Aytunç Erkin

Aytunç Erkin

Yazar
8.8/10
27 Kişi
·
72
Okunma
·
7
Beğeni
·
790
Gösterim
Adı:
Aytunç Erkin
Unvan:
Gazeteci, Yazar.
Doğum:
Kozan, Adana, 1975
1975 yılında Adana-Kozan’da doğdu. Sakarya Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Erkin gazeteciliğe 1997 yılında Aydınlık dergisinde başladı. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, istihbarat şefi, editör olarak görev yaptı. Şu anda Sözcü gazetesinde editör olarak görevini sürdürmekte.
...en nihayet wikileaks belgelerinde de amerikalıların, polislerden brifing alacak kadar işin göbeğinde olduğu ortaya çıktı. dolayısıyla bu, tümüyle bir dış operasyondur. cemaat (fetö) mensubu bazı kişiler bu operasyonda fiilen yer almışlar, kendi milletine ve dinine ihanet etmişlerdir...
Aytunç Erkin
Sayfa 184 - kırmızı kedi yayınevi
Fetö örgütü 1986 da askeri lise giris sinav sorulari, 1990 da harbiye okulu giriş sinav sorulari ve 2007-2013 tede askeri sinav sorularini calarak kendi yandaşlarına vermis bu bu surekte TSK i gülen cemaatinin müridleri ile dolmus ve neredeyse onlardan olmayan hiç kimse o okullarda barindirilmamiştir..!!

(Benim elesitirim)
Binlerce öğrencinin hakki yenip gasp edilmiş, emekleri çöpe gitmistir kul hakki yemek bu teröristlere sevapmi serbestmi nasil bi aklı başında insan bunlara tapar...!!
Aytunç Erkin
Sayfa 49 - Kirmizikedi yayinlari
Kara Harp Okulu Komutanlığı görevimi, askerlik andımıza bağlı kalarak, 21. Yüzyılın çatışma ortamının gereksinimlerini karşılayacak Türk Subaylarının yetiştirilmesi istikametinde yürüteceğimi huzurlarınızda bir kez daha yinelemek istiyorum. Harbiye, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün işaret ettiği istikamette, karsrlı bir şekilde ilerlemeye devam edecektir. Akılcılık ve bilimsellik yolumuzu aydınlatacak ışık olacaktır.
Aytunç Erkin
Sayfa 31 - Tümgeneral Reha TAŞKESEN
Dayının akrabaları

ABD merkezli istihbarat örgütünü yöneten Fetullah Gülen’in kod adı ‘’Dayı’’ydı.13 Temmuz 2016’da Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Çoşkun’un hazırladığı 666 sayfalık Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)Çatı İddanamesi’nde ‘’Dayı’’ şöyle anlatılır:

Pensilvanya’ya Fetullah Gülen’in yanına giden emniyet ,Mit,yargı mensubu gibi mahrem birimlerde faaliyet yürüten şahıslar gerçek kimliklerini saklamaktadır.Belli isimler ve tanımlamalarla kendilerini tanıtıp,Fetullah Gülen ile görüştürülmektedir.’’Dayının akrabaları geldi’’ şeklinde şifreli konuşmanın Fetullah Gülen ile görüşecek mahrem biriminde faaliyet gösteren kişiyi ifade ettiği tespit edilmiştir.Onunla görüşecek şahıslara farklı bir kod isim verilmekte ve tedbir amaçlı genellikle esnaf olarak tanıtılmaktadır.
Aytunç Erkin
Sayfa 15 - Kırmızı Kedi
Bilirkişi Heyeti, kendilerine verilen evrakları incelerken sakınmamış!
Okuyalım:
Örgütün kendisini TSK içerisinde yeterince güçlü hissettiği anda bedeli Türkiye'yi kaybetmek dahi olsa ihtilal yapmaktan çekinmeyeceği belirtilmiştir. Bu amaçla silahlı kuvvetlere håkim olmanın mutlaka bir amaç için olduğu ve en geç 2017 yılında ihtilal veya savaş beklendigi
ifade edilmektedir.
Sonuç: 1 Agustos 2019 tarihinde açıklanan Yüksek Askeri
Şura kararları sonucunda, yazdığı iki raporla FETÖ'yü felç eden, hazırladığı raporlar üzerinden darbe davalarında iddianame hazırlanan ve terfi bekleyen Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu emekli edildi!
208 syf.
·Beğendi·10/10
akp eski milletvekili ve akp kurucusu emin şirin; fetö-akp, akp-abd ilişkileri ve 15 temmuz başta olmak üzere son 15 senede, siyasi tarihimize geçen hemen bütün önemli olayları delilleriyle birlikte anlatıyor. özellikle ergenekon ve balyoz ihanetlerindeki abd parmağı ile fetö-akp işbirliğini anlattığı kısımlar önemli. bu kitaptaki bilgiler, ileride akp ve akp yöneticilerinin vatana ihanet belgesi olarak mahkemelerde delil sayılabilecek nitelikte.
344 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Kitab ergenekon balyoz ve fetö/pyd nin tüm gerçeklerini (son 70 sayfasi boyunca )gizli evrak niteligi tasiyan belgelerlede göstererekde dönen tüm oyynlari yspilan komplolari devletin askeriyenin nelerle karşı karsıya oldugunu anlatiyor.
Fetö 40 sene boyunca nasil ilerlemis nasil bir örgüt yapilanmasi icinde ilerlemis ve gerek halkin gerek ergenekoncu diyerek dewleti icin serefli insanlsri nasil manipüle etmiş nasil dewre dışı birakip zarar vermiş herseyi anlatiyor..
Bu tarz kitaplarin kanaatimce; başlı başına bütünüyle bir eser oldugu ve Roman hikaye makale olmadigindan dolayiözetinin olmayacagi inancindayim..
Türkiyedeki gixli olusum örgüt ve teröristlerin oyunlarini merak eden herkese şiddetle tawsiye ederim...!
Ve bir okununca tam algilanmasi zor olan birden fazla yawas yawas okuyup yer yer de arastirma yapilarak bitirilmesi gereken bir şaheserdir ...
Yazarimizin eline yüregine saglik ..
216 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Dikkat spoiler içerir.
35 yılı boyunca Fetullah Gülen'in baş yardımcılığını yapan, onu Özal, Demirel, Çiller gibi isimlerle tanıştıran, Zaman Gazetesi ve pek çok kurumunun kurucu üyesi olan, ama yıllar sonra örgüt tarafından aforoz edilen Nurettin Veren'in anlattıkları üzerinden bir Fetullah Gülen ve örgüt şeması çıkarılan güzel bir araştırma eseri. Oluşumun ilk zamanları, nasıl büyüdüğü, kendisini çekemeyenler yüzünden aforoz edilmesi, onlar yüzünden ailesinin bile kendisine sırt çevirmesi, medyada kendisinin röportajlarını bir tek Ulusal Kanal ve Aydınlık'ın yayınlaması, siyasi anlamda bir tek Emin Şirin'in destek olması gibi konular detayları ile beraber anlatılıyor. Bu arada Ergenekon, Şemdinli Kitabevi, Atabeyler tertipleri ile ilgili bilgiler verilirken, Fetullah'ın istihbaratçılığı, telefon dinlemeleri vb konularda bizzat kendi yaşadığı örnekleri anlatıyor. O dönemdeki askerlerin çoğunun darbede yakalanması, Nuh Mete Yüksel kaset komplosu, Emniyet'in raporları, Büyükanıt'a kurulan komplo ve daha pek çok konu ayrıntıları ile anlatılıyor. 2005'te ilk basımı yapılan bu kitap ciddiye alınsaydı belki bunlar yaşanmayacaktı. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.
344 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Aytunç Erkin’in arı duru bir Türkçeyle yazdığı kitabını okudum. Her dönemde ayrı bir sıkıntıyla boğuşan Türkiye’nin son 40 yılına bela olmuş FETÖ yapılanmasının en keskin hamlelerini, sahneler halinde gözler önüne seriyor. Her sahnede ayrı bir kıyım ayrı bir zulüm var. Bu konuda daha yazılacak, anlatılacak çok şey olacak mutlaka. Kim bilir daha neler görüp neler duyacağız.

Kitabın ilk bölümü dönemin Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Reha Taşkesen’i istifaya götüren süreci anlatıyor. Bu süreç o gün için karmaşık ve ‘asimetrik’ nitelikteydi. Ama artık sır değil. Hepsi bilinen usuller. Telefonlar dinlenmiş, ihbar mektupları yazılmış. Bir komutanı bezdirecek, yıldıracak ne varsa yapılmış. Netice de ne olmuş? Komutan istifa etmek zorunda kalmış. İstifadan sonra Genelkurmay’ın ‘istifa sebebi özel hayat’ mealindeki açıklaması komutana yapılan haksızlıkların tuzu biberi olmuş. Komutan kendini anlatmak için çareyi de bir gazeteciyle konuşmakta bulmuş. Reha Taşkesen’in başına gelenler, 2006’da bile Tümgeneral düzeyinde bir ismin hedef alınarak kolayca tasfiye edilebildiğini gösteriyor.

Bu süreçte Taşkesen’in komutanlarının tavrı da dikkate değer. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Kara Kuvvetleri Komutanı ise Yaşar Büyükanıt. Bir de Büyükanıt’ın kurmay başkanı Ergin Saygun Paşa var. Olaylar zincirinden anlıyoruz ki Taşkesen’e en çok yardımcı olmaya çalışan Ergin Saygun Paşa… Bir de Taşkesen’e telefonlarının dinlendiğini bildiren istihbarat başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin var. Yazar haklı olarak Genelkurmay Başkanı Özkök’e yükleniyor. Ancak bu konuda nasıl bir tavır aldığı belli olmayan Yaşar Büyükanıt da var ortada… Kaldı ki TSK’daki ilk ve en mühim Fethullahçı yapılanma emareleri Büyükanıt’ın önce Kuleli sonra da Kara Harp Okulu komutanları olduğu dönemde ortaya çıkıyor. Ayrıca Büyükanıt, Taşkesen hakkındaki ihbar mektuplarından henüz birkaç ay önce Şemdinli iddianamesine maruz kalmış… Fethullahçı yapılanmayı en iyi bilmesi gereken komutanlardan biri… Eğer bunca emareye hatta emareden de öte somut veriye rağmen Taşkesen kurban edilebilmişse bunun sorumluluğunu o dönem görevli olan herkese eşit paylaştırmak gerekir diye düşünüyorum. Hiç kimse kendi sorumluluk ve kusurunu perdelemeye çalışmamalı.

Mesela Gülen’in en yakınındakilerden Nurettin Veren, 40 yılın ardından itirafçı olmuş. Türlü serüvenlerin ardından 16 Kasım 2006’da Genelkurmay’a sayfalarca ifade vermiş. Ordudaki yapılanmayı anlatmış. İmamların isimlerini vermiş. Adeta bugünleri satır satır ifşa etmiş. Sonra ne olmuş? İfade kayıplara karışmış. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olduğu dönem… Erkin bu ifadeyi de bularak tam metnini kitaba koymuş. Başka ne olmuş? Askeri savcı Zekeriya Duran şantaj ve baskı ile emekli olmak zorunda bırakılmış. Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı Ahmet Zeki Üçok, Kayseri’de suçüstü yakalanan üç Astsubayı konuşturmuş: ‘Biz cemaat evlerinde yetiştik, talimatları filancadan aldık’ demişler. Tabi olan Üçok’a olmuş. Yarbay Duran’ın akıbetine uğramış. Askeri Hâkim Mehmet Yüzbaşıoğlu keza… FETÖ’nün izini bulan veya bulma azminde hangi askeri hâkim, savcı varsa tasfiye edilmiş. Sonrasında ‘Genelkurmay Adli Müşaviri’ Muharrem Köse’nin tavsiyesiyle de Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, ‘kozmik oda’ aramasına da harddisklerin teslimine onay vermiş. Erkin, Köse’yi ve neler yaptığını da tafsilatıyla anlatıyor kitabında…

Genelkurmay Plan ve Yönetim Daire eski Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile Genelkurmay General-Amiral Şube Müdürü Kurmay Albay Cemil Turhan'ın makam odaları o sabah aranır. Mavi klasör, kırmızı dosya, siyah karton kutu ve sarı zarf… Bunların içindeki evraklar, Genelkurmay İstihbarat tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilir. Savcılar, renk renk dosyaları inceler. Askeri usullerle ilgili hata yapmamak için Genelkurmay Başkanlığı'na başvurulur. Karargah, Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu, Albay Orhan Gürdal ve Albay Oğuz Okuyucu'nun olduğu bir bilirkişi heyeti oluşturur. Bilirkişi Heyeti'nin başındaki ismi vurgulayalım: Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu. Yüksek Askeri Şura kararlarıyla emekli edilen komutan. Genelkurmay Çatı Davası'nda da bilirkişi. Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu ve ekibi, “Mavi, kırmızı, siyah ve sarı' dosyaları da titizlikle inceler ve 6 Mart 2017'de 43 sayfalık rapor hazırlar. Bu bilirkişi raporu, Türkiye'nin dört yanında görülen FETÖ askeri darbesi mahkemelerinin en önemli delillerinden biri olur.
Raporun ana tespitleri şöyle:

Planın eklerindeki atama planlaması incelendiğinde, bu eklerin bir iki gün içinde hazırlanamayacak kadar kapsamlı ve önemli görevleri içerdiği, muhtemelen darbe öncesi aylarda/haftalarda oluşturulduğu…
Bu kadar üst düzeyde örgüt elemanının hakkındaki bilgiye bir veya iki kişinin hakim olması mümkün görülmemektedir. Bu da bu listenin hazırlıklarına, zaman olarak çok önceden başlandığı…tespit edilmiştir.
Hangi faaliyet olursa olsun ve ne maksatla icra edilsin… TSK'ya ait harp silah ve araçları ile sivil halka zarar verebilecek bir faaliyet icra edilemez. Bu faaliyetler de darbeye iştirak etmek maksadıyla açıklanabilir.
O renkli dosyalardan çıkan evrakların ayrıntılarında darbe girişimine nasıl gelindiği ortaya çıkar. Bitlislioğlu ve ekibi, evrakların altına kısa kısa notlar da düşmüş. İşte o notlar

2 – Sayfa 8… (Mavi Dosya) Dosya No: 2…Okuyalım: “… A4 yandan sıkıştırmalı dosya içerisine konulmuş FETÖ örgütü hakkındaki 14 sayfalık, kim tarafından ve hangi tarihte yazıldığı belli olmayan bilgi notu bulunmaktadır. Bilgi notunun üzerinde, önemli görülen yerlerin altının kırmızı kalem ile çizdiği, bazı yerlerine ‘?' konulduğu, bazı yerlerine ‘tetkik' yazıldığı görülmüştür.

Bilgi notu incelendiğinde, FETÖ terör örgütünün TSK'ya nasıl sızmaya başladığı ve el geçirilmeye çalışıldığının detaylı bir analizi yapıldığı görülmektedir.
Sayfa 9… (Mavi Dosya) Dosya No:2… Devam edelim: “… Bilgi notunun YAŞ 2014 sonrası hazırlandığı ve Ocak 2015'te Genelkurmay Başkanlığı'na gönderildiği değerlendirilmektedir.

Kalkışmanın geleceği 1 yıl öncesinden belliymiş!

3 – Bilirkişi Heyeti'nin analiz ettiği ‘Bilgi Notu'na devam edelim. Sayfa 10'da şöyle yazıyor: “… TSK bünyesindeki örgüt mensuplarına müdahale edilmesi durumunda, gizli ses kayıtlarının yeniden ortaya çıkması, hedef şaşırtmak maksadıyla masum dindar personeli asılsız iddialar ile kendi örgütlerine üye olmakla itham ettikleri. Örgüt içerisinde aşikar olanları ortaya atıp kalan mensuplarını kurtarma çabasına girilebileceği… Bunlardan çare bulunamaması durumunda erken bir darbe girişiminde bulunabileceklerinin değerlendirildiği…” Yani…
2015 yılında hazırlanan ‘Bilgi Notu'nda ‘erken ve olgunlaşmamış' darbeden bahsediliyor. Önlem alınıyor mu? Hayır! Bunu raporunda kim söylüyor: Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu!
Ve geliyoruz sayfa 14'e… Bilirkişi Heyeti, kendilerine verilen evrakları incelerken sakınmamış! Okuyalım: “… Örgütün kendisini TSK içerisinde yeterince güçlü hissettiği anda bedeli Türkiye'yi kaybetmek dahi olsa ihtilal yapmaktan çekinmeyeceği belirtilmiştir. En geç 2017 yılında ihtilal veya savaş beklendiği ifade edilmektedir.”
Sonuç: YAŞ'ta emekli edilen Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu'nun 63 sayfalık raporunda darbe girişimine katılanların nasıl terfi ettirildiği, MİT'e gönderilen 22 mektup vs… Önlem almayanlar da isim isim belli… Yani…

Kitapta 11 ayrı sahnede benzer olay ve durumlar var. Göreceksiniz ki hiçbir şey birdenbire olmamış. Hatta hiç de sürpriz değilmiş. Bağıra bağıra, meydan okuya okuya gelmişler. Kati hükmü tarih verecek. Erkin’in anlattıkları belgelere dayanıyor. Bu belgelerin bir kısmı da kitabın sonunda yer almış.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aytunç Erkin
Unvan:
Gazeteci, Yazar.
Doğum:
Kozan, Adana, 1975
1975 yılında Adana-Kozan’da doğdu. Sakarya Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Erkin gazeteciliğe 1997 yılında Aydınlık dergisinde başladı. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, istihbarat şefi, editör olarak görev yaptı. Şu anda Sözcü gazetesinde editör olarak görevini sürdürmekte.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 72 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 50 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.