Savaş Özpınar

Savaş Özpınar

YazarDerleyenÇevirmenEditör
8.1/10
27 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
397
Gösterim
Eva Braun yaşadıkları facianın bu son perdesine özellikle ortak olmak istiyordu. Savaş Berlin’e doğru yaklaşırken, Hitler onu Münih’e göndermişti. 14 Nisan’da başkent savaşa hazırlanırken Eva’da tekrar Berlin’e dönüp geldi. Hitler onu yanından ayrılması için çok zorladı fakat söz geçiremedi. Çünkü Eva Braun evlenmek ve Führer’le beraber ölmek için gelmişti!
Aralık 1920’de NSDAP ordudan sağladığı gizli ödenek ile bağımsız Volkischer Beobachter (halkın gözcüsü) gazetesini satın aldı. Hitler’in artık kendi görüşlerini daha etkili bir şekilde yayabileceği bir gazetesi vardı.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ömer Hayyam adına güzel bir inceleme olması dileği ile...

Ilk önce kısa bir hayatı:

Asıl adı Giyaseddin Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam' dır. 18 Mayıs 1048'de İranin Nişabur kentinde doğan Ömer Hayyam bir çadırcının oğludur. Tıp, fizik, astronomi, cebir, geometri ve yüksek matematik alanlarında önemli çalışmalar yapmıştır. O herkesten farklı olarak yaptığı çalışmaların cogunu kaleme almamış, oysa O ismini çokça duyduğumuz teoremlerin isimsiz kahramanıdır.

21 Mart 1079 yılında tamamladığı, halk arasında “Ömer Hayyam Takvimi” bugün ise “Celali Takvimi” olarak bilinen takvim için büyük çaba sarf etmiştir. Eserleri arasında İbn-i Sina'nın Temcid (Yücelme) adlı eserinin yorum ve tercümesi de yer alır. Öğrenimi tamamlayan Ömer Hayyam kendisine bugünlere kadar uzanacak bir ün kazandıran Cebir Risaliyesi'ni ve Rubaiyat'ı Semerkant'ta kaleme almıştır.

Ömer Hayyam, İlmini genişletmek için zamanın ilim merkezleri olan Semerkand, Buhara, İsfahan'a yolculuklar yapmıştır. 4 Aralık 1131'de doğduğu yer olan Nişabur'da dünyaya veda etmiştir.
(alıntı)

Ama insanlar bu bilim insanı ve husta kişiyi daha çok Rubai(dörtlük) leriyle tanıyor.
Ne hikmetse insanların ilgisini tuhaf şeyler çeker. Kimileri şarapçı olarak biliyor, bu benim için üzücü bir şey, eğer Ömer Hayyam ın düşündüğü şarap metaforuyla anıyorsa sıkıntı yok lakin diğer şekilde aşağılayıcı bir durumsa hepimizi üzmesi gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak şiirlerinden bahsedip sonlandırıcam incelemeyi.

Şiirlerinden en belirleyici şey "Ölüm" olarak gördüm.
Kimi yerde bir çok şeyi iğneliyor ve yeriyor. Kimileri için asıl gerçekler bunlar.
Bazı yerlerde bu adam kafayı yemiş diyebilirsiniz.
Çoğu yerde mey, şarap, meyhane kelimlerini çok kullanıyor. Üzüm mesela.
Ama hangi şarap...
Şimdi size Mevlananın şarap bakışını anlatan bir link atayımhttp://www.ask-imevlana.com/...saraptan-kasti-nedir
Çoğu iranlı şaiirin kullandığı bir tarz haline gelmiştir.

Başka bir yerde şöyle açıklama getiriliyor Mey, Meyhane hakkında:

“Farsça, içki içilen yer demektir. Kulun aşk ve şevkle Rabbine münâcât yeri. Kâmil arifin Allah aşkıyla dolmuş gönlü, tekke, lâhûtî âlem.” (Ethem Cebecioğlu; Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü, Otto Yayınevi, 2014)

“Meyhâneden kasıt tekke veya dergâh; mahbup ve maşuktan kasıt ise Cenab-ı Hak’tır. Şem`, ilâhî nur; sâkî ve sârbân mürşit; hum, humhâne, kâse, kadeh, cam kelimeleri âşığın kalbi; mutrip de ilâhî hakikati öğreten kişi yani mürşittir. Bunun gibi daha birçok terim farklı anlamlarda karşımıza çıkar.” (Azmi Bilgin, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. 40, İstanbul 2011, s. 381.)

Son olarak Ömer Hayyamın şiirlerinin matematikse cebir düşüncesiyle yazıldığı söyleniyor.

Umarım faydalı olmuştur.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu güzelim rubaileri Aden yayınlarından alıp okumayı aklınızdan bile geçirmeyin. Kesinlikle çeviriden kaynaklandığını düşündüğüm mantık hataları var. Üstüne, tekrar eden rubailer var ki, bu tam rezalet.
İş bankası gibi daha üzerinde özenle çalışmış yayınları tavsiye ederim. İyi okumalar.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Semerkant ve Alamut Kalesi'nden sonra okumasam çatlardım herhalde . . .
O dönemde bu dörtlükleri yazabilmeyi geçtim düşünebilmek bile çok büyük bir cesaret isterken ; Hayyam bunları hayata geçirmiş eli öpülesi bir kahraman bence . . .

Yazarın biyografisi

Adı:
Savaş Özpınar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okuyacak.