Gilad Atzmon

Göçebe Kimlik yazarı
Yazar
7.8/10
5 Kişi
23
Okunma
3
Beğeni
1.331
Görüntülenme

Hakkında

1963 yılında İsrail'de doğdu. Kudüs'teki Rubin Müzik Akademisi'nde Caz ve Beste Bölümün'de müzik eğitimi aldı. Başta saksafon, klarnet ve farklı yerel sesli çalgılar olmak üzere birçok müzik aletini çalabilmektedir. Exile (Sürgün) adlı albümü, 2003 yılında BBC tarafından yılın müzik albümü seçildi. Şimdiye kadar 12 albüm çıkaran Atzmon'un albümleri, ağırlıklı olarak, siyasi temalar ve Orta Doğu müziğini içerir. 1994 yılında İngiltere'ye gelen Atzmon, yıllardır aklının bir köşesinde tuttuğu Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa müziklerini icra etmeye başladı. 2000 yılında Orient House Orkestrası'nı kuran Atzmon, gelişen siyasi bilincinin ışığında, kendi kökenini yeniden tanımlamaya başladı. Aynı zamanda üretken bir yazar da olan Gilad Atzmon, birçok makale yayınladı. “Kafası Karışıklar için Kılavuz” ve “Tek ve Biricik Aşkım” adlı romanları, 24 dile çevrildi. Elinizdeki son kitabı “Göçebe Kimlik”, Yahudi siyasi kimliği üzerine bir araştırmadır. 2011 yılında yayınlanan kitap 10 dile çevrildi. Atzmon, Siyonizmi eleştirmesi, Yahudi kimliği ve İsrail'in Orta Doğu politikaları hakkındaki eleştirel görüşleri yüzünden, hem Siyonist hem de anti Siyonist Yahudiler tarafından “ırkçılık” ve “antisemitizm” ile suçlanmıştır. Atzmon ise, antisemitizmin; “Siyonizmin yaygın olarak kullandığı bir susturma aracı olduğunu” belirtmektedir.
Ünvan:
İsrailli Caz saksafoncusu, Romancı, Politik Aktivist ve Yazar
Doğum:
İsrail, Tel Aviv-, 9 Haziran 1963

Okurlar

3 okur beğendi.
23 okur okudu.
15 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 33.3
Erkek% 66.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Filstinliler "gerçek yahudiler"
Daha ilginç olan mantıksal sonuç şudur: İsrail halkı, kovulmadıysa, o zaman Judea Krallığı sakinlerinin gerçek torunları Filistinliler olmalıdır. Sand yine şöyle der: 'Hiçbir insan popülasyonu, binlerce yıllık bir sürede saf olarak kalmaz; yine de Filistinlilerin kadim Yahudi halkının torunları olmaları ihtimali, sizin ve benim olmamız ihtimalinden kat be kat fazladır. İlk Siyonistler, ta (1936-39) Arap İsyanı'na kadar, sürülme diye bir şey olmadığını ve Filistinliler'in ülkenin sakinlerinin soyundan geldiklerini biliyorlardı. Topraklardan sürülüp çıkarılmadıkça, çiftçilerin çekip gitmeyeceklerini biliyorlardı. İsrail Devleti'nin ikinci Cumhurbaşkanı olan Yitzhak Ben-Zvi bile 1929 yılında yazmıştı ki "köylü çiftçilerin büyük çoğunluğunun kökleri, Arap istilacılarından değildir, fakat daha öncesinden, sayıları çok fazla olan ve ülkenin inşasında çoğunluk olan Yahudi çiftçilerindendir." Sand, kitabında bu fikri daha da açar ve şöyle der: Solcu Siyonist denen liderler, Arap İsyanı'na kadar, (gerçekte köken olarak Yahudi olması muhtemel olan) Filistinli köylülerin yeniden doğan İbrani kültüründe asimile olacaklarına ve sonunda Siyonist harekete katılacaklarına inanma temayülündeydiler. Her iki Siyonist lider de anlamıştı ki Filistin kültürü, hem dilbilimsel olarak hem de coğrafi olarak (köy, kasaba, ırmak ve dağ isimlerinde olduğu gibi) Kitab-ı Mukaddes'in izleriyle doluydu. Hiç olmazsa o erken aşamada, her ikisi de yerli Filistinlileri etnik akrabaları ve potansiyel kardeşleri olarak görüyorlardı. İslam'a da dostane bir 'demokratik din' olarak bakıyorlardı. 1936'dan sonra hem Ben-Gurion hem de Ben-Zvi'nin 'çok-kültürlü' coşkuları azaldı. Ben-Gurion'a gelince, Filistinliler'e etnik temizlik uygulanması, çok daha çekici gelmeye başladı. Eğer Filistinliler, 'gerçek
Sayfa 174175 - mana·Kitabı okudu
Yahudi Sürgünü koca bir yalan
Çağdaş Yahudilerin çoğunluğu atalarının, Romalılar tarafından acımasızca sürgün edilen Kitab-ı Mukaddes'teki İsrailliler olduğuna tamamen kani olsalar da; gerçek şu ki çağdaş Yahudilerin, asla sürgüne uğramamış olan bu kadim İsraillilerle bir alakaları yoktur. Roma sürgünü de bir başka Yahudi mitidir. Şöyle der Shlomo Sand: 'Ülkeden sürgün edilişle ilgili inceleme etütlerini aramaya koyuldum, fakat gördüm ki, bununla ilgili hiçbir literatür yoktu. Çünkü kimse, ülke halkını sürgüne göndermemişti. Romalılar insanları sürmemişti ve isteseler de bunu yapamazlardı. Zira bütün bir nüfusu taşıyacak ne trenleri ne de kamyonları vardı. Bu tarz bir lojistik imkân 20. yüzyıla kadar mevcut değildi. Esasında bütün kitap, buradan doğmuştu: Yahudi toplumunun parçalanmadığınınnın anlaşılmasından."
Sayfa 173174 - mana·Kitabı okudu
Reklam