Emre Yılmaz

Emre Yılmaz

8.3/10
44 Kişi
·
117
Okunma
·
13
Beğeni
·
3.868
Gösterim
Adı:
Emre Yılmaz
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1960
1960 istanbul doğumlu yazar robert kolejini bitirdikten sonra italya ve amerikada tarih okumuş, harvard universitesinde yakın doğu tarihi masteri yapmıştır. columbia universitesinde mba de yaptıktan sonra 1985 yılında yurda dönerek babasının işlerinin başına geçmiştir.1995 yılında bütün işlerini tasfiye ederek yazarlığa başlamış. iş dünyasından ne kadar tiksindiğini anlatan genç bir işadamına adlı 22.baskısına sahip olduğum eserinden sonra cesaretini bir nebze daha arttırarak şeytanın fısıldadıklarını yazmış,bir fenomen olmayı başarmıştır da... şimdi nerelerdedir, iki atımlık barutu mu vardır artık bizi niye kendinden mahrum etmiştir sorularıyla anılır.
Üniversite mezunu bir genç, iş hayatına başlamadan önce fal baktırmaya gitmiş.
-''Onbeş sene eziyet çekeceksin çocuğum'' demiş falcı.
- ''Ya sonra, ya sonra'' diye ümitlenmiş çocuk.
- 'Sonra' demiş falcı ''alışıyorsun''.
''.. kadınlar, ancak kendilerinden daha zeki ve daha üstün bir erkeğe aşık olabilirler. İnsanlık işte bu yüzden ilerliyor...''
Hayat tecrübelerin ne kadar azsa planların, programların ve prensiplerin o kadar çok olur.
''Bütün bir ömür aynı adam olmak yerine; bütün bir adam ve birçok ömür olmayı tercih ederdim.''
Yaşamak ara sıra eziyetli bir hayattır doğrusu. Çalışmak ise her zaman hayatsız bir eziyettir.
Sosyetede bütün dostluklar parekendedir. İhtiyacınız kadarını gündelik fiyatlarla ve peşin ödeyerek alırsınız. Kimse dostluğunu toptan vermez size.
Kimse eşit doğmaz.
Ama herkes eşit ölür.
İşte onun için ölüm, acı bir son değildir.
Hayatımızın yegane adil başlangıcı ve biricik fırsat eşitliğidir.
Bazı arkadaşlar lahshslaiajshalaşahsgaşdh böyle şeyler yazıp atıyor :) benim de geldi çünki kelimeler kifayetsiz kalıyor çok beğendim.
Emre Yılmaz bu eserini iş hayatımızdaki bir çok kişiliği gözünüzün önüne getiriyorsunuz. Tabii derinleşmeyi seven insanlardansanız kesin sarar..
Yani düşünün bir iş adamı kendini şeytana satmış ve bizim bildiklerimiz ama söyleyemediklerimizi çok güzel ifade etmiş. İnsanın aklının pasını silecek bir kitap.
Muhtesem aforizmalariyla okurken hayranliktan hayranliga surukler insani. Yaptigi cogu tespit halen gecerliligini korumaktadir. Zamaninda okurken adeta aydinlanma yasadigim cevreme de biktirana kadar okudugum ve okutturdugum... Cooook uzun sure bu ermis yazari arastirsam da cogu kaynakta adinin bile takma olabileceginden dem vurulmustur. Sadece 2 kitap verip bizi adeta oksuz birakan bu muthis yazarin son zamanlardaki akibetini bilen varsa bi haber etsin. Kitabini da halen okumayan kaldiysa hemen bir tane edinsin.
İlk önce kendi Aforizmam ile başlayalım
"Neden Tanrıyı sıkıcı bulduk çünkü şeytan hep cazip gösterildi eğer Tanrı cazip gösterilseydi şeytanı sıkıcı bulurduk"
Yazar Neo liberalizmin ayağa kalkıp etrafına şehvetli salyalar akıttığı bir dönemde Bu kitabı kaleme alıyor
Türkiye'de Kurban ülkelerden birisi olduğu için malzeme çok!!
Hatta kitap "Şeytanın Avukatı" filmi ile aynı dönemlere denk gelir
İki tane kitap yayınlayıp geri çekilmiş
Duygusal ruhsal ve zihinsel bilgeliğe sahip olan okurun Öksüz kalacağını zannetmiyorum!!!
Kitap günübirlik hayat kurtaran kelimelerin ve anlık davranışların mermi gibi fırladığı acımasız bir pragmatizme sahip Sofi'nin Dünyası kitabında bütün felsefe tarihine baktığımız zaman sadece pragmatizmin yer almadığını görürüz
Mesela şeytan Emre Yılmaz'ın kulağına
Eksik ve hatalı şeyler fısıldıyor
Yazar aylaklığa içi kof ve boş övgü yağdırıyor
Ama Komünizmin babası Marxın damadı
Aylaklığa övgü kitabında kapitalist gerekçeleri ve çözüm yollarını anlatıyor
Arkadaşlar arasında, Dostlar Meclisi'nde
Alıntılarla espri amaçlı kullanılacak bir kitap ama derseniz ki tartışmasız otorite mi!!! O zaman bütün yazarlara, filozoflara,
Bilim adamlarına topyekün küfür etmiş oluruz
İnsanların göremediği ya da görmezden geldiği gerçekler kısa ve öz bir şekilde anlatılmış. İlginç ve düşündürücü bir kitap. İnsana farklı bakış açısı kazandırıyor.
bu kitabı okuduğumda henüz üniversite okuyan, iş hayatıyla tanışmamış biriydim. kitapta yazılanların çoğuna karşıydım. şu an iş hayatımda 10.yılımı dolduyorum.bu kitapta yazılanları henüz yapmadım ve yapmamak için mücadeleme devam ediyorum.
hayatımda hemen her cümlesine katıldığım ender kitaplardan biriydi şüphesiz. size saçma sapan başarı hikayeleri anlatıp hayal satan kitaplardan ziyade, zihninize tokat gibi inen, derin çıkarımlara sahip bir kitap. bir işadamı gözünden, sadece iş dünyasına değinmekle kalmayan, insan ilişkilerine, toplum yapısına, siyasete ve onlarca konuya değinen bir kitap. ki bu kavramların yozluğuna oldukça sert eleştiriler getirirken bunu alttan alta, alaycı bir dille yapıyor. bu yüzden de katiyen sizi sıkmıyor ve üzerine düşünmeniz için açık kapılar bırakıyor. bana kalırsa; bu kitabı sadece iş dünyası konusunda daha yolun başında olan ve büyük hayaller kuran gençler değil, hemen herkes okumalı. çünkü; hemen herkesin ufkunu genişletebilecek bir şeyler bulabileceği, muazzam bir kitap olduğunu düşünüyorum.
İş dünyasıyla ilgili bir çok doğru tezler ortaya koymuş. Ama bir çoğu sanki Türkiye'de değilde filmlerde gördüğümüz Amerikan iş yaşamına özgü. Yada bu hayat Türkiye'de gerçekten var ve biz hiç göremeceğiz. Belki de yazıldığı tarihlerde piyasa bu şekilde işliyordur. Kim bilir!

*En tuttuğum Spoiler: Cebinde hep bir not defteri ve kalem bulundur. Şeytanın kulağına ne zaman fısıldayacağı hiç belli olmaz.
Emre Yılmaz iş dünyasının içindeki hayatı bizlere bu kitap sayesinde çok güzel aktarmış. Çoğunun işleyen doğru şeyler olduğunu düşünüyorum çünkü kendiside şirketini devretmiş bir başarılı bir iş adamı. Bu tarz kitapları seviyorsanız eğer başucu kitabınız olabilir. Çok başarılı.
Farklı bir şeyler denediği kesin, populist ve sıkıcı cümlelerden öteye geçemeyen bir deneme olduğu kesin..
Yer yer kahkaha attığım, yer yer de kaş çatarak okuduğum şahane kitap. Çünkü hem eğlendiriyor hem düşündürüyor hem de bilgilendiriyor ve en önemlisi insanı şüphelere gark ediyor. 

Ele aldığı konular felsefenin temel konularından; iyilik, kötülük, ahlak, zenginlik, çalışmak, aylaklık, yaşam, ölüm ve anlam. 

Kitabın belli kısımları genelleyici ve doktrinize olmuş olsa da ele aldığı konulara bakıldığında üslubu rahatsız edici bulmadım. Zira sert üslup okuyup geçmeyi değil okunan üstünde düşünmeyi de kolaylaştırıyor. Yer yer verilmiş şiirsel sunumlarla da edebiyat felsefe harmanının hoş tadını alabiliyorsunuz.

 İnanılmaz pesimist bir kitap... Ama çok inceden giydirdiği noktalar olduğundan kitabı sevmemek mümkün değil. Söylenmeyenleri söylemek en sevdiğim şey olduğundan mıdır nedir, çok sevdim. Olabildiğince dobra.. 

Bir gün herkes bir dakikalığına dürüst olsa, ya göründüğü gibi olsa ya olduğu gibi görünse dünya çok daha güzel bir yer olurdu.. bunu anlatmak istemiş bence..

Velhasıl kelam okuyun okutturun derim, özellikle de aykırı ruhlu biri iseniz pişman olmayacağınız kısa ve tatlı bir kitap.

Keyifli okumalar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Emre Yılmaz
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1960
1960 istanbul doğumlu yazar robert kolejini bitirdikten sonra italya ve amerikada tarih okumuş, harvard universitesinde yakın doğu tarihi masteri yapmıştır. columbia universitesinde mba de yaptıktan sonra 1985 yılında yurda dönerek babasının işlerinin başına geçmiştir.1995 yılında bütün işlerini tasfiye ederek yazarlığa başlamış. iş dünyasından ne kadar tiksindiğini anlatan genç bir işadamına adlı 22.baskısına sahip olduğum eserinden sonra cesaretini bir nebze daha arttırarak şeytanın fısıldadıklarını yazmış,bir fenomen olmayı başarmıştır da... şimdi nerelerdedir, iki atımlık barutu mu vardır artık bizi niye kendinden mahrum etmiştir sorularıyla anılır.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 117 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 49 okur okuyacak.

Yazarın sıralamaları