evrenin yaşı ise, sadece 10^17 saniyedir. O hâlde, yaratılıştan, başlangıç ânından bu yana geçen kısa(!) zaman dikkate alınırsa, daha milyarca milyar kere sene beklense böyle bir hadise, elektron ve atom bulutundan katı cisimlerin, yıldızların, gezegenlerin meydana gelmesi mümkün olamayacaktı. Meğer ki Allah öyle murad etmiş olsun, Süleyman Çelebi'nin dediği gibi;
"Ol der ise bir kerre, var olur cihan"
Ayhan Songar
Sayfa 20 - Yeni Asya Yayınları
İnanmayanların en büyük bahtsızlığı "şükretme ihtiyacını duyup da şükredecek bir yer bulamadıkları zaman" ortaya çıkarmış.
Ayhan Songar
Sayfa 47 - Yeni Asya Yayınları
Bizler kelimelerle düşünürüz. Düşünce, bir çeşit -iç konuşma- ile beraberdir ve bir eşyanın veya duyumun bizde kelime hayali mevcut değilse onu anlayabilmemiz, idrak edebilmemiz mümkün değildir.
Esasen "hareket halinde olma", beş duyunun tam olarak çalışması gibi kabiliyetler insanı diğer canlılardan ayıran "mümeyyiz vasıflar" değildir ki... İnsanoğlu diğer mahlûkattan "mücerred düşünce", "tecrid kabiliyeti" ile ayrılır.
Sanki burnum değdi burnuna yok'un
Kustum öz ağzımdan kafatasını

Diyebilecek artık hangi zekâ, hangi "kelâm üstâdı" vardır ki? Bugün ne o Türkçe kaldı, ne de onu böylesine kullanabilecek kimse.
Eroin’in 1890-1900 tarihlerinde Amerikada, New York Times’de en «kuvvetli ağrı giderici» olarak reklâmlarına raslıyoruz. Bu yeni ağrı giderici Amerikada hiçbir kontrola tabi olmaksızın, Aspirin gibi kullanılır oldu.
Afyon bitkisi, bu suretle, Mezopotamya ve Küçük Asya bölgelerinde özellikle öksürük kesmek, karın ağrılarını durdurmak ve çocukları sakinleştirmek için ilâç olarak çok eskidenberi kullanılagelmiştir.
... canlı organizmalar dış dünyadan serbest enerji almak suretiyle geçici olarak entropilerinin artmasını durdurabilmekte veya hiç değilse yavaşlatabilmektedirler. Ancak mukadder olan âkıbet değişmemekte, ölüm ânında entropi artmaya başlamakta, organizma çürüyüp dağılarak adetâ zerrelerine ayrılmaktadır.
Bir sistemin entropisi arttıkça kullanılabilir enerji verme kabiliyeti de azalır. Bir arada toplu bulunan insanlar beraberce çok iş yaparlar ama dağıldıkları, birbirinden uzaklaştıkları nispette, (toplam güçleri gene aynı olmakla beraber) hiç bir iş yapamaz hale gelirler.
Ayhan Songar
Sayfa 18 - Yeni Asya Yayınları
77 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Bu kitap, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kürsü Başkanı Prof. Ayhan Songar tarafından Kasım 1974 tarihinde yazılmıştır. Kitap, "Haşhaş ziraati ile ekmeğini kazanan 30.000 Türk köylü ailesine ithaf olunur" diyerek önemli bir vurgu ile başlıyor.

ABD tarafından Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklatıldığı dönemde, yani, yasaklama olayının yaşandığı sırada sıcağı sıcağına yazılmış bir kitap. 1974 yılı ve öncesi işleniyor.

Afyon üretimi, Türkiye'nin bu konuda yeri, satım alanları, ilaç sanayisindeki yeri, uyuşturucu madde olarak kullanımı, kaçakçılık vb. çeşitli bilgiler yer almaktadır. Türkiye'de haşhaş yasağının kaldırılması üzere ABD basınında çıkan aleyhte yazılara da yer veriyor. ABD, Time dergisinde yasağın kaldırılmasına yönelik itham edilen hususlara, Ayhan Songar da tek tek cevap veriyor. Hatta bu iftiraların ancak 'şaka' olarak gülünüp geçilebilecek nitelikte olduğunu ifade ediyor.

ABD gençliğinin Türk afyonu ile zehirlendiği tezine karşı olarak, dönemin içinden kaynaklarla cevap veriyor.

Bu küçük kitapçık, 1974 yılında, Afyon yasağının sebepleri üzerine yazılmıştır. 2019 da çok kapsamlı ve daha derin bilgilere ulaşılabilir ama yazıldığı dönemin o ruhunu yansıtması anlamında okunabilir.

Arşivimden tesadüf eseri buldum. 8-9 Temmuz 2019 tarihleri arası okudum. 15 Eylül 2019 tarihinde ise bu kısa inceleme yazısını ekledim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayhan Songar
Unvan:
Yazar,Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı'nın kurucusu
Doğum:
Gönen, Balıkesir, 1926
Ölüm:
İstanbul, 2 Temmuz 1997
Ayhan Songar (d. 1926, Gönen, Balıkesir - ö. 2 Temmuz 1997, İstanbul) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı'nın kurucusu olup, otuz dört yıl kürsünün başkanlığını yapmıştır. Çağdaş psikiyatrinin de kurucuları arasında yer alan Ayhan Songar, aynı zamanda Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin Genel başkanlığını da yapmıştır. Görevleri arasında New York Bilimler Akademisi üyeliği de bulunan Songar, Aydınlar Ocağı, Türkiye Milli Kültür Vakfı ve Türk Edebiyatı Vakfı'nın kurucuları arasında da yer almış; Aydınlar Ocağı ile Türkiye Milli Kültür Vakfı Genel Başkanlıklarında da bulunmuştur. Şiir ve musiki konularında da bir çok makalesi bulunan Ayhan Songar'ın yirmi altı neşredilmiş eseri vardır. Ayhan Songar'ın "Die Menschen und die Psychologie" adlı uzun bir bildirisi Almanya'daki psikiyatr dergilerinde bir çok kez ana kaynak olarak gösterilmiştir. Ayrıca uzun yıllar T.C. Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, Müşadehane Şubesi Müdürlüğü yapmıştır.

1997 yılında rahmetli olmuştur. Cerrahpaşa Tıp fakültesi, Psikiyatri bölümünde ismi verilmiş bir amfi bulunmaktadır.

Kişisel yaşamında, Espritüel kimliği, şakaları, Sanata ve özellikle Türk sanat müziğine olan ilgisiyle tanınır. Kendisi amatör fotografçılığa merakıyla da bilinmekte birlikte çok geniş bir fotograf makinesi kolesiyonuna sahiptir.

Kendisi de kadın doğum uzmanı olan eşinden (Reyhan Songar) Türkiye Cuhmhuriyeti Büyükelçisi Ecvet Tezcan ile evli olan bir kızı (Neslihan Tezcan) ve iki torunu (Esma, Tarık Tezcan) vardır. Mezarı İstanbul Zincirlikuyu mezarlığı 'ndadır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 32 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.