1000Kitap Logosu
Simone Weil

Simone Weil

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.8
106 Kişi
388
Okunma
83
Beğeni
3.331
Gösterim
Unvan
Fransız Filozof ve Mistik
Doğum
Paris Fransa, 3 Şubat 1909
Ölüm
Ashford, Birleşik Krallık, 24 Ağustos 1943
Yaşamı
Hayatı Weil, 1909'da ataları Musevi olmakla birlikte kendisini ve büyük erkek kardeşini agnostik olarak büyüten bir ailenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya geldi. Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti. Weil'in oniki yaşında Antik Yunanca öğrenerek ileri düzeyde kitapları okuyabilmesi ileride sergileyecek yeteneklerinin bir ön habercisiydi. École Normale Supérieure'deki sınıfının ikincisi olmuştu. 1919'da on yaşındayken Bolşevik olduğunu ilan etti. Gençliğinde işçi hareketine katıldı. Politik yazılar kaleme aldı, gösterilerde yürüdü ve işçi haklarını savundu. 1931'de öğretmenlik diplomasını alarak Le Puy adlı kız okulunda felsefe öğretmeni oldu. Öğretmenliğinin yanı sıra tüm eleştirilere rağmen marksizme inanan bir kişi olarak işsiz ve grevdeki işçiler arasına girerek yerel politik eylemlere katıldı. Sonraları Marksist görüşlerinden vazgeçmesine rağmen demokratik ve kapitalist toplumlara ilişkin görüşlerini yazmaya devam etti. Weil kapitalizm ve sosyalizmin sınırları hakkında kötümser bir görüşe sahipti. 1934'de sıradışı metotları sebebiyle öğretmenliği bırakmaya zorlandı ve Paris fabrikasında çalışmaya başladı. Kötü sağlığı ve eksik fiziksel gücü sebebiyle fabrikada fazla çalışamadı. 1936'da öğretmenliğe geri dönmüş ancak artık tüm şevkini kaybetmişti. Aynı yıl İspanya'ya gider ve İspanya İç Savaşı'nda anarşist cepheye katılır. Silah kullanmaz ancak cephe gerisinde çalışır. Kaynar suyla yaralanır ve Fransa'ya geri döner. Savaşdan sonra Weil ilgisini dine yöneltir. Tanrı ve onun kendi yaşamı ile ilgili iradesi hakkında daha fazla şey keşfetmenin peşine düşmüştür. İlk mistik deneyimini Solesmes Manastırında keşişlerin söyledikleri ilahileri dinlerken yaşar. Bu deneyiminden sonra hayatının geri kalanını Tanrı'nın kendi yaşamıyla ilgili iradesini keşfetmeye ve deneyimlerinin entelektüel sonuçlarını ifade etmeye adamıştır. Weil'e 1943'de tüberküloz teşhisi konmuştur. Doktorları tarafından dinlenmesi ve iyi bir diyet programı takip etmesi istendi ancak o, politik eylemlere katılmaya, ülkesindeki direniş sebebiyle duyduğu üzüntüyle yiyeceğini ülkesindeki insanlarının yiyeceği oranında kısıtlar ve çoğu kez çok az yiyecekle yetinir. Paraya önem vermeyişi özel bir tedavi kabul etmesine izin vermez. Sağlığı gittikçe kötüleştiğinden İngiltere'de Ashford'da bir senatoryum'da yatmak zorunda kalır. Kimilerince 20.yüzyılın en ilginç filozoflarından kabul edilen Simone Weil, 1943 yılının Ağustos ayında 34 yaşındayken kalp yetmezliğinden dünyaya gözlerini kapar. Ölüm raporunda şu ifadeler yer alır; "Merhume zihin dengesini yitirerek yemek yemeği reddedip kendini öldürdü." Çoğu eseri ölümünden sonra yayınlanmıştır.
Kişi ve Kutsal
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yerçekimi ve İnayet
OKUYACAKLARIMA EKLE
Tanrı’yı Beklerken
OKUYACAKLARIMA EKLE
Felsefe Dersleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kökler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Baskı ve Özgürlük
OKUYACAKLARIMA EKLE
Waiting for God
OKUYACAKLARIMA EKLE
Some Thoughts on the Epic
OKUYACAKLARIMA EKLE
The Need for Roots
OKUYACAKLARIMA EKLE
The Notebooks of Simone Weil
OKUYACAKLARIMA EKLE
Elif Çevik
Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler'i inceledi.
56 syf.
·
5/10 puan
Hristiyan inancında bir derviş
Kafa karıştıran bir kitap. Her ne kadar kısa ömründe çok şey yaşamış olsa da Simone Weil, yaşının ötesinde bir sesle vaaz ediyor. Ama ses, kendi sesi mi yoksa ödünç alınmış bir ses mi emin olamadım. Metnin çok fazla tekrara düşmesi de ayrı bir sorun. İlahi aşk konusunda bizdeki tasavvuf öğretilerine benzer şeyler söylüyor ancak hep içime sinmeyen bir şeyler oldu. Kendi ifadesiyle "...ruhumuzda Tanrının hazinesinin geçeceği yalnız iki delik vardır; bunlar mutsuzluk ve güzelliktir." Mutsuzluğa verdiği aşırı önem Hristiyan inancından kaynaklanıyor. Hz. İsa'nun mutsuz olduğu savına dayanarak Tanrıya ulaşmada olmazsa olmaz bir unsur olarak görüyor. İslami bakış açısıyla bakıldığında bu gibi ifadelerin fazla duygusal yorumlar olduklarını görebiliyorsunuz. Kitapta altını çizdiğim birkaç cümle: 1. "Bir yıldızın uzaklardaki parıltısı, denizdeki dalgaların çıkardığı ses, tan ağarırken ortaya çıkan sessizlik kaç kez insanların dikkatini çeker? Dünyadaki güzelliklere kayıtsız kalmak da belki mutsuzluğa giden yolda bir günahın ve suçun başlangıcı olarak görülmeli." Kendi adıma cümleye "duygularımı" kelimesini de ekleyerek: 2. " ...düşüncelerimi yaşayacakları başka bir barınağa yollayabilmenin adıdır dostluk." Simone Weil kimmiş, tanışıp dost olalım diyenlere tavsiye edilebilir.
Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler
Okuyacaklarıma Ekle
1
7
Adem Kara
Yerçekimi ve İnayet'i inceledi.
207 syf.
·
9/10 puan
Eserleri yeni yeni yayımlanıyor. Ketebe, biyografisiyle birlikte bazı kitaplarını yayımladı. Aynı şekilde buna FOL, Doğu Batı ve Pinhan’da eşlik etti. Sağ olsunlar. • 34 yaşında vefat ediyor Simone Weil. Tam bir direniş örneği aslında. İlginç ve takdir edilesi bir yaşam. ‘Bir’in ne denli önemli olduğunu gösterir şekilde bir yaşam. • Agnostizm, Marksizm ve Mistisizm. İşçi hareketleri, politik yazılar ve cephede savaşlar. Andre Gide, Albert Camus ve T. S. Eliot gibilerinden gelen övgüler, yorumlar. • Kitaba yazdığı önsözde Gustave Thibon onun sağ ve sol ‘yakınlaşamamasını’ şu şekilde anlatıyor: “Halka beslediği sevgi ve her türlü baskıya duyduğu nefret onu sol partilere bağlamak için yeterli değildir; gelişmeyi reddetmesi ve geleneğe duyduğu saygı da onun sağ düşünce içine sokulmasına olanak vermez.”(s.19) • Ve Simone Weil söylemiyle; “Bağlanma, yanılsamalar üretir ve her kim gerçeği istiyorsa bunlardan kopmak zorundadır.”(s.46) Bağlanamazdı. Bağlanmadı da. • Yerçekimi ve İnayet. Zorunluluk hali ve iyilik. Mecburiyet ve Tanrı’nın Lütfu. Bunlar bir nebze açıklıyor eserini. Ama asla kafi değil. • O Platon’u örnek almıştı. Zor bir eser okuyacaksınız. Oldukça zor. Weil’in yaşamı kadar zor belki de. Buyurun. • “Her şeyin yitirildiği bu çağdan daha iyi bir çağda doğamazdın.”(s.203)
Yerçekimi ve İnayet
Okuyacaklarıma Ekle
13
Beyza
Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler'i inceledi.
56 syf.
·
3 günde
·
5/10 puan
Yine bu ay okuduğum bir felsefe-düşünce kitabı. Yazarımız Katolik inancına bağlıdır. Eserde Tanrıya bağlılık, ilahı aşk ile ilgili bahsedilenler bizim inancımıza yakın olduğu için isminin böyle çevrilmesini daha uygun görüldüğü yazıyor önsözde. Kitabın içeriğinde de bunu görüyoruz.      Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm kitap ile aynı ismi taşıyan Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler, ikinci bölüm Joe Basquet'ye Mektup, üçüncü bölüm ise Allah Aşkı ve Mutsuzluk.      50 sayfalık bir kitap,çabuk okunabilir gibi görünüyor ama dili biraz ağır olduğu için tek seferde bitiremedim.Ana fikri etkileyici bir dille aktaran eserdi.    İyi okumalar..
Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler
Okuyacaklarıma Ekle
1
7