Joost Elffers

Joost Elffers

Yazar
8.7/10
247 Kişi
·
648
Okunma
·
20
Beğeni
·
1.328
Gösterim
Adı:
Joost Elffers
Unvan:
Amerikalı yazar ve konuşmacı
Doğum:
Los Angeles, 1959
"İnsanlar hareketlerini önceden tahmin edebildikleri kişilerin yanında kendilerini üstün hissederler. Eğer beklentilerinin aksine hareket ederek kontrolun kimde olduğunu onlara gösterirseniz hem saygılarını kazanırsınız, hem de kaçıp gitmekte olan dikkatlerini üzerinize sabitlersiniz."
Joost Elffers
Sayfa 85 - Altın Kitapları, 14. Basım, Ocak 2016
Geriye doğru bakmanın gerçek amacı kendinizi sürekli olarak eğitmektir; geçmişe, sizden önce gelenlerden bir şeyler öğrenmek için bakarsınız.
623 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kitabı en kısa şekilde şöyle özetleyebilirim; Öğrenmen gereken şey,kuzu postunu tilkininkiyle değiştirmektir.Bunu yaparken en çok sen var olmalısın ama bir o kadar da yokmuş gibi görünmelisin çünkü kuzunun olduğu kadar tilkinin de tehlikede olduğu bir çağda yaşıyoruz.Ne zaman kuzu ne zaman tilki olacağını keşfedeceksin..
768 syf.
·36 günde·Beğendi·10/10
Bu kitapla ilgili şunu söyleye bilirim:İleride kızım(ya da oğlum) olursa kesinlikle 12-13 yaşına kadar okutacağım kitaplardan biri. Keşke kendimde o yaşta okusaydım diyorum. Hayatı öğreten kitaplar sırasında ikl 3e girer diye düşünüyorum:) Hatta öyle bir kitapki tek bir inceleme yaparsam hakkını hiç veremem. İçindeki stratejilerin çoğu ayrı-ayrı incelemeyi hakediyor. Bu yüzden içerikdeki bir çok stratejiyi ayrı-ayrı profilimde paylaşmayı düşünüyorum (her gün 1 tane atmayı düşünüyorum).
Şimdi bu kadar övdüğüm bir kitabın içeriği ne derseniz--kitab insanlık tarindeki savaşları ve generalleri inceleyerek bu savaşların aslında günümüz toplumunda insanlarla iletişimimizdeki sorunlardan farkı olmadığını belirtiyor. Ve başarılı olmuş kumandanların savaşlardaki taktiklerini günümüz hayatında nasıl uygulaya bileceğimizi gösteriyor. Sadece savaşlar da değil, bazı yönetmenler, sanatçılar ve siyasetçilerinde uyguladıkları taktileri bize öğretiyor. Şimdi kitap 750 sayfa, baştan söyleyim;). Ama kesinlikle boşa yazılmış, gereksiz olan yeri yok. Doğru, bazı yerlerde sıkıla bilirsiniz, ama bu sayfalar da konuyu anlamanız ve özümsemeniz için. Yani bilinçaltına kaydetmek için diye biliriz.
Aslında bazı yerler, hatta bir çok yer size ahlak değerleri dışında gele bilir. Ama ben Machiavellist olduğum için sorun olmadı:) Zaten kitabın içinde yazar zaman-zaman bo sorunu aşmanıza yardım ediyor.
P.S Kitabı internetten Pdf olarakta kolayca bulabilirsiniz ama not tuta bilme açısından kitabı almanızı öneririm.

İyi okumalar ;)
623 syf.
·Beğendi·10/10
Hangi yasandan bahsetmeliyim bilmiyorum ama,kafamızı boşluk gibi kurcalayan bildiğimiz iktidar kelimesi gibi olmayan bir kitap .Bir söz var severim ‘olaylar karşısında gösterdiğiniz tutum ve davranışlar olayların kendisinden daha önemlidir’ sözünü iliklerinize kadar işletmeyi başaran
Kitabı elime aldıktan sonra bırakamıyorum. Bakalım sonu hayrola :-) :-)

" Her zaman iyi olmaya çalışan biri, iyi olmayan çok sayıda insanın arasında bir yıkıntı olmaya mahkûmdur".
623 syf.
·Beğendi·10/10
Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir!

Hayatta mutlak iyi ya da kötü yoktur, farklı perspektiflerden farklı yorumlanabilecek kişiler ve olaylar vardır. Bu nedenle devamlı iyi biri olmaya çalışmak, olayları yalnızca yanlış yorumlamanıza neden olmakla kalmayacak, aynı zamanda en iyimser bir şekilde insanların gözünde değerinizi düşürecek, sadece gerektiğinde aranılan insan olmanıza sebep olacak ve de yaptığınız iyilikler görev olarak addedilmeye başlanacaktır. bu nedenle, yapılması gereken şey olaylara temkinli yaklaşmak, duygusallıktan alabildiğince kaçınmak, olaylara mümkün olduğunda kayıtsız kalmak ve insanlara hak ettikleri ölçüde davranmaktır.
701 syf.
·3 günde
Sevgili Dost,

Baştan çıkarma sanatı deyince ilk aklımıza gelen karşı cinsi baştan çıkarma gibi gelebilir ama bu kitap sadece bunu anlatmıyor özellikle iletişim çağında olduğumuzu ve karşılıklı başarılı iletişim ve sonucunda ikna edebilmenin yolunu yöntemini bölümler halinde anlatmaktadır.

Kitabı genel olarak bölüm bölüm anlatacağım. Ancak bu tür kitapları çok faydalı bulmadığımı ve genelde aynı tip söylemlerin olduğunu düşündüğümü söylemek istiyorum. Ama bu alanda her okunan kitap özellikle benim gibi pazarlama, nöropazarlama, iletişim alanında akademik çalışanlar için farklı bakış açıları ve olaylara farklı bakış açısıyla bakmayı sağladığını söylemek isterim.

Birinci bölümde iknanın en önemli etkisinin karakteristik yapı kaynaklı olduğunu özellikle ses tonu, fiziksel durum, göz teması kurmak, konuşma şekli gibi unsurların etkili olduğunu, karakteristik yapının sadece doğuştan bir üstünlük olmadığını bunun zamanla değiştirilip geliştirebildiğini örneklerle anlatmaktadır.

İkinci bölümde ise, baştan çıkarmak için gizemli olunması gerektiğini, gizemli insanların karşısındakini duygusal olarak etkilediğini, ifade etmiştir. Gizemli anlatım ve ses tonunu bu şekilde ayarlamanın anlatımının ikna gücünü arttırdığını karşısında ilgi uyandırdığını anlatmıştır.

Üçüncü bölümde ise insanların kendilerine yakın benzer özellikteki bireylerle daha yakın ilişki içinde olduklarını ifade etmiş bu nedenle iletişimde karşındaki insanla benzerliklerini ön plana çıkarıp ortak hareket etme eylemi içine çekebilinmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Dördün bölümde, baştan çıkarmak için karşısındaki insanın davranışlarını ve duygu durumlarını taklit etmesi gerekir. karşısındaki kişinin duygusal durumuna benzer, beden dili ve davranışa uygun davranıp bunu da aynalama yöntemiyle yapmasının etkili olacağını ileri sürmüştür.Konuşma sırasında özellikle karşındaki kişinin varmak istediği hedefi ve kullandığı anlatı şeklini iyi tanımlayıp hedefe varma yolunda ona yardımcı olmak ve desteklemek bu hedefe ulaşma güdüsünü destekleyecek açıklamalarda bulunmak karşıdakinin size değişimini olumlu getirecektir.

Beşinci bölüm ilişkiler ve iletişim canlı tutulması gerekir, durağan ve aynı faaliyetler aynı kelimelerle kurulan iletişim ve ilişki bir yerden sonra kopmaya ve bozulmaya mahkumdur. eğer karşınızdaki kişi sıkılırsa onu etki altına almanız mümkün değildir. beynimizdeki dopamin seviyesini arttıran heyecan uyandıran ilgiyi azaltmayan aktiviteler yapmak gerektiğini ileri sürmektedir.
Altıncı bölümde kişilerin çocukluklarında ailesi ile kurdukları ilişkiler yetişkin olduklarında onları etkilediğini söylemektedir.Bu konuda önemli çalışmaları olan Sigmund Freud insanların çocukluk döneminde yaşadığı ilişkinin çok önemli olduğunu ileri sürmüştür. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını düzenli olarak aileleri tarafından karşılanan bebekler yetişkin olduklarında daha duyarlı, daha güvenli ve daha bağlı ilişki yapısına sahip olduklarını söylemektedir.

Yedinci bölümde ise, yoğun bir duygu sarmalındaki insanların mantıklı karar veremediklerini ve duygularla mantığın ters oranlı olduğunu kısa duygusal yönden maksimum olduğunda kişinin mantık yönünden minimize olduğu ve mantıklı karar veremediklerini bildirmiştir. Yapılan araştırmalarda göstermedir ki gerçek hayatta insanları kandırmak isteyen kişilerin öncelikle onların duygularına hitap ettiklerini ve bu şekilde kolayca kurbanlarını manipüle ettiklerini göstermektedir.

Sekizinci bölümde, karşınızdaki kişiye direk emirlerden ziyade onuda sürece katan, onun ne istediğini anlayamaya çalışan ve bu isteklerini kullanarak ona kendi istediklerini yaptırmaya çalıştırmanın daha başarılı olduğunu ileri sürmektedir.İnsanın doğası emir almaya uygun değildir. emir yerine açıklı uçlu net konuşmak gerekir.

Genel olarak kitap bildiğimiz konuları güzel örneklerle anlatmakta olup bizlere bazı yerlerde güzel ip uçları vermektedir. Bu anlamda bu kitabı sadece iyi iletişim ve başarılı bir ikna etme yolunda yol gösterici olarak okumak gerekir.

İyi okumalar.
623 syf.
·10/10
Nasıl zevkli bir kitap anlatamam . Çok ilginç, bazı yerleri çok çarpıcı, bazı yerleri ahlaki değerlere çok ters , bazı yerleri günlük hayatta olup biten şeyleri kolayca uygulanabilir ama genel anlamda ahlaki degerlere uygunsuz . Akıcı, basit bil dil kullanılmış okudukça alıp akıp gidiyor . Her kitaplıkta bulunmalı.
622 syf.
·38 günde·Beğendi·9/10
İnsan okurken, ahlaki değerler anlamında bugüne kadar öğrendikleri, genel geçer kuralları ile ters köşe olabiliyor. Ama güç müptelalarının hissiyatlarını anlamak için, deşifre edebilmek için okunması elzem. Hayatı sorgulatan kitaplardan biri bence..
263 syf.
·18 günde·Beğendi·7/10
Düzgün və həyati müşahidələrin başadüşülən nümunələrlə təsvirindən ortaya çıxan dəyərli məsləhətlərin cəmləşdiyi bir kitab oldu. Robert Green'ə bu yazı üslubuna görə xüsusi minnətdaram! Sıxılmadan, maraqla mütaliə etdim.

Kitab daha çox hakimiyyət üçün yazılmış, lider olmaq arzusu ilə karyeralarında zirvəyə qalxmaq istəyənlərin kitabıdır. Lakin sıradan həyatlara sahib olub, liderlik və ya hakimiyyət arzusunda olmayan insanların da ən azından məlumatlanmaq üçün və insanların bir növ iç üzünü görmək, hərəkətlərinin arxasında yata biləcək səbəblərin aydınlaşdırılması baxımından, psixoloji məqamları da nəzərə alaraq oxunasılar siyahısına əlavə edilməli bir kitabdır.

Ümumi olaraq kitabın təhlilinə baxanda tək sevmədiyim məqam realistlərin düşüncələrini dəstəkləyərmişcəsinə: "İnsan təbiəti günahkardır" çağırışını və ya düşüncəsini təcəssüm etdirməsidir. Eyni zamanda insanların özlərini bir-birlərindən qorumalı olduğu abu-havası yaratmasıdır. İnsanlıq insanlığa düşməndir kimi düşüncə toplusuna sürükləməsidir. Bir çox məqamda düşüncələri ilə razılaşsam və elə olduğunu bilsəm də, həqiqətdə görmək istədiyim dünya və insanlıq ilə ziddiyyət təşkil etdiyindən bu qədər açıq şəkildə qorunma qalxanları ilə yaşamalı olduğumuza dair ehtiyatlı yaşamağa sövq edilmək qəbul edilməz gəldi mənə. Əslində tək hakimiyyətdə deyil, həyatın bir çox sferasında insanlıq insanlığa düşmən kəsilir. Şəxsi maraqlar qəlblərin gözəlliyinə, birgə irəliləyişə qənim çıxır. Yaşadığımız dünya, sistem rəqabət deyə-deyə insanı insana qırdırır. Beləcə, hakimiyyət arzusu insanı insanlıqdan çıxardaraq, yalqızları çoxaldır.

İnsanlıq adına, birlik adına dünyanı gözəlləşdirməyə öz qəlblərimizi gözəlləşdirməklə başlayaq. Beləliklə, hakimiyyət zirvəsinə ilk növbədə insanlığımızla səs salıb, insanlarımızla ucalaq...
623 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Yalan da ecazkarlıq ,cazibədarlıq var,yalan -fantaziyayadək yaxşılaşdırıla biləcək uydurmadır.Onun mistik konsepsiya libası ilə pərdələmək olar "
Həqiqət -soyuq,ayıq və narahat faktlardır,onları qəbul etmək elədə asand deyil .Yalan xeyli xoşdur.Dünyada ən nifrət edilən adam - həmişə yalnız düzünü deyən.romantikanın ona yad olduğu adamdır...Mənim üçün düzünü deməkdənsə,romantik olmaq daha maraqlı və əlverişlidir...

Yazarın biyografisi

Adı:
Joost Elffers
Unvan:
Amerikalı yazar ve konuşmacı
Doğum:
Los Angeles, 1959

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 648 okur okudu.
  • 182 okur okuyor.
  • 1.321 okur okuyacak.
  • 51 okur yarım bıraktı.