1000Kitap Logosu
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu

Mustafa İslamoğlu

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
7.3
1.281 Kişi
5bin
Okunma
286
Beğeni
14,5bin
Gösterim
Unvan
Türk İlahiyatçı, Şâir
Doğum
Develi, Kayseri, 28 Ekim 1960
Yaşamı
Mustafa İslamoğlu, (d. 28 Ekim 1960, Develi, Kayseri) Türk ilâhiyatçı, şâir. Edebiyat, İslam hukuku, İslam tarihi, tefsir gibi alanlarda çalışmalar yapmış, çeşitli eserler vermiştir. Yaşamı Mustafa İslamoğlu, 28 Ekim 1960 senesinde Kayseri'nin bir ilçesi olan Develi'de dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini doğduğu ilçede yaptı. Kendisi ilk hocasının babası olduğunu, ilk Arapça ve temel İslami ilimlerini ondan aldığını söyler. Yüksek öğrenimine, ilk önce Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nde başlamış, akâbinde İlâhiyat Fakültesi'nde, daha sonra da Kahire'de, El-Ezher Üniversitesi'nde İslam Hukuku Fakültesi'nde sürdürmüştür. Yazı hayatına edebiyatla başlamış, ilk makalelerini 1980'de Milli Gazete'de, daha sonra 1982-83 yılları arasında Yeni Devir gazetesinde yayınlamıştır. Edebi ürünlerini ise Mavera, Aylık Dergi ve Dergâh gibi yayın organlarında yayımlamış ve üniversiteler arası şiir yarışması birincilik ve ikincilik ödülleri almıştır. Mustafa İslamoğlu'nun şiirlerinden oluşan ilk kitabı Heyelan, 1987 yılında Aylık Dergi Yayınları tarafından yayınlandı. 1989 yılında ise İslami hareket önderleriyle yaptığı söyleşiler Öncülerle Konuşmalar adı altında kitaplaştırıldı. Kahire'de eğitim için bulunduğu yıllarda bir yandan İslami araştırmalarda bulunmuş, bir yandan da dersler vermiştir. Burada, 1990 yılında İmamlar ve Sultanlar adlı İslam tarihinin ilk 150 yılını ele alan eleştirel tarih niteliğindeki ve kendisinin ilk araştırma ürünü olan eserini vermiştir. Aynı yıl, Yürek Devleti adıyla İslami Hareket Eleştirisi'ni de içinde barındıran ilk denemesini kaleme aldı ve aynı dönem Mısırlı yazar Safinaz Kazım'ın fi Mez'eleti's-Sufur vel Hicab adlı eserini, Kadının Özgürlüğü adıyla tercüme ederek ilk çevirisini de yayımlamış oldu. İlk cildini Kahire'de diğer ciltlerini Türkiye'de kaleme aldığı Anadolu İslami Hareketleri (şimdiki adıyla:İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi) serisini 1991-93 yılları arasında peşi peşine yayımlamıştır. Bu serinin ilk cildini Hasan Ali el-Beyyumi ile birlikte Arapça'ya çevirmiştir. 1993'de İman adlı eserini ve 1994 yılında geniş kapsamlı bir eleştiri niteliğindeki araştırma eseri olan Yahudileşme Temayülü adlı eserini verdi. Seminer notlarından oluşan Tavsiyeler I ve Tavsiyeler II de bu tarihlerde yayınlandı(1995-1998). Kahire-Mekke hattında yazdığı şiirlerini Yasin adlı kitabında 1991 yılında toplamış, 1996 yılında ise tüm şiirlerini Divan adlı eserinde bir araya getirmiştir. Kahire'de verdiği tefsir derslerini bir konulu tefsir örneği olan Adayış Risalesi başlığı altında kitaplaştırmıştır. 1992 yılının Ekim ayından beri başlattığı tefsir dersleri, 15 yıldır devam etmekte ve bu dersler adlı siteden canlı olarak izlenebilmektedir.Tefsir Dersi Yine 1998'de başlayan Tefsiru-l-Kur'an Te'vilu'l-furkan adlı görüntülü ve sesli tefsir projesinde bugüne kadar 170'den fazla ders yayımlamıştır. Proje, Kur'an'ın tamamının görüntülü olarak tefsirini hedeflemiş ve 2008 yılında tamamlanmıştır. Görüntülü tefsir ile birlikte başlayan Gerekçeli Meal adı verilen Kuran'ın Türkçe tercüme çalışması da yukarıdaki projeyle eş zamanlı olarak yürütülmüş ve aynı tarihte tamamlanmıştır. Mustafa İslamoğlu, kimilerinde halen yazmaya devam ettiği Anadolu'da Vakit, Selam, Ribat, Yeni Şafak, Meydan, Aylık Dergi, Özgün Duruş gibi gazete ve dergilerde yayınlanan makaleleriniMakalat, Şafak Yazıları, Dağarcık, Yokluğunda Düşülmüş Notlar, Savaş Kesmeyen Sözler, Sözün Gücü mü, Gücün Sözü mü, Yerliler ve Yersizler, Ayetlerin Işığında isimleriyle kitaplaştırmıştır. Ayrıca kendisiyle yapılan söyleşiler, Söyleşiler I ve Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi adlarıyla yayımlandı. Mustafa İslamoğlu, bir gazetede yazdığı makale nedeniyle 1 yıl ve Ankara'da kapalı bir forumda sunduğu Kürt Sorununa Islami Çözüm başlıklı tebliğinden dolayı 1,5 yıl olmak üzere toplam 2,5 yıllık Gölcük Cezaevi'nde başlayan mahkumiyetini, Ankara Yarıaçık Cezaevi'nde tamamlamıştır. Cezaevinde çok zor şartlar altında Macar Oryantalist Ignaz Goldziher'in De Richtungen der İslamichen Koranauslegung adlı eserini, Arapça tercümesinden Türkçeye çevirdi. 1997 yılında Human Rights Watch Helmann-Hammet 1997 ödülünü aldı. Yazarın bunlardan başka II. Uluslararası Fetih Sempozyumu'nda sunduğu tebliğ, 1997 yılında Yürek Fethi adıyla kitaplaştı. Mekke'de kaleme aldığı Hac Risalesi 1998'de yayımlandı. Aralık 2000 tarihinde dini çevrelerde hayli ses getiren eseri Üç Muhammed'i yayımladı. Amerika/Atlanta'da verdiği seminerler, 2001'de Hayatın Yeniden İnşası İçin adıyla yayımlandı.Bunu 2000 yılında yayımladığı Ne Yapmalı-Nasıl Yapmalı-Kiminle Yapmalı adlı eseri takip etti. Yazar, 1983 yılında kaleme aldığı Seyrani adlı ilk edebi kitap çalışmasını 2002'de yayımladı. Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak adlı eser, yazarın yayımlanmış son kitabıdır. Yazar, İslami İlimler Akademisi'nde tefsir usulü dersleri vermekte ve Anadolu'da Vakit gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazarın konferans, seminer, hutbe ve konuşmalarından oluşan onlarca görüntülü eseri bulunmaktadır. Yazar, evli ve beş çocuk babasıdır.

İncelemeler

İbrahim aydın
Üç Muhammed'i inceledi.
446 syf.
·
21 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Öncelikle kitaba başlamadan, yazar hakkında bir takım olumsuz eleştiriler vardı; yok bilmem hadis inkarcısı vs. Kötü ithamlar vardı. Ben de merak ettim acaba öyle mi? Yazarın birkaç videosunu izledim, dedim ki insanlar gerçekten yazarı anlamamis ,ne demek istediğini cozememis ama yine de tatmin olmadım. Sonra baktım Mustafa İslamoğlu hocanın çok meşhur bir kitabı var: 3 Muhammed. Kitabın ismi başlangıçta insanı ürkütüyor, nasıl olur? 3 tane Muhammed'ten kastı ne olabilir, nasıl böyle bir başlığı seçmiş olabilir? Kitaba başladığımda başlangıçtaki düşüncelerimin beni yaniltigina çok sevindim. Gerçekten o kadar güzel ve anlamlı bir başlık ki . yazarın Burada 3 muhammed'ten kastı 1. İndirgemeci Muhammed tasavvuru 2. Yükseltmeci Muhammed tasavvuru 3. Kur'ana göre muhammed tasavvuru . İlk iki Muhammed tasavvuru " anlama problemidir" 3. Tasavvur ise uymamız gereken ve olması gereken bir tasavvur. Burada fazla ayrıntıya girmek istemem, kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Hz. Peygamberimizi anlamanın ve onun izinden gidecek bir kul olmanın gerekliliğini en iyi anlatan eser.
Üç Muhammed
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
152 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Şiir okuyucusu değilim. Malesef şiir ile aramda bir mesafe var, bunu kendimde bir eksiklik ve kusur olarak görüyorum. Bu kısa şiir kitabına gelirsek; hem iç derinliği, hem dış ahengi (ses uyumu ve kafiye) olan şiirlerden oluşuyor. Yazar 1985-90'lı yılları kapsayan bir dönem yazdığı şiirleri, yaşadıklarını, hissettiklerini aktardığı bir günlükmüşcesine, altlarında tarihleriyle okuyucusuna sunmuş. Bir anlamda otobiyografik izler var, sanki yaralarını bize göstermiş. Benim açımdan 85-90'lı yıllar içindeki yaşanmışlıklarının yoğunluğu ve yorgunluğu ayan beyan ortada. Yazarın bu şeffaflığını sevdim. Bu kadar şeffaflık da yürek ister, insanlar genelde yaralarını saklar. Hem kendi ülkesine, hem çevre coğrafyaya da yer yer ayna tutmuş; şiirlerinde konu olarak oraları, onların meselelerini dahil ettiğini de görüyoruz. Geleceğe yönelik "erken" sitemler gördüm. Daha önceleri okumuş olsam, ben herhalde o günlerde bunu algılayamazdım. Bugün benim de şikayet edip esefle andığım bir takım arıza ve sancıları o günlerden fark etmiş yazar. Ben ancak bugün anlıyorum derdini. Keşke tâ o günlerden göz yaşı gibi kaleminden dökülen gözlem ve tespitlerinde yanılsaymış. Yani, gerçek dertler, derin duygu ve muhakeme ile, coşkunlukla yazmış. Taşmış. Yanmış, yakmış. "al da git eğreti gülüşlerimi isyanı kutsayan yüz bende kalsın maviye boyama zor düşlerimi gemimi yakacak köz bende kalsın" Divan Mustafa İslamoğlu
Divan
5.9/10
· 38 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Sunaa
İmamlar ve Sultanlar'ı inceledi.
292 syf.
·
Puan vermedi
İslam tarihi şuurunu oluşturmak üzere okuduğum İmamlar ve Sultanlar kitabında istifade ettiğim kısmı ve dile gelemeyecek kadar hissettiğim acıyı ezgi ile açığa vurmayı muvafık buldum. "İnsanlar, "bir kul gibi yaşamak'tan daha çok "Kayser ve Kisra gibi yaşamaya" taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber'e uydurmak istemeyenler, Peygamber'i ve onun tebliğ ettiği dini kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı. Bu "uydurma" işlemi, "hilafet, İslâm Devleti" gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesinde boy gösteren Müslümanlar, kendilerine Peygamber'in "kul" siyasetini değil, insanlara "kullarım" demeye alışmış sulta sahiplerinin "piramitçi" siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki "devlet" düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı." İmam Azam gibi yüce âlimlerin de şehit olduğu İslam yolunda bize düşen 'Bilmek ve Tanımak'tır. Neyi? Her şeyi; kendini, Allah'ı, insanı, mahlukatı, Rasul'ü, dostu, düşmanı, iyiyi, kötüyü, dünü ve bugünü...
İmamlar ve Sultanlar
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Kitapsever
Esma-i Hüsna 3. Cilt'i inceledi.
607 syf.
·
29 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Sınırsız, mutlak ve aşkın bir varlık olan Allah'ın zatını, sınırlı ve mukayyet bir varlık olan bizlerin idrak etmesi mümkün değildir. Allah'ı tanımak Allah'ın hem kavli kitabı olan Kur'an-ı Kerim'den ve hem de Kevni kitabı olan evrenden okumakla mümkündür. Mustafa İslamoğlu'nun bu 3 ciltlik Esma-i Hüsna kitabı, Kur'an ayetleri ışığında yazılmış harika bir eser olması bakımından her Müslümanın okuması gerektiğini düşünüyorum.
Esma-i Hüsna 3. Cilt
OKUYACAKLARIMA EKLE
5