Hüsnü Aktaş

Hüsnü Aktaş

8.5/10
12 Kişi
·
17
Okunma
·
6
Beğeni
·
997
Gösterim
Adı:
Hüsnü Aktaş
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Burdur, 1950
1950 yılında Burdur'un Askeriye köyünde doğdu. Temyiz yaşında iken Kur'an okumaya ve Arapça öğrenmeye başladı. İlk öğrenimi köyünde, orta öğrenimini Burdur'da ve Lise öğrenimini Antalya'da tamamladı.

Ankara Ü. DTCF Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde bir süre okudu (1968). AÜİF' nden mezun oldu (69-73). Ankara DİB’nda memurluk, Giresun müftülüğünde şeflik, Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı, Adapazarı Akademisinde Kütüphane Müdürlüğü yaptı. 1981 de istifa etti. resmi eğitim okulları yanısıra özel öğretim gördü (69-73). Yazı hayatına lise öğrenciliği döneminde çeşitli dergi ve gazetelerle başladı. 1969 da "İmanlı Büyük Türkiye" gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.

Daha sonra haftalık "Hüryol" gazetesinde deneme ve incelemeleri yayınlandı. 1974 de bir grup arkadaşıyla beraber "Yeni Ölçü" dergisini çıkardı, genel yayın müdürlüğünü yaptı (74-79). Aynı yıllarda Türkiye Din Görevlileri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi olarak yurt içinde ve Orta Doğu'da incelemelerde bulundu. TYB kurucularından oldu. 1979 dan itibaren haftalık "Şura, Hicret, Tevhid" gazetelerinde, sonra "Milli Gazetete"de müstear isimlerle köşe yazarlığı ve "Fıkıh Köşesi"nde yıllarca Fıkıh uzmanı olarak hizmet verdi. Bu hizmetlerinden ve bazı incelemelerinden dolayı mahkemeye verildiği için müstear isimler kullanmak zorunda kaldı. 1980 den itibaren Milli Gazete'de günlük makale ve müstear adla fıkhi konularda mükemmel incelemeler yaptı. Daha sonra "Vahdet", "Akit" gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

"Kelimeler ve Kavramlar" kitabıyla TYB 1983 fikir dalında ödüle layık görüldü. 1984 de Medrese-i Yusufiye'ye girdi. Bir yıldan fazla hapis yattı. 1985 de cezaevinden çıktıktan sonra çıkardığı Vahdet Gazetesinde 3 yıl yazdı. Daha sonra ‘Vahdet, Eğitim, Dostluk ve Yardımlaşma Vakfı’nı kurdu. (1989) İbrahim Koca, M.Emin Bostancı, Ahmet Töret, Yusuf Akmaz ile.

Akit gazetesinde yazdı (1993- 2002). 1990 da Misak mecmuasını çıkardı. 1997 Mayıs’ında Eskişehir Cezaevindeki Aczimendilere 6 aydır yardım etme suçundan tutuklandı. Ulucanlar Hapishanesine girdi. Halen "Misak" mecmuasını çıkarmaya ve "Vahdet Vakfı" YKB gibi görevleri yürütmeye devam etmektedir.

Ehl-i Sünnet ulemanın miras bıraktığı kaynaklardan istifade ederek, ( ki bu kaynaklara ve İlm-i usüle olan müthiş vukufiyetiyle) aynı çizgide mücadele vererek çok ihlaslı çalışmalar yapmıştır. Bunun yanında İslam'ı içten yıkmaya çalışan her türlü yıkıcı, bölücü Ehl-i Bid'a görüşlere "Ehl-i Sünnet ve'l Cemaa" inancını neşretmekte azimli ve kararlı görünen, İslam fıkhında muhakkik fakih olan Hoca efendi, çok net bir çizgi çizmiştir.
" Tevhid mücadelesi ; zinde bir iman,dinç bir kafa ve uyanık bir şuurla sürdürülebilir."
" Gözlerim bozulur gerekçesiyle okumaktan,ince hastalığa tutulurum korkusuyla tefekkürden kendisini uzaklaştıran ve her şeyin kolayına kaçan insan tipiyle karşı karşıyayız !.."
Susmamın tek sebebi; imtihan vesilesi bildiğim musibetler karşısında sızlanmamak ve sabretmektir.
" Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım.Karanlığa o kadar alışmışsınız ki,yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi !..
Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede,düşünce adamı nasıl çıkar ? "
İlk defa,Emeviler döneminde gündeme giren kavmiyetçi tavır,zaman zaman etkisini yitirmiştir.Fakat asla gündemden çıkmamıştır.
" İnsanın hayatını şirkten ve küfürden temizleyebilmesi ve Allah'ın rızasına uygun bir şekilde düzenleyebilmesi için,İslam'i eğitim şarttır."
Bu kitapta yazar " Hüsnü Aktaş " ın yazdığı " Medeni Vahşet " adlı kitabı nedeniyle 12 Eylül sonrası tutuklanması,cezaevinde yaşadıkları ve yargılanma süreci anlatılıyor.
" İnsanların en tabii haklarına tecavüz edilirken susmak
caiz değildir " ve " Konuşmanın farz olduğu bir durumda susmak kat'iyyen caiz değildir " sözlerine binaen bu kitabı yazdığını belirtiyor yazar....
Sağcısı,solcusu o dönemde neler yaşanmış farklı bir bakış... Tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
Yazar Hüsnü Aktaş bu kitabında,kitabın adındanda anlaşılacağı üzere " Laikliği " mizahi hikayelerle anlatıyor.Bir dönem yasaklanmış olan ( ! ) ve insanı okurken tebessüm ettiren bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Hüsnü Aktaş'ın bir dönemde yargılandığı bu kitabı dört bölümden oluşuyor.Eğitim risalesi,İdeoloji risalesi,Devlet risalesi ve okuma parçaları...

İslam'i açıdan konular uzun uzun anlatılırken,sonuç bölümünde özet halinde verilmek istenen mesajla son buluyor.

Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Küçük yaşlarda ilk okudugum romanlardan. Beni derinden etkilediğini iyi hatırlıyorum.

Bohemiyat tan bunalmış bir gencin, ruhi sıkıntılarını anlatıyor. Hakikat arayışları, elem, aidiyetsizlik hissi....
Ayrıca olaylar darbe zamanında oluyor. O zaman ki toplumsal duruma da değinilmiş...

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüsnü Aktaş
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Burdur, 1950
1950 yılında Burdur'un Askeriye köyünde doğdu. Temyiz yaşında iken Kur'an okumaya ve Arapça öğrenmeye başladı. İlk öğrenimi köyünde, orta öğrenimini Burdur'da ve Lise öğrenimini Antalya'da tamamladı.

Ankara Ü. DTCF Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde bir süre okudu (1968). AÜİF' nden mezun oldu (69-73). Ankara DİB’nda memurluk, Giresun müftülüğünde şeflik, Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı, Adapazarı Akademisinde Kütüphane Müdürlüğü yaptı. 1981 de istifa etti. resmi eğitim okulları yanısıra özel öğretim gördü (69-73). Yazı hayatına lise öğrenciliği döneminde çeşitli dergi ve gazetelerle başladı. 1969 da "İmanlı Büyük Türkiye" gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.

Daha sonra haftalık "Hüryol" gazetesinde deneme ve incelemeleri yayınlandı. 1974 de bir grup arkadaşıyla beraber "Yeni Ölçü" dergisini çıkardı, genel yayın müdürlüğünü yaptı (74-79). Aynı yıllarda Türkiye Din Görevlileri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi olarak yurt içinde ve Orta Doğu'da incelemelerde bulundu. TYB kurucularından oldu. 1979 dan itibaren haftalık "Şura, Hicret, Tevhid" gazetelerinde, sonra "Milli Gazetete"de müstear isimlerle köşe yazarlığı ve "Fıkıh Köşesi"nde yıllarca Fıkıh uzmanı olarak hizmet verdi. Bu hizmetlerinden ve bazı incelemelerinden dolayı mahkemeye verildiği için müstear isimler kullanmak zorunda kaldı. 1980 den itibaren Milli Gazete'de günlük makale ve müstear adla fıkhi konularda mükemmel incelemeler yaptı. Daha sonra "Vahdet", "Akit" gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

"Kelimeler ve Kavramlar" kitabıyla TYB 1983 fikir dalında ödüle layık görüldü. 1984 de Medrese-i Yusufiye'ye girdi. Bir yıldan fazla hapis yattı. 1985 de cezaevinden çıktıktan sonra çıkardığı Vahdet Gazetesinde 3 yıl yazdı. Daha sonra ‘Vahdet, Eğitim, Dostluk ve Yardımlaşma Vakfı’nı kurdu. (1989) İbrahim Koca, M.Emin Bostancı, Ahmet Töret, Yusuf Akmaz ile.

Akit gazetesinde yazdı (1993- 2002). 1990 da Misak mecmuasını çıkardı. 1997 Mayıs’ında Eskişehir Cezaevindeki Aczimendilere 6 aydır yardım etme suçundan tutuklandı. Ulucanlar Hapishanesine girdi. Halen "Misak" mecmuasını çıkarmaya ve "Vahdet Vakfı" YKB gibi görevleri yürütmeye devam etmektedir.

Ehl-i Sünnet ulemanın miras bıraktığı kaynaklardan istifade ederek, ( ki bu kaynaklara ve İlm-i usüle olan müthiş vukufiyetiyle) aynı çizgide mücadele vererek çok ihlaslı çalışmalar yapmıştır. Bunun yanında İslam'ı içten yıkmaya çalışan her türlü yıkıcı, bölücü Ehl-i Bid'a görüşlere "Ehl-i Sünnet ve'l Cemaa" inancını neşretmekte azimli ve kararlı görünen, İslam fıkhında muhakkik fakih olan Hoca efendi, çok net bir çizgi çizmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 30 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.