Sedat Alp

Sedat Alp

Yazar
8.0/10
3 Kişi
·
8
Okunma
·
3
Beğeni
·
481
Gösterim
Adı:
Sedat Alp
Tam adı:
Sedat Alp
Unvan:
Tarihçi
Doğum:
Karaferye, 1 Ocak 1913
Ölüm:
Ankara, 10 Ekim 2006
Sedat Alp, (d. 1 Ocak 1913, Karaferye - ö. 10 Ekim 2006, Ankara) Türkiye'nin ilk hititoloğu olan Türk akademisyen. 1982-1983 yılları arasında Türk Tarih Kurumu başkanı olarak görev yaptı.

1932 yılında Atatürk'ün açılmasını sağladığı bir yarışmayı kazanarak Leipzig ve Berlin Üniversitelerinde eski çağ tarihi, hititoloji, eski Anadolu dilleri ve kültürleri, sümeroloji ve akadistik ve arkeoloji eğitimi aldı. 1940 yılında doktora sınavını vererek yurda döndü veAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde hititoloji alanında çalışmalar yaptı. 1959 yılında ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1956-1958 yılları arasında DTCF dekanlığı görevini yürüttü.

1953 yılında Federal Almanya'da Münster Üniversitesinde misafir Profesör olarak ders verdi. 1959 yılında Londra'da Victoria and Albert Museum'da konferans verdi, 1967 yılında Roma'da toplanan Uluslararası Mikenoloji kongresine şeref konuğu olarak katıldı, 1969yılında Alman Arkeoloji Enstitüsünün davetlisi olarak Berlin Üniversitesinde, 1975, 1977-78 yıllarında yine Berlin, Hamburg, Bochum, Giessen, Würzburg, Bonn ve Tübingen Üniversitelerinde, 1977 yılında da Japan Foundation ve Waseda Üniversitesinin davetlisi olarak Tokyo'da bildiriler sundu.

Münih Üniversitesinde 1979 yılında misafir Profesör olarak ders verdi. Aynı yıl içinde Çekoslovakya'da Prag Üniversitesi'ne, İsviçre'de Bern ve Zürich Üniversitelerine, 1980 yılında Paris'te Collège de France'a ve İtalya'da Pavia Üniversitesine davet edilerek, tarafından verilen konferanslar yanında, İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsünde davetli olarak birkaç kez bildiri sundu. 1958/1959'da bir yıl süre ile Londra'da, yine 1959'da üç ay süre ile Paris'te, 1969'da bir yıl süre ile Berlin'de, 1978'de iki ay süre ile Federal Almanya'da Marburg'ta davetli olarak, 1981/82'de dört ay süre ile Mainz'ta Bilimler Akademisinin davetlisi olarak araştırma yaptı.

Türk Tarih Kurumu üyeliğine 1946 yılında seçildi. Türk Tarih Kurumu'nda Genel Sekreter olarak uzun yıllar görev yaptı. Genel sekreter olarak 7., 8. ve 9. Türk Tarih Kongrelerini organize etti. Sunduğu bildirilerle Kongrelerin bilimsel çalışmalarına katıldı. 1982 yılında Türk Tarih Kurumu Başkanlığı'na seçildi.

Yurt içinde ve yurt dışında birçok bilim kuruluşunun üyelik yaptı.

1953 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsünün muhabir üyeliğine, 1956 yılında aynı Enstitünün aslî üyeliğine ve 1979 yılında Mainz Bilimler Akademisi üyeliğine seçilen Sedat Alp Mainz Bilimler Akademisine seçilen iki Türk bilim adamından biridir.

Uluslararası Akademiler Birliği toplantılarında Türk Tarih Kurumu'nu iki kez temsil etti. 1957 yılında İtalyan Cumhurbaşkanının nişanı ile, 1972 yılında Federal Almanya Cumhurbaşkanının en yüksek liyakat nişanı ile onurlandırıldı.

En önemli keşifleri arasında Boğazköy'den sonra en çok çivi yazılı tablet bulunan Maşat Höyük'ün metinlerdeki adının Tapigga olduğunun saptanması bulunmaktadır.[1]

10 Ekim 2006 günü, Ankara'daki evinde vefat etti.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Dillerle ilgili ayrıntılı açıklamaların ardından, seçilmiş tabletler ve hiyeroglifler üzerinden Anadolu'nun Hitit Çağındaki durumu ele alınıyor. Buradaki metinler Hitit tarihi açısından büyük önem arz eden metinler. Hem o çağdaki insanların yaşantısı açısından, hem devletlerin arasındaki ilişkiler açısından, hem de inanç faktörü açısından bu coğrafyanın belki de kaderini belirleyen metinler. Her metnin yanında hem tabletin bir görselini, hem de tablet veya hiyeroglif içeriği ile bağlantılı eserlerin görselini bulabiliyorsunuz. Tübitak yayınlarının baskı kalitesi çok iyi olduğundan, okurken keyif alıyorsunuz.

Ayrıca tipografi açısından noktalama işaretlerine kadar kusursuz baskılar içeriyor bu yayınlar. Yazı boyutu sebebiyle ve aradaki görsellerin çokluğu nedeniyle aslında 185 sayfa olan eserin okuması bir gün içerisinde bitebilecek rahatlıkta. Dolayısıyla bu kitabı bitirmek çok zamanımı almadı. Tabi benim gibi görsellere çok takılıp ayrıntıları bulmaya ve izlemeye meraklıysanız iki günde bitmesi de mümkün. Hitit Çağında Anadolu tek başına Hititler hakkında birçok bilgi veren bir kitap olmaktan daha çok, Hititlerle ilgili belirgin konular hakkında bilgi veren bir kitap. Bu noktada eğer Hititlerle ilgili tek bir eserden bilgi almak istiyorsanız bu kitap bunun için tam anlamıyla yeterli değil.
Kitabın içeriği Sedat Alp'in belirli yerlerde yayımlanmış bir takım makalelerinin toplanmasından oluşuyor. Bu çok kıymetli makalelerden kitaba adını da veren Hitit Güneşi adlı makale ile başlıyor kitap. Aslında Hitit Güneşi diye bir kavramın olmadığını, bize Sıhhiye'de Hitit Güneşi olarak tanıtılan heykelin, bir Hatti eseri olduğu, bu eseri "Türk değildir" diye eleştirmenin ne kadar hatalı olduğunu açıklıyor. Bu ve bunun gibi birçok makale ile Hititlerin duvar kabartmalarında bolca yer alan sazın, bugün Anadolu'nun sembollerinden biri haline gelen ozanlarımızın sazı-bağlaması olduğuna ilişkin yeni tespitlerini içeren makalelerde var. Kitapta makaleler altı bölüme ayrılmış. Her biri de sıkmayacak kadar kısa, yetersiz hissetmeyecek kadar uzun nitelikteler.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sedat Alp
Tam adı:
Sedat Alp
Unvan:
Tarihçi
Doğum:
Karaferye, 1 Ocak 1913
Ölüm:
Ankara, 10 Ekim 2006
Sedat Alp, (d. 1 Ocak 1913, Karaferye - ö. 10 Ekim 2006, Ankara) Türkiye'nin ilk hititoloğu olan Türk akademisyen. 1982-1983 yılları arasında Türk Tarih Kurumu başkanı olarak görev yaptı.

1932 yılında Atatürk'ün açılmasını sağladığı bir yarışmayı kazanarak Leipzig ve Berlin Üniversitelerinde eski çağ tarihi, hititoloji, eski Anadolu dilleri ve kültürleri, sümeroloji ve akadistik ve arkeoloji eğitimi aldı. 1940 yılında doktora sınavını vererek yurda döndü veAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde hititoloji alanında çalışmalar yaptı. 1959 yılında ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1956-1958 yılları arasında DTCF dekanlığı görevini yürüttü.

1953 yılında Federal Almanya'da Münster Üniversitesinde misafir Profesör olarak ders verdi. 1959 yılında Londra'da Victoria and Albert Museum'da konferans verdi, 1967 yılında Roma'da toplanan Uluslararası Mikenoloji kongresine şeref konuğu olarak katıldı, 1969yılında Alman Arkeoloji Enstitüsünün davetlisi olarak Berlin Üniversitesinde, 1975, 1977-78 yıllarında yine Berlin, Hamburg, Bochum, Giessen, Würzburg, Bonn ve Tübingen Üniversitelerinde, 1977 yılında da Japan Foundation ve Waseda Üniversitesinin davetlisi olarak Tokyo'da bildiriler sundu.

Münih Üniversitesinde 1979 yılında misafir Profesör olarak ders verdi. Aynı yıl içinde Çekoslovakya'da Prag Üniversitesi'ne, İsviçre'de Bern ve Zürich Üniversitelerine, 1980 yılında Paris'te Collège de France'a ve İtalya'da Pavia Üniversitesine davet edilerek, tarafından verilen konferanslar yanında, İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsünde davetli olarak birkaç kez bildiri sundu. 1958/1959'da bir yıl süre ile Londra'da, yine 1959'da üç ay süre ile Paris'te, 1969'da bir yıl süre ile Berlin'de, 1978'de iki ay süre ile Federal Almanya'da Marburg'ta davetli olarak, 1981/82'de dört ay süre ile Mainz'ta Bilimler Akademisinin davetlisi olarak araştırma yaptı.

Türk Tarih Kurumu üyeliğine 1946 yılında seçildi. Türk Tarih Kurumu'nda Genel Sekreter olarak uzun yıllar görev yaptı. Genel sekreter olarak 7., 8. ve 9. Türk Tarih Kongrelerini organize etti. Sunduğu bildirilerle Kongrelerin bilimsel çalışmalarına katıldı. 1982 yılında Türk Tarih Kurumu Başkanlığı'na seçildi.

Yurt içinde ve yurt dışında birçok bilim kuruluşunun üyelik yaptı.

1953 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsünün muhabir üyeliğine, 1956 yılında aynı Enstitünün aslî üyeliğine ve 1979 yılında Mainz Bilimler Akademisi üyeliğine seçilen Sedat Alp Mainz Bilimler Akademisine seçilen iki Türk bilim adamından biridir.

Uluslararası Akademiler Birliği toplantılarında Türk Tarih Kurumu'nu iki kez temsil etti. 1957 yılında İtalyan Cumhurbaşkanının nişanı ile, 1972 yılında Federal Almanya Cumhurbaşkanının en yüksek liyakat nişanı ile onurlandırıldı.

En önemli keşifleri arasında Boğazköy'den sonra en çok çivi yazılı tablet bulunan Maşat Höyük'ün metinlerdeki adının Tapigga olduğunun saptanması bulunmaktadır.[1]

10 Ekim 2006 günü, Ankara'daki evinde vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 8 okur okudu.
  • 9 okur okuyacak.