Nesrin Aydemir

Nesrin Aydemir

9.7/10
11 Kişi
·
44
Okunma
·
2
Beğeni
·
916
Gösterim
Adı:
Nesrin Aydemir
Unvan:
yazar
Atatürk'e ait bir eser yazmak istedim. İşe bütün dünya büyüklerinin hayatını tetkikle başladım. Onları okudukça ve tanıdıkça Atatürk gözümde daha çok büyüdü. En nihayet şuna kani oldum ki Atatürk yazılamaz, anlatılamaz...
Mustafa Kemal Paşa dedi ki: "Türk kadınlarının toplum hayatında bir köşeye çekilip kabuğu içinde zannediyorsanız onları yalnış anlamış olursunuz. Halkımızın yüzde sekseni köylüdür. Bunların arasında kadınlar, erkeklerle beraber yan yana çalışırlar ve erkeğin hayatına tamamen katılırlar. Halkın geri kalanı kasabalarda, İzmir veya İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşarlar. Buralarda kadınların erkeklerden ayrı yaşamaları, bir kötü adet olan erkeklerin bencilliği yüzündendir. Bütün Türk kadınları, erkeklerle tam bir eşitlik ve menfaat ortaklığı dairesinde bulunacakları günü bekliyorlar.
Bir kere karşılaşmışlar. Göksu'da Latife Hanım sandalla dolaşıyormuş. Atatürk'ün de bir motoru vardı. Adını hatırlamıyorum. Birbirlerini görünce, Atatürk kalkmış selam vermiş. Çok ağladı Latife sonradan. Tek karşılaşmaları budur. Fakat gördüğü günden ölünceye kadar sevdiği bir insandı..."
Atatürk notayı okuduktan sonra; " Bu notayı hangi kalemle yazdınız?" diye sormuş.
Latife Hanım elindeki kalemi gösterince Atatürk o kalemi Latife Hanım'ın elinden almış ve öpmüş.
Özel yaşamında çok sakin, çok temkinli ve efendi bir insandı. Bir kere bilmem ki ben odaya gireyim de Atatürk ayağa kalkmasın. Halbuki ben o zaman on dört-on beş yaşında bir çocuğum. Herkese karşı müthiş saygılıydı.
Fikriye, udunu getirerek şarkıyı söylemeye başladı: "Söyle tabip var mı derdi aşka tıbbın çaresi/ Eyle Ruhsar eyle aram ta ciğerden yaresi..." Şarkıyı söylerken içinden ağlıyordu.
Bu konular yeni yeni konuşuluyor. İçkisi, sigarası... Rahatsız oluyor musunuz?
Okullarda savaşlar okutuluyor ama bilmedikleri Atatürk'ün insan yönü. Her şeyden evvel insan o. Bu yüzden de rahatsızlık duymuyorum. Çok büyük bir asker, çok büyük bir devlet adamı, çok büyük bir devrimci. Atatürk'ün rakısından bahsediliyor. Stresini atmak için içiyormuş,muazzam sofraları filan anlatıyorlar. Onları hatırlıyorum, o sofralar imtahan sofrasıydı. Fikir alışverişi yapılırdı.
VASİYETNAMESİ
"Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Halk Partisi'ne atideki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum:
1. Nutuk ve hisse senetleri, şimdiki İş Bankası tarafından nemalandıralacaktır.
2.Her seneki nemadan bana nisbetleri şerefi mahruz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda 1000, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira Rukiye ve Nebile'ye şimdiki 100'er lira verilecektir.
3.Sabiha Gökçen'e bir ev alabilecek kadar para verilecektir.
4. Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emirlerinde kalacaklardır.
5. İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç oldukları yardım yapılacaktır.
6. Her sene nemadan mutebakı miktar, yarı yarıya Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
İnsanın kalbinin kırıldığı yerde aşk düşeceği toprağı seçemez. Aşk ikliminin yaşandığı yerde, acının aralığı insanın seçme gücü kadar vardır. Tarihi yaratanların ömürlerine düşen gölgeler, uzunluklarında mesafeyi gösteremezler. İnsanların hayatlarında karşılaştıkları duygusal örselenmeler, yalnızca o insana ait çözümlenememiş şifrelerdir. Çünkü aşk yalnızca ve yalnızca bir insanın duygusal yapısının içinde rüzgar alan yanlardır.
Kalbinin atışları değişiyordu onu gördüğünde. Artık o çok uzaklardaydı ve bitmek bilmeyen gecelerde kalbinin sızısıyla onu düşünüyordu. Aşk acısı düşmüştü bir kere yüreğine.
Fikriye Hanım ve Latife Hanım'ın Atatürk'e duyduğu aşkı anlatan güzel bir kitap. Tavsiye ederim..

Yazarın biyografisi

Adı:
Nesrin Aydemir
Unvan:
yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 44 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.