Sebahattin Ceylaner

Sebahattin Ceylaner

Yazar
8.3/10
30 Kişi
·
74
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.568
Gösterim
Adı:
Sebahattin Ceylaner
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1983
1983 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini İstanbul’da tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesini bitirdi. Özel kurum ve kuruluşlarda öğretmenlik yapan yazar, 2010 yılında ilk kitabını “Su” adıyla polisiye roman türünde yayımladı. Aynı yıl hayatını eşiyle birleştirdi. 2011 yılında mutlu evliliğinin meyvesi olan şirin yavrusu İdil Zülal dünyaya geldi. Hâlen çok sevdiği öğretmenlik mesleğini yapmaya devam eden yazar; boş zamanlarını ailesi, sevdikleri ve kitaplarla geçirmekte, hayata yeni bakışlar getirmek adına çalışmalar yapmaktadır.
Zaman geçiyordu. Her gün, koskoca dünya bile güneşini tazeliyor, her güne birçok yolcusunu uğurlamış, yerine yepyeni nefesler alarak başlıyordu.
Değişim, hayatın diğer ismiydi.
Birazdan Ayasofya ve Sultanahmet'ten yükselen ezan sesleri tüm kulakları doldurur, iki nazenin sevgili gibi her gün birbirine söyledikleri şiiri bir kez daha işlerdi yüreklere...
"Sensizliğin resmini astım duvarıma. Umudun ışığıyla aydınlattım. Bekledikçe anladım sabrın güzelliğini."
Dile gelen tüm sözler art arda sıralandığında, üç harfin yan yana gelip de anlatabildiğini anlatır mı? Üç nokta yan yana geldiğinde fark edilir, sonsuzluk deryasının taze serinliği. Anlaşılır ki O'nu anlatmaya dil çaresiz…
"Allah' ım, gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle,
Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle…"
Sebahattin Ceylaner
Sayfa 150 - Hayat Yayın Grubu
Çok beğendim, çok güzel aşk dolu bir kitap.Aşk' dan bahsederken ne ölçüde bahsediyoruz ve ne kadar önemsiyoruz .Bu kitabı okurken onu düşündüm.
Uzun süredir kitaplığımda olan bu kitabı daha önce okumadığım için pişmanım. Kesinlikle iki üç defa daha okurum, son sayfasında gözyaşı döktüğüm bu kitabı. Bu sitede hak ettiği değeri görememiş. Umarım en kısa sürede hakettiği değeri alır. Belki de ben buna vesile olurum. =)) Şimdi romandan bahsetmek gerek…

Aşk; Hasret mi, Vuslat mı?

Aşk için hangisi gerekli. Hasretle tutuşmak mıdır aşk, Vuslatla yaşamak mı?

Aşka giden her yol Hasretten mi geçer? Her hasret sonunda Vuslata mı erer?

Hangisi daha gerçek? Hangisi daha doğru? Hangisi daha bir AŞK?

Elif gibi dimdik mi olmalı yoksa Vav gibi tevazu sahibi?

Elif' sen eğer, dimdik duruşunun ardında gurur ve kibir vardır. Aşkın değerini geç anlarsın. İşte bu yüzden Elif, Hasrete tabi tutulur. Hasret ateşiyle yana yana kibri de gururu da erir gider. Tıpkı Elif' in de eriyip Vav' a dönüşmesi gibi. Hasret vakti dolmuşsa bil ki sen Vav' sındır. Kibrinden, gururundan arınmış Aşkla kalmışsındır. Senin için Vuslat vakti gelmiştir. Çok istediğin Vuslat önündedir. Fakat vereceği sonuç belirsizdir. Ya senin Aşkına verilen mutluluk Hasret olan kısmındaysa diye düşünürsün. Ama yine de Vuslata özlemin, merakın vardır. İnanırsın sana iyi gelip, iyileştireceğine. Bazen düşündüğün gibi olmaz. Vuslatla mutlu olmak yoktur yazgında. Senin için biçilen Hasrettir. Ama yine de vazgeçmezsin Vuslattan. Acısıyla da olsa Vuslat olsun dersin. İşte… yolun ya Hasrete ya Vuslata düşer. Başka seçeneği yoktur Aşkın. İkiside yoksa zaten nefeste yoktur.

Aşkla gelmişiz dünyaya. Her zerremiz Aşktan ibaret. Aşk bizim zerrelerimizden ibaret. Aşk bile bizim için varken Yalnızım demek nankörlük olur. Hiçbir değerim yok deme! Her gün her gece yaşaman için nefes vereni dinle! Her şey senin içinken Yalnızım demek ne haddine!

Gündüz, gece, yatarken, kalkarken diline dola "Elhamdülillah" diye. Unutma! Rabbin düşünüyor seni her salise.

Lâl ile Bilal' in hikayesi değil bu. Bu, Aşkın hikayesi. Bu, Kız Kulesi ve Kar tanesinin hikayesi. Bu, Elif' in Vav' a olan aşkının hikayesi…

BU, BİZİM HİKAYEMİZ... HEPİMİZİN...

Keyifli Okumalar Dilerim Efendim... =)))
Çok uzun zaman önce tanıtımına denk gelip veni bir hayli meraklandırmıştı. Sonrasında kitapta bahsi geçen Hacettepe Beytepe ve bilhassa Yıldız Amfiye gidip gerçekten o aksiyonun yaşandığı yerler var mı diye bakmıştım. Lansmanına göre güzel bir kitaptı. Yazarın bu alanda ve kendi dilinde en azından denemiş dedirten fikirler eşliğinde okudum. Son olarak bizim bildiğimiz sudan enerji üretmek belki de Aya Yolculuk kitabının yaptığı etki gibi birini etkiler ve gerçekten bir gün sudan masrafsızca elektrik üretebilen bilim insanları yetişir.
Dikkat spoiler içerir.
Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyesi olan Sedat Kızılçam, hidrojen üzerine araştırma yapmakta ve hidrojeni bir katalizör vasıtasıyla pil gibi bir şeyin içerisine depolamaya çok yaklaşmaktadır. Ancak bir gün söyleşisi olduğu halde oraya gitmez ve asistanı Özgür bu durumu araştırdığında kaybolduğunu anlar. Polise haber verir ve Cinayet Masasından Beyza olayı araştırmak üzere görevlendirilir. Emniyet içerisinde başka bir gizli birimden de hocayı arayanlar vardır ama hoca Ahmet adında bir kiralık katili olan Hayim adlı bir adamın elindedir. Beyza tekrar Beytepe'ye gittiğinde Aslı ile karşılaşır. Aslı bir yüksek lisans öğrencisi olmak ile beraber Sedat hocanın kızıdır. Gizlice Emniyetin sığınağına giden Beyza ve Aslı orada Ahmet ile karşılaşır. Ahmet, Özgür'ü öldürmüştür ama yaptıklarından pişman olduğu için hocayı bulmaya yardım edecektir. Bunun için Hayim'in İstanbul'daki mabedine giderler. Acaba ekip başarılı olabilecek midir? Hocayı kurtarabilecek midir? Keyifle okunan bir roman.
Bu kitabi okuyanlar bu kitabi çok beğenenler cok tatli seyler var okumanızı öneririm 123456 okuyun lutfen ben beğendim yazarı tebrik ederim güzel yazmış bu kitabı , anlatımı güzeldi saf bir aşkı anlatmış mutlaka okuyun 10 üzerinden 10 veriyorum bu güzel hikayeye ...

Yazarın biyografisi

Adı:
Sebahattin Ceylaner
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1983
1983 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini İstanbul’da tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesini bitirdi. Özel kurum ve kuruluşlarda öğretmenlik yapan yazar, 2010 yılında ilk kitabını “Su” adıyla polisiye roman türünde yayımladı. Aynı yıl hayatını eşiyle birleştirdi. 2011 yılında mutlu evliliğinin meyvesi olan şirin yavrusu İdil Zülal dünyaya geldi. Hâlen çok sevdiği öğretmenlik mesleğini yapmaya devam eden yazar; boş zamanlarını ailesi, sevdikleri ve kitaplarla geçirmekte, hayata yeni bakışlar getirmek adına çalışmalar yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 74 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 26 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.