Hasan Erkul

Hasan Erkul

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
1.173
Gösterim
Adı:
Hasan Erkul
Unvan:
Yazar,şair
Hasan Erkul hakkında detaylı bilgi bulamadık. Bulduğumuz bir röpartajı aynen veriyoruz: rn"Hasan Erkuldan "Yüzümüzde Saklı Şiirler"rnrnŞair Hasan Erkulun yeni kitabı "Yüzümüzde Saklı Şiirler" yayımlandı. Hasan Erkul ile yeni kitabı ve şiirleri hakkında konuştuk.rnrn- Şairlik serüveniniz ne zaman, nasıl başladı.rnrn- İlk dizeyi ne zaman yazdım hatırlamıyorum. Şiirle ilişkim daha çok da cezaevi koşullarının getirdiği bir şeydi. 12 Eylül döneminde yazıp çizmemiz çok zordu. Cezaevinde çizdiğim yazdığım şeyler.rnUzun zaman şiir yazmama rağmen çok yayınlamadım. Epey bir zaman sonra ilk kitabımı çıkardım. Adı Panta Rei idi. Sıfırla başlayıp 350’lere kadar giden bir şiir dizisiydi. Rakamlarla şiirleri isimlendirmiştim. Panta Rei “bir ırmakta iki kere yıkanılmaz”ın Latincesiydi. Tek şiiri olan bir kitaptı. Adı da kendiyle özdeşleşen bir kitaptı: “hep akarım”… öyle aktı gitti. Sonra aşağı yukarı her sene bir kitap çıkarttım. Sonra arada üç dört senelik aralıklar olmaya başladı. Son kitabım Yüzümüzde Saklı Şiirler kitabım bu sene çıktı. Bu benim 7. Kitabım.rnrn - Yüzümüzde Saklı Şiirler kitabınızda günümüz insanına vicdani bir çağrı yapıyorsunuz. Koca bir geçmişi olan insanın anı sorgulamasını istiyorsunuz. Size göre içinde bulunduğumuz an neyi temsil ediyor?rnrn- İçinde bulunduğumuz andan başlayabilmek için o koca zaman diliminin ne olduğunu söylemek gerekir. Herhalde bu dünyada bizim gibi insanlar uzun zamandır var. Aşağı yukarı aynı düşünüyoruz. Ama bu düşünce sistematiği içindeki toplumsal bilincimiz geçmişte başka türlüydü şimdi başka türlü. Özellikle 1945, 1960- 2000’lere doğru geldiğimizde emperyalizm olağanüstü kitle kültürü politikası uygulamaya başladı. Kitleleri bir bakıma kendi kültürüyle kapitalizme kazandırır hale geldi. Bu durum toplumsal bilinçteki mücadele gücünü, muhalefet gücünü de kendi içinde eritir hale geldi. Anı sorgulamakla kastım sadece içinde bulunduğumuz yıl değil, aşağı yukarı o bin yılların içindeki soğuk savaşla beraber yaşadığımız an oluyor. Türkiye özelinde de söyleyecek olursak Türkiye de 1923’lerden, Osmanlı’dan bu tarafa yaşadığı süreçle yüzyüze geliyor. Orada kendimizle yüzleşmeyi de kastediyorum. Kapitalizm şu anda kendine dair çelişkileriyle de bir yere gelmiş durumda. Bu çelişkileriyle beraber nasıl bir sisteme gideceğini kolayca çözebilecek gibi görünmüyor. Yani sorgulamanın içinde bu da var.rnrn- Peki kendimizle yüzleşirsek sakladığımız neler ortaya çıkar?rnrn- Oradaki saklı lafı bildik anlamda planlayarak gizlemeyi anlatmıyor. Yaşıyoruz, yaşamımızla beraber erteliyoruz, ertelemekle beraber öteliyoruz sonra da unutuyoruz. Yani yüzümüzdeki saklı lafı o unuttuğumuz, unutmak istediğimiz, suç saydığımız şeyleri anlatıyor. O anlamda bireysel suçlardan ziyade bir vicdani yolculuk, toplumun vicdani yolculuğuyla ilişkilendirerek söylediğim bir şey. Bir de bizim toplumumuzda mitolojik olarak yüzle suçlar arasında, yüzle vicdan arasında kurulmuş bir ilişki vardır. Yüzümüzde saklı şiirler derken aşağı yukarı onların hepsini içerir şekilde o imgeyi kurdum.rnrn - Bahçe adlı şiirinizde "ömrümü sunduğum bahçeler için dertliler çeşmesinden içiyorum" dizesi dikkatimi çekti. Bir ömür bahçesinden bahsettiğinizi düşünerek sormak istiyorum. Yaşadığınız hayatın ruhu nedir?rn rn- Hayatta ne kadar uğraşmışsam o kadar mutlu olmuşum. Ama o uğraşlar içinde karşınıza birçok zorluk çıkıyor. Zorluklardan biri de aslında toplumun kendisi. Toplum eğer içinde bulunduğu nesnel halle bilinci arasındaki ilişkiyi çözmüş olsa bunlarla biz uğraşmayız. Hep beraber nasıl mutlu olacağız, geleceği hep beraber daha keyifli nasıl yaşayacağız..? Uğraşmış olmaktan aldığım keyif hepsinden daha çok. Tabi bunu bir eziyete düşkünlük olarak anlamamak gerek, fiili bir durum bu.rnrnElif Kesici / YÖN Haber"
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Erkul
Unvan:
Yazar,şair
Hasan Erkul hakkında detaylı bilgi bulamadık. Bulduğumuz bir röpartajı aynen veriyoruz: rn"Hasan Erkuldan "Yüzümüzde Saklı Şiirler"rnrnŞair Hasan Erkulun yeni kitabı "Yüzümüzde Saklı Şiirler" yayımlandı. Hasan Erkul ile yeni kitabı ve şiirleri hakkında konuştuk.rnrn- Şairlik serüveniniz ne zaman, nasıl başladı.rnrn- İlk dizeyi ne zaman yazdım hatırlamıyorum. Şiirle ilişkim daha çok da cezaevi koşullarının getirdiği bir şeydi. 12 Eylül döneminde yazıp çizmemiz çok zordu. Cezaevinde çizdiğim yazdığım şeyler.rnUzun zaman şiir yazmama rağmen çok yayınlamadım. Epey bir zaman sonra ilk kitabımı çıkardım. Adı Panta Rei idi. Sıfırla başlayıp 350’lere kadar giden bir şiir dizisiydi. Rakamlarla şiirleri isimlendirmiştim. Panta Rei “bir ırmakta iki kere yıkanılmaz”ın Latincesiydi. Tek şiiri olan bir kitaptı. Adı da kendiyle özdeşleşen bir kitaptı: “hep akarım”… öyle aktı gitti. Sonra aşağı yukarı her sene bir kitap çıkarttım. Sonra arada üç dört senelik aralıklar olmaya başladı. Son kitabım Yüzümüzde Saklı Şiirler kitabım bu sene çıktı. Bu benim 7. Kitabım.rnrn - Yüzümüzde Saklı Şiirler kitabınızda günümüz insanına vicdani bir çağrı yapıyorsunuz. Koca bir geçmişi olan insanın anı sorgulamasını istiyorsunuz. Size göre içinde bulunduğumuz an neyi temsil ediyor?rnrn- İçinde bulunduğumuz andan başlayabilmek için o koca zaman diliminin ne olduğunu söylemek gerekir. Herhalde bu dünyada bizim gibi insanlar uzun zamandır var. Aşağı yukarı aynı düşünüyoruz. Ama bu düşünce sistematiği içindeki toplumsal bilincimiz geçmişte başka türlüydü şimdi başka türlü. Özellikle 1945, 1960- 2000’lere doğru geldiğimizde emperyalizm olağanüstü kitle kültürü politikası uygulamaya başladı. Kitleleri bir bakıma kendi kültürüyle kapitalizme kazandırır hale geldi. Bu durum toplumsal bilinçteki mücadele gücünü, muhalefet gücünü de kendi içinde eritir hale geldi. Anı sorgulamakla kastım sadece içinde bulunduğumuz yıl değil, aşağı yukarı o bin yılların içindeki soğuk savaşla beraber yaşadığımız an oluyor. Türkiye özelinde de söyleyecek olursak Türkiye de 1923’lerden, Osmanlı’dan bu tarafa yaşadığı süreçle yüzyüze geliyor. Orada kendimizle yüzleşmeyi de kastediyorum. Kapitalizm şu anda kendine dair çelişkileriyle de bir yere gelmiş durumda. Bu çelişkileriyle beraber nasıl bir sisteme gideceğini kolayca çözebilecek gibi görünmüyor. Yani sorgulamanın içinde bu da var.rnrn- Peki kendimizle yüzleşirsek sakladığımız neler ortaya çıkar?rnrn- Oradaki saklı lafı bildik anlamda planlayarak gizlemeyi anlatmıyor. Yaşıyoruz, yaşamımızla beraber erteliyoruz, ertelemekle beraber öteliyoruz sonra da unutuyoruz. Yani yüzümüzdeki saklı lafı o unuttuğumuz, unutmak istediğimiz, suç saydığımız şeyleri anlatıyor. O anlamda bireysel suçlardan ziyade bir vicdani yolculuk, toplumun vicdani yolculuğuyla ilişkilendirerek söylediğim bir şey. Bir de bizim toplumumuzda mitolojik olarak yüzle suçlar arasında, yüzle vicdan arasında kurulmuş bir ilişki vardır. Yüzümüzde saklı şiirler derken aşağı yukarı onların hepsini içerir şekilde o imgeyi kurdum.rnrn - Bahçe adlı şiirinizde "ömrümü sunduğum bahçeler için dertliler çeşmesinden içiyorum" dizesi dikkatimi çekti. Bir ömür bahçesinden bahsettiğinizi düşünerek sormak istiyorum. Yaşadığınız hayatın ruhu nedir?rn rn- Hayatta ne kadar uğraşmışsam o kadar mutlu olmuşum. Ama o uğraşlar içinde karşınıza birçok zorluk çıkıyor. Zorluklardan biri de aslında toplumun kendisi. Toplum eğer içinde bulunduğu nesnel halle bilinci arasındaki ilişkiyi çözmüş olsa bunlarla biz uğraşmayız. Hep beraber nasıl mutlu olacağız, geleceği hep beraber daha keyifli nasıl yaşayacağız..? Uğraşmış olmaktan aldığım keyif hepsinden daha çok. Tabi bunu bir eziyete düşkünlük olarak anlamamak gerek, fiili bir durum bu.rnrnElif Kesici / YÖN Haber"

Yazar istatistikleri

  • 6 okur okuyacak.