Stefano Benni

Stefano Benni

Yazar
6.9/10
11 Kişi
·
29
Okunma
·
2
Beğeni
·
699
Gösterim
Adı:
Stefano Benni
Unvan:
İtalyan Gazeteci, Yazar ve Şair
Doğum:
Bologna, İtalya, 12 Ağustos 1947
Stefano Benni 1947 yılında Bologna'da doğdu. Feltrinelli Yayınevi'nden yayımladığı diğer kitapları: 'Er ya da geç aşk gelecek' (1981), 'Yeryüzü!' (1983), Pirro Cuniberti'nin çizimleriyle 'Garip Diyar' (1984), 'Korkmuş komik savaşçılar' (1986), 'Denizin altındaki kafe' (1987), 'Baol' (1990), 'Danslar' (1991), 'Maviler Takımı' (1992), 'Son gözyaşı' (1994), 'Elianto' (1996), 'Kafespor' (1997), 'Kafespor iki bin' (1997), 'Onaltılık Blues' (1998), 'Tiyatro' (1999), 'Ruhlar' (2000), 'Doktor Niù. Önlenebilir trajediler için şeytani el yazmaları' (2001), 'Saltatempo' (2001), 'Tiyatro 2' (2003), 'Hızlı ayak Aşil' (2003), 'Gizemli Theolonious Monk'un sessizlikte yolculuğu' (2005) ve 'Ekmek ve fırtına' (2009) 'Tanrı'nın Grameri' (2009).
" Artık savaş trampetleri işitilmiyor
Keçilerin çıngıraklarıdır duyulan.
Bakın işte, şurada vadi ve orman.
Çoban da başında külahıyla,
Yeşil tepeleriyle Dordonya.
Hayal edin genç dostlarım
Döndük birlikte Gaskonya'ya."
Stefano Benni
Sayfa 68 - Domingo Yayınevi
Tan yeri ağarmadan çok erken kalkabilirsin, ama kaderin senden bir saat önce kalkmıştır.
(Afrika Atasözü)
Stefano Benni
Sayfa 159 - Cumartesi Kitaplığı, 1. Baskı, Mart 2018
"Doğrusunu isterseniz, olayları tersinden öğreten öğretmenlerim olduğunu söylemeliyim. İnsan, olumsuz örneklerle daha iyi öğrenir. Yolda gördüğümüz kaba insanlardan, onların saflıklarından kaynaklanan görgüsüzlüklerinden, kabalıklarından birçok şey öğrenilebilir. Böyle insanlar bu hatalarını gerekçe göstermek için haksız iddialarda bulunuyorlar. Ben her şeyi açık açık konuşurum. Üstün bir insan üstündür, çirkin çirkindir, safkan at safkandır, cüce cücedir, işte hepsi bu..."
"Nitelik önemli değil, önemli olan çok olması. Ekmek satılmayan büyük pazarlar gibi! Batı halkı terasta yemek yer ve öteki insanlar da aşağıda, artıkları bekler. Bir öğle yemeğine tat veren en iyi şey başkalarının açlığıdır."
"Kendinizi hiç, bu dünyadaki olası her şeyi görmüş ve yaşamış, bin yaşında biri gibi hissettiğiniz ya da birbiri ardına gelecek günlerin hep tekdüze, harcanmış, yıpranmış tek bir günün sönük kopyaları olduğunu hayal ettiğiniz oldu mu?"
"Bu şehirde egemen olan kalabalıklar içerisinde her zaman bir güzellikler diyarı olan bir evin saygıdeğer insanlarını hiçbir zaman gücendirmem mümkün değil... O seçkin misafirlerin arasında yalnızca pek azı eleştiri konusu olabilir, uygar bir ülkeyi üçünçü dünya ülkelerinden ayırt eden o eşsiz kültüre onlar sayesinde ulaşılmıştır."
" Siz bizi sadizmlə və əminliklə agah etmisiniz ki, qorxmalı olduğumuz düşmənlər bunlardır: ərəblər, talibanlar, çeçenlər, bığlı-saqqallı terroristlər. Bunlar hamısı sizin düşüncənizlə qorxunc adamlardır. Ancaq düşünün, birdən sizin qara siyahınızda olmayan bir insan, normal biri, sizin qorxmalı olduğunuz bir düşmənə çevrilsə necə? "
Stefano Benni
Sayfa 52 - Təhlükəsiz uçuş
224 syf.
·6 günde·7/10
Gerçeküstü anlatımı ve mübalağa sanatının kullanıldığı eserleri sevmemden mütevellit bu kitabı büyük beklentilerle okumaya başladım. Arka kapak yazısı dahi oku beni diye haykırıyordu. Fakat umduğumla bulduğumun dengesi tam istediğim gibi olmadı.

Kitap kötü değil, ama çoğunluğun sevebileceği tarzda bir kitap olduğunu da düşünmüyorum. Sen sevdin mi diye sorarsanız; ben sevdim.

Kitap bir öykü kitabı şeklinde kaleme alınmış. Tanıtım yazısında öykülerin birbirleri ile bağlantılı olduğu söylense de bir iki ufak detay dışında çok da birbirleri ile ilişkili olduklarını söyleyemem. "Sur Kenti Hikayeleri" de bir öykü kitabı ve öyküler ayrı ayrı anlamlı olsa da karakterlere birbirlerinin öykülerinde rastlayabiliyorsunuz. Bu kitapta da iki üç karaktere farklı yerlerde rastlasam da çok da göze batan bir unsur olduğunu düşünmüyorum, yani çok da birbiri ile bağlantılı öyküler değillerdi kısaca.

Yazarın tarzı daha ilk sayfalardan farklı olduğunu haykırmaya başlıyor. Mübalağa sanatı had safhada, fakat yazar bunu öylesine doğal bir şekilde gerçekleştirmiş ki sanki anlatılanlar normalmiş gibi yüzümde bir tebessüm ile okudum. Mesela; "Artık hiç kimse evden çıkmıyor, on bin desibellik bir uğultu kulakları tırmalayıp duruyordu. Kırlangıçlar gittikten sonra leylekler geldi. Altmış Çinli bebeği aşağı bırakıp geri döndüler." (sayfa 5).
Başka bir örnek; "Ettore ise yirmi sarımsağı silip süpürmüş, üstüne de bir damacana sirkeleşmiş şarap içmişti. Belediye Başkanı, başlama işareti verince insanlar yere yapıştı.
İlk olarak Ettore soluğunu üfledi.
Olay Mercalli ölçeğinde sekiz şiddetinde bir yer sarsıntısı olarak kaydedildi. Ve altmış kilometre uzaklıktaki evlerde bile hasara yol açtı. (...) " (sayfa 60).

En sevdiğim öyküler;" Marslı Aşık" ve "Splendor'da Cumartesi Pornosu" oldu. "Marslı Aşık" ufak, tadımlık bir bilimkurgu öyküsünü andırırken "Splendor'da Cumartesi Pornosu" da oldukça eğlenceli bir öyküydü.

Öykülerin tarzları ve konuları birbirinden çok farklıydı. Mesela "Oleron" korku öyküsü tarzındaydı. "San Lorenzo Adası'ndaki Kader" yine hoşuma giden bir öyküydü. "Shimize" hiç anlayamadığım bir öykü oldu.

Sevdiğim, hoşuma giden öyküler de var, pek hoşlanmadıklarım da. Ama kitabı genel olarak beğendim. Biraz zaman geçtikten sonra ara ara yine öykülere bakabilirim. İyi okumalar dilerim.
101 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bir Fransız, bir İtalyan ve bir ispanyol, bir Fransız eseri için bir araya gelmişler... Bakın, biliyorsanız anlatmıyım!.. :)

Domingo Yayınevi'nin orjinalinin birebir aynısını çıkardığı kitaplarına bayılıyorum.
Yani yazar ve resimleyen işte o kitabı oluşturanlar illâ 'bu kapakla bu kağıtla çıkacak' dedikleri için çoğu yayınevi buna cesaret edemiyor ama Domingo başka :) Haliyle kitaplar bu nedenle biraz fiyatlı oluyor ama kesinlikle değer.
Elimdeki kitabın çocuk kitabı olmasını inanılmaz kıskandım ama sonra 'zaten ben yetişkin kitaplarını pek sevmiyorum, iyi ki çocuk kitabı olarak çıkmış!" dedim :)
Ciltli kapak, kağıdı ipek gibi, renkleri muhteşem!
Edmond Rostand'ın ölümsüz eseri Cyrano de Bergerac tiyatro oyununu Stefano Benni çocuklara göre yorumlamış, Miguel Taco da inanılmaz güzel resimlemiş...

Yazarın biyografisi

Adı:
Stefano Benni
Unvan:
İtalyan Gazeteci, Yazar ve Şair
Doğum:
Bologna, İtalya, 12 Ağustos 1947
Stefano Benni 1947 yılında Bologna'da doğdu. Feltrinelli Yayınevi'nden yayımladığı diğer kitapları: 'Er ya da geç aşk gelecek' (1981), 'Yeryüzü!' (1983), Pirro Cuniberti'nin çizimleriyle 'Garip Diyar' (1984), 'Korkmuş komik savaşçılar' (1986), 'Denizin altındaki kafe' (1987), 'Baol' (1990), 'Danslar' (1991), 'Maviler Takımı' (1992), 'Son gözyaşı' (1994), 'Elianto' (1996), 'Kafespor' (1997), 'Kafespor iki bin' (1997), 'Onaltılık Blues' (1998), 'Tiyatro' (1999), 'Ruhlar' (2000), 'Doktor Niù. Önlenebilir trajediler için şeytani el yazmaları' (2001), 'Saltatempo' (2001), 'Tiyatro 2' (2003), 'Hızlı ayak Aşil' (2003), 'Gizemli Theolonious Monk'un sessizlikte yolculuğu' (2005) ve 'Ekmek ve fırtına' (2009) 'Tanrı'nın Grameri' (2009).

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 29 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.