Camilla Läckberg

Camilla Läckberg

7.8/10
94 Kişi
·
204
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.975
Gösterim
Adı:
Camilla Läckberg
Tam adı:
Jean Edith Camilla Läckberg Eriksson
Unvan:
İsveçli Suç Yazarı
Doğum:
Västra Götaland, Fjällbacka, İsveç, 30 Ağustos 1974
Camilla Läckberg 1974 yılında Fjällbacka’da doğdu. Gothenburg Ekonomi
Üniversitesi’ni bitirdi. Stockholm’de birkaç yıl ekonomist olarak çalıştı. Katıldığı
yaratıcı yazarlık kursunda ilk romanı Buz Prenses’i yazdı. Parlak bir yazarlık
kariyerinin başlangıcını oluşturan bu kitabı, dokuz polisiye roman, iki yemek kitabı
ve bir de çocuk kitabı izledi. Läckberg’in polisiye romanları sadece ülkesi İsveç’te
değil, Danimarka, Fransa ve İspanya’da çok satanlar listelerinde 1 numaraya çıktı.
Patrik'e bakıp "Garip değil mi?" dedi. "Dün akşam Tanrı beni kurtarmak için bir mucize gerçekleştirdi ama sonra bugün beni yakalattı."
Bazı kadınlar o kadar güçlü oluyorlardı ki, hiçbir şey onları yıkamıyordu. Belki biraz sarsılıyorlardı ama yıkılmıyorlardı.
"İlk kez, insanların içindeki iyiliğin kötülükten fazla olduğundan şüphe etti."
Erica, erkekler ile mangal arasindaki ilişkiyi bir türlü anlayamiyordu. Normalde tavada bir parça eti pişiremeyen adamlar ,mangalda pişirme konusunda kendilerini virtüöz gibi görüyorlardı.
"Sanırım pişmanlık, insanlığın bir tür dışa vurumu. Acaba pişmanlık olmasaydı... Ne halde olurduk?"
"Aslında esas mesele şu: Pişmanlık bir şeyi değiştiriyor mu?"
Erica, Patrik'e gülümsedi. Patrik de ona gülümsedi. Hayat, işte tam o anda, kusursuzdu.
Orada bir prenses yattığını düşündü..
Buz prenses..

Artık bedenini terk etmiş olan ruhunu okşuyormuşçasına kolunu okşadı. Giderken arkasına bakmadı. Veda etmiyordu, tekrar görüşeceklerdi.
Camilla Läckberg
Sayfa 10 - Doğan Kitap
Bu kadar kötümser olma. Bunun için daha çok gençsin. Bu işte on yıl geçirdikten sonra öfkelenmeye hakkın var ama o zamana kadar toy kalıp sisteme inanmalısın.
Camilla Läckberg
Sayfa 185 - Doğan Kitap
Çok beğendiğim bir kurgu. Genç bir kızın cesedi, arkasında 2 kişiye ait kemikler, öldürülen bir kız daha ve yaşatılmaya çalışılan bir anı.
Gece uyku saatinden evvel başladığım, sabah 06:30 itibariyle de aralıksız okuduğum sürükleyici bir kitap. Polisiye severler kaçırmamalı ..
Kitaba ve yazara verdiğim saygıdan dolayı başladığım kitabı yarım bırakmam; fakat bu kitap için zor oldu diyebilirim. Hızlı bir başlangıç yapmasına rağmen sonrasında dili bana karışık geldi ve hikaye bütünlüğünü kaybettim.

Rizzoli & Isles serisini okuyorum şu ara.. kendime serinin her bir kitabını bitirene kadar farklı yazarlardan üç adet kitap okuyacağıma dair bir söz verdim.. Bu kitap ta onlardan biriydi.. Böylelikle hem bir an önce okuyup seriye devam ediyorum hem de farklı kalemler keşfedip olay ve kurgu kıyaslaması yaparak okuma esnasında farklılıkları ve açıkları bulabiliyorum..Bundan daha güzel bişey olamaz bence :)
Farklı ülkelerden değişik tatlarda gerilimler okumak beni çok keyiflendiriyor. İsim karmaşasına ilk başta alışamasak da sonradan okumanın verdiği keyif ile su gibi içtim bütün kitabı, karakterleri.

Çok başarılı buldum. Ana hikayeye dönüp baktığınızda tahminleriniz tutar mı tutmaz mı emin olamıyorsunuz. Ben biraz tahmin ettim ama sürprizlerle de karşılaştım.

Aslında televizyon programlarını, insana hiçbir şey katmayan aptal dizilere çok iyi göndermeler yapıyor yazar. Gerilim seven kitap dostları ben sevdim siz neden sevmeyesiniz? :) Bir şans verin İsveç yazara. İyi kalın.
Patrik Hedström serisinin ikinci kitabı, ilk kitabına göre biraz ağır ilerledi. Az da olsa gereksiz ayrıntılar vardı, ama bu güzelliğine engel değil. Çok ara vermeden seriye devam etmek lazım çünkü çok karakter var ve akılda tutulması zor. Lackberg’in fazla karakter kullanmasına bu kitabında alıştığımı anladım. İskandinav polisiyesini çok sevdim. Çünkü katili tahmin etmek zor, olaylar gerçekten derin. Kesinlikle tavsiye ediyorum bu seriyi.
Sözlerime şöyle başlamak istiyorum. Kitap hani ilk okuduğum polisiye olsaydı kesinlikle beğenirdim. Ancak durum şu ki bu çeşit roman sayısı oldukça arttı. He hiç mi farkı yoktu ? Vardı. Mesela kurbanın geçmişini göz önüne aldığım zaman, 10 yaşında hamile kalması ve ardından yaşadıkları sonrasında da cinayete kurban gitmesi oldukça farklı bir boyuttu.

Alexandra Wijkner cinayete kurban giden kadın, itirafçı olan Anders'in de ölmesi olayları hızlandırıyor. Kitapta aklımda kalan bir de Erica var. Alex'in eski çocukluk arkadaşı ve bu olayı araştırıyor. Ayrıca biyografi yazarı. Bu hikayeyi yazma ve araştırma meraklısı. Sevdiği adamda olayı araştıran polis. Sözün özü başta karışık ama karakterlere alışınca olay çözülüyor. Ayrıca katil de gördüğüm karakterler arasında hiç şans vermediğim birisi çıktı. Yani kötü ve iyi noktaları birbirine yakın.

Okunacak kitap kalmadıysa okunabilir lakin bu alanda çok eseri okuduysanız benim gibi 400 sayfa bile 2 gününüzü alabilir. Keyifli okumalar dilerim herkese..
Kesinlikle kötü bir kitap değildi ama yavaş ilerlemesi beni birazcık yordu diyebilirim. Karakterlerin özel hayatlarına çok yer verilmiş ve kitap biraz polisiyeciliği geride bırakmış. Okuduğum polisiye kitaplarında genelde cinayetler ve çözümleri ağırlıktadır ama bu kitapta Erica ön plandaydı. Belkide bu yüzden polisiye kitabı heyecanı bulamadım ve çok severek okuyamadım. Polisiye kitaplara başlarken beklentimi sanırım hep yüksekte tutuyorum çünkü çok rağbet gören kitaplar Ama okuduktan sonra hüsrana uğrayabiliyorsunuz. Bu yüzden beklentinizi yüksek tutmadan okumaya başlarsanız kitabı seveceğinize eminim.
Camilla Läckberg tarzını çok sevdiğim bir polisiye yazarı. Özellikle kurgusu ve karakterleri işleyiş şekli çok başarılı. Bu romanın da kurgusu ve karakter tahlilleri çok güzel, ancak faili daha kitabın ilk çeyreğinde keşfetmiş olmam işin tadını kaçırdı açıkçası. Çözülmeye kadar beni yanıltmasını, şaşırtmasını bekledim ama tam da beklediğim gibi sonuçlanınca biraz hayal kırıklığına uğradım. Yine de heyecanı yüksek güzel bir roman.
Kuzey ülkelerini genellikle ülkemizle sosyal ve kültürel açıdan zıt yapıya sahip ülkeler olarak biliriz. Bu romanda aslında ortak noktalarımız olduğunu görmek beni şaşırttı.
Birinci ortak noktası Fjällbacka (kopyala yapıştır yapmadan yazmak çok zor) bizim tatil kasabalarımıza benziyor.Türkiye'de yazlığı olanlar her yaz davetsiz veya kendini zorla davet ettiren misafirleri ağırlamaktan kurtulamazlar. (yazlığım yok bu arada) Erica ve Patrick de bu misafirlerden kurtulamıyorlar.
İkinci benzerlik ise insanların dini duygularını sömürerek para kazanan insanların İsveç'te de olması.
"Bir insan en şeytanca hareketleri, Tanrı'dan tam yetki aldığına inanarak nasıl haklı çıkarabilirdi? Gerçi belki o kadar da tuhaf değildi. Çağlar boyunca Tanrı adına milyonlarca insan öldürülmüştü. O güçte insanları zehirleyen ve yanlış yönlendiren, baştan çıkarıcı bir şey vardı."
Yukarıda kitaptan aldığım bölüm gösteriyor ki dünyanın değişen köşelerinde de değişen pek bir şey yok.
Kitaba gelirsek çok beğendiğimi söylemem zor. Eskiden dizilerin yazlıklarda geçen bölümleri olurdu.Günümüzde de yaz dizileri var. Bu roman bence yazlık polisiyesi olmuş. Fazla beklenti içine girmeden okunması gerekir.
Yazarın ikinci kitabıymış belki onun acemiliğidir. Başka kitaplarını eğer okursam daha sağlıklı bir kıyaslama yapabilirim belki.
Katilin olduğu hikaye ile normal olay örgümüz ilerliyor. Aslında katil değil masum demek daha doğru olur. Özellikle küçük engelli kıza olanları okurken çok canım yandı be.
Kitabı beğendim tabi ama başlarda neredeyse gereksiz 150 sayfa var. Orayı 2 günde okuyup kalan kısmı bu saatte bitirmem bile durumu açıklar sanırım. Araya bir kitap daha sıkıştırdım bunu okurken.
Yazarın genel huyu olayları başta çok yavaş ve sıkıcı ilerletip bir anda hızlandırması ve sırf bunun merakı yüzünden bırakmadığım bir eseri daha. Polisiye romanlar gibi bir beklenti yok burada. Genellikle günlük muhabbet diyalogları var. Bu da sıkıyor haliyle lakin kendine bağlıyor. Ancak konuşmalar cidden sıkıcı, betimlemeler ise aksine oldukça komik.
Kitapta bir ara hikayeyi karıştırdım. Kim ölü kim diri şaşırdım ama sonradan yazar onu da toparlıyor. Gerçekten yazar çok başka. Kitaplarını okurken hep olumsuz düşünce besliyorum ama finale gelince gene mutlu bitiriyorum. Bu da öyle oldu.
Kendinize iyi bakın, kitapla kalın, başka yerde huzur yok..
Cümleten iyi geceler dilerim. 20 dakika gibi bir zamanlama ile 2 günde bitmiş gözüken bir eser. Nasıl mı bitti bu kadar çabuk ? Sayfası azımsanmaz çünkü. Basit. Kaliteli kitapmış.
Kitap güzel. İç içe ilerleyen iki farklı hikaye ile finale kadar geldik. Erica ile başlayan harika bir hikaye. Bir Nazi madalyasından nerelere geldik dedim bir anda. Finali de güzeldi.
Aslında yazılanlardan yazarla ilgili bile fikri edinebilirsiniz. Mesela polislerin rahatlığı göze çarpıyor ki polisiye okurları bilirler polislerin çok rahat olmadığını ve buradan da anlıyoruz ki -yazar her ne kadar ülkesinde son Zaman’da yaşamasa da- İskandinav bölgesinde polisler rahat ve halk polisine çok saygı duyuyor.
Yazara kızdığım noktalar da var. Bu kadar güzel yazma be ablacım git kızlarınla ilgilen bak bırakamadım kitabını başım çatlıyor.  ️
Şunu da belirtelim ve son verelim. İyi veya kötü demek de sizlere kalmış. Kitapta neredeyse 300 sayfada bir şey okumadığınızı fark edeceksiniz. Elinizdeki kırıntılarla doymaya çalışıyorsunuz ve idare ediyorsunuz. 300’den sonra ise parçalar yerine öyle oturuyor ki Makarnayla Ekmek yiyen Adam gibi doyurucu bir hazineye ulaşıyorsunuz.
Herkese iyi geceler diyor, en kısa sürede (sabah 7) yeni bir kitapla görüşmek dileğiyle iyi okumalar diliyorum..

Yazarın biyografisi

Adı:
Camilla Läckberg
Tam adı:
Jean Edith Camilla Läckberg Eriksson
Unvan:
İsveçli Suç Yazarı
Doğum:
Västra Götaland, Fjällbacka, İsveç, 30 Ağustos 1974
Camilla Läckberg 1974 yılında Fjällbacka’da doğdu. Gothenburg Ekonomi
Üniversitesi’ni bitirdi. Stockholm’de birkaç yıl ekonomist olarak çalıştı. Katıldığı
yaratıcı yazarlık kursunda ilk romanı Buz Prenses’i yazdı. Parlak bir yazarlık
kariyerinin başlangıcını oluşturan bu kitabı, dokuz polisiye roman, iki yemek kitabı
ve bir de çocuk kitabı izledi. Läckberg’in polisiye romanları sadece ülkesi İsveç’te
değil, Danimarka, Fransa ve İspanya’da çok satanlar listelerinde 1 numaraya çıktı.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 204 okur okudu.
  • 76 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.