Ümit İhsan

Ümit İhsan

Yazar
7.5/10
29 Kişi
·
66
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.009
Gösterim
Adı:
Ümit İhsan
Unvan:
Yazar
Doğum:
Eskişehir, 1980
1980 yılında Eskişehir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Eskişehir'de tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesini bitirdi.
Yazıyla küçük yaşlarda tanışan yazar ilk romanını 2003 yılında tamamladı.
İlk romanı "Ay Işığında Yürüyüş" 2008 yılında, "Kurutulmuş Çiçek Koleksiyoncusu" 2010 yılında, "Yaşasın Yaşamak" 2010 yılında, "Ben Melek" 2012 yılında yayımlandı. Gençlik, fantastik roman dalında yapılan yarışmada "Yokluk Bahçesindeki Kayıp Melodi" isimli romanı Jüri Özel Ödülü aldı (2012)
Geçmiş, şimdi ve gelecek aslında hepsi bir zaman yanılgısı. Algı bütün bunları bir sıraya dizip olmuş geçmiş, olana şimdi, olacağa gelecek diyor. Biz yalnızca şimdiyi anlayabiliyoruz, o çok gerçek duran; dokunabiliyoruz çünkü şimdiye, görebiliyoruz şimdiyi ve algımız en çok şimdiyi algılıyor. Geçmiş bir rüyadan farksız: biliyoruz o geçmiş şimdi diye anıldığı zaman o anların hepsini bir bir yaşadık, hepsini biliyoruz ama yok sanki, izlediğimi iz bir film gibi hem bize uzak hem de bizden bir parça. Gelecekse kendisi gibi karanlık içinde duruyor, gelecek zamanın şimdisi gelmeden bilmiyoruz olacakları ama hayal edebiliyoruz ancak. Sonra şimdi diye anlattığımız zaman geçmiş bir zamana dönüşünce deminin şimdisinde elimizde var olanlar bir rüya gibi geliyor.
Yalnız yaşamamıştı belki, ama yalnız ölmüştü. Yalnız ölen herkes gibi yalnız girecekti mezarına, yalnız başına uyuyacaktı yatağında, yalnız başına uyanacaktı zaman dolduğunda...
385 syf.
·5/10
Kitap Hz İsa'nın havarileri ile yediği son akşam yemeğiyle başlıyor.
Başkomiser Ferhat ve yardımcısı Tugay Kuledibi'nin ücra otellerinin birinden ihbar edilen intihar vakasıyla karşılıyor okuru.Olay intihar gibi görünsede ilk bulgular bir cinayet olma şüphesini doğuruyor.Maktulun cenazesinin defnedildiği mezarlıkta maktul ile birlikte toplamda 6 mezarın açılmış ve cesetlerinin çalınmış olduğunun fark edilmesi üzerine işler tam anlamıyla bir arap saçına dönüyor. Tanrıya kurban edilmiş 6 ruh...
Cinayetlerin işleyiş biçimleri aynı.Defnedildikleri yere kuşbakışı bakıldığında bilin bakalım bize neyin simgesini işaret ediyor ?

Gizemli bir mistik gerilim kitabı.Sayfalarını merakla çevirdim diyebilirim.Lakin Komiser Ferhat'ın eski karısı ve aynı zamanda psikoloğu Zeynep ile ilgili kısımları bana göre fazla tramvatik.Belli bir zaman sonra beni sıkmaya başladı.Nitekimde kitabı bitirdim.Sonunu her ne kadar beğenmesemde yine de tavsiye ederim.
174 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
"İlk betikte Harun'un annesinin adı Hümeyra iken bu betikte adı Çiğdem olmuş. Harun'un yakalanması bence ilk betiğin finali olmalıydı çünkü heyecanın üst düzeyde olduğu bir sahneydi.

İt dönüşümcüleri yerine İtbarak adlı ulamış bilgisel karakterimizi kullanılsaydı bence on numara olurdu. Yazarımızın yeğine saygı duyuyorum. Zehra'nın kaybolduğu sahneyi okurken Harun, öç için geri geldiğini sandım. Öyle bir kurgu yazmış ki okuru ters köşeye yatırdı. Zehra'nın kaçıran Harun değil sürünün içinde olduğunu öğreniyoruz. Bu sefer de Selen'in babası Sedat Bey yani İkinci aklıma geldi çünkü Birinci ölünce sürünün yolbaşçılığına göz dikeceğini sandım. Yani Zehra'yı bularak özünü batır olarak ilan edip sürünün yolbaşçısı olacaktı.

Zehra'yı kaçıran Kızıl takma adlı dönüşümcü olduğunu betiğin sonunda anlıyoruz. Peki neden Zehra'yı kaçırmak istedi Kızıl? Yazar bu soruya derinleme inmedi. Yani soru yanıtsız kalıyor. Alaca takma adlı Uğur'un Kızıl'ı bağışlaması bence en büyük erdemliliktir. Şahsen ben bunu yapamazdım çünkü kısmen kin güten biriyim. Yani adaletimi özümce sağlamaya çalışırım.

Uğur'un anne ve babası neden kanserden öldüğüne dair bir sahne olmayan bu betik bir çok yanıtsız sorulara gebedir. Yerli Alacakaranlık serimizin ikinci betiğini severek okudum. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum."

#BetikEli #KurtAdam #KanlıDolunay #Ümitİhsan #Uğur #Selen #Zehra #Şafak #Harun #Fehmi #Hümeyra #Melek #Sedat #Kızıl #Yusuf #KiwiYayınları
380 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle okumanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitap okuma alışkanlığı olmayan birine kitap okumayı sevdirdi. Kalabalıkta nasıl yalnız başımızayız okuyun bakalım
384 syf.
·13 günde·6/10
Yükselen aksiyonla birlikte doğallaşan anlatım sayesinde kitap sizi sarmayı başarıyor. Dozunda verilen ansiklopedik bilgiler, yerinde ve layıkıyla edilen usturuplu küfürler, yazarın dilindeki doğallık ve sadelik son derece başarılı. Küfür ve bir takım fiillerin kullanımı ile içimde Edirne ve Eskişehir ağızlarının benzer olduğu hissi uyandı. Ayrıca benzer fantastik kurgular sadece kitabın kahramanları içinde dönerken, Kıyamet Tarikatının tüm İstanbulluların şahit olduğu doğa üstü bir olay içermesi ile de ayrıca takdire şayan. Sadece final sahnesinin ardından bir gün yada bir kaç zaman sonrasında karakterlerin ferahladığı, devam kitabının başlangıcının nasıl olacağına dair okuru düşüncelere sevk eden kısa bir bölüm daha ilave edilse nasıl olurdu diye düşünüyorum.
384 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Başkomiser Ferhat Baykan ve Komiser Tugay Çalışkan' ın sırlarla bezeli cinayetlerin peşinde oradan oraya savrulmalarının anlatıldığı roman gerçekten sürükleyici bir kaç yeri hariç; Başkomiser Ferhat ın eski eşi Zeynep hakkında düşündükleri çok fazla yer kaplıyor kitap içerisindeki çeşitli bölümlerde ki okurken sıkıldım tekrar eden kelimeleri atlayarak okudum. Ferhat a değişik bir olağan üstü güç atfetmiş yazar ama bir işe yaradığı yok tek yaptığı zaten dolu olan kafasını daha fazla dolmasına neden oluyor hatta ana hikayeye de pek bir katkısı yok bu gücün yani bu gücü kitaptan çıkarırsak ana hikaye aynı şekilde gelişir ve sonuçlanır.
Sonra koca başkomiser feleğin çemberinden geçmiş, insan sarrafı o Tahir Işık isimli şahsın hal ve davranışlarından bir sonuç çıkaramıyor mu? Hadi çıkaramadın arkadaşım 60 yaşındaki adamı alıp operasyona olay yerine giden kaç polis tanıdın.
Son olarak son bölümde yine olaylar çok hızlı geçiyor ne ara Tugay kayboldu kafasını vurdu ne ara Ferhat ın kaburgasına demir saplandı onlar yok!
Koca şeytan tarikatı ve şeytanı da 6 kurşun durdurduya başka sözüm yok.
Her şeye rağmen güzel kitap devamını da almıştım zaten yarında ona başlayacağım bakalım neler olacak :)
144 syf.
·Beğendi·8/10
Ümit İhsan tesadüfen tanıştığım bir yazar ve Ben Melek'te kitapları arasından tesadüfen seçtiğim biri. Ve bu tesadüfler olmasa ben, böyle kaliteli bir yazardan habersiz, kitap okuruyum diye ortamlarda gezip duracaktım. Hayata bak. Olmayacak kitaplar, sahillerde, plajlarda herkesin elindeyken böylesi bir kitap kıyıda köşede kalsın. http://ucalisan.blogspot.com.tr
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Son zamanların alışagelen bir konunu cılkını çıkarma alışkanlığını bir kenara bırakıp her betiğinde farklı konular ve yağılar (düşmanlar) işlendi. Bu yönüyle severek okunur ve okutulur çünkü zerre kadar sıkıcılık yoktu. Betiğin ne çabuk bittiğini anlayamazsınız.

Yerli "Alacakaranlık" serimizde orijinalde kişilerin yağı (düşmanı) olarak erbörüleri gösterip dolaylı yoldan bizleri kötü olarak bilinçaltlarına yerleştirildi. Kalem de işin gerçeğini yazdı. Kişilerin dostu ve koruyucuları erbörü olup vampirler (meçikler) ise yağıları olduğunu anlattı. Desmodus yerine ulamış bilgimizden faydalanıp VUPKAN adını verebilirdi meçiklerin yolbaşçısına.

Betikte en sevdiğim sahne; Kızıl, ikinci şansı sonuna hak ettiğini obaya ve Alaca'ya gösterdi. Öz adıma konuşsam Kızıl gibi ikinci şansı hak eden kişiler olmasını isterim çünkü arkadaşlarımı kaybetme taraftarı değilim. Azerbaycan Türkleri'nin ünlü atasözlerinden biri olan "Cüceyi payızda (güzde) sayarlar" atasözü Kızıl için söylenmiştir. Kızıl öldürseydi onun elektronik ilgisinden faydalanmazdı Alaca.

Seri dördüncü betikle devam edilmeliydi çünkü birçok soruyu geride bıraktı. Uğur'un yeni görevini merak ettim. Dördüncü betikte mumyalar işlenebilinir. Ümidim dördüncü betik gelir. Betikle kalınız.

#BetikEli #KurtAdam #VampirTuzağı #Ümitİhsan #Uğur (#Alaca) #Zehra #Selen #Birinci #Selim #SağlıkBakanı #Ahmet #Hüseyin #Rıza #Kızıl #Sedat (#İkinci) #Cesur #Desmodus #Şafak #KiwiYayınları
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Okurken kendimi lise yıllarında his ettim. Betler arasında kaybolurken kendimi baş karakter olarak gördüm. Ezgi'si gözümde sevdiğim kız olmuştu. Çınar'ın Ezgi'ye karşı beslediği duyguları çok iyi anlıyorum. Akıcılık, sürükleyicilik ve merak uyandırıcılık sayesinde betiği okurken hiç sıkılmadım. Keşke devam betiği gelseydi diye düşündüm. Hafif roman türünün gelecek vaat eden yazarlardan biri olduğu su götürmez bir gerçektir. Betikte bize Tanrı'nın dilsiz kullarına (hayvanlar ve bitkilere) zarar vermeyiniz. Onlara zarar verirken onların neler his ettiğini anlayınız. Dağa taşa ve gerekirse düşerken sarıldığın yılana da sevgi dolu bakınız. Dilsiz kulları anlamak ve his etmek için dile gerek yok. Gözünüzle ve aklınızla onlarla iletişimi sağlayınız. Betikte geçen Aç Doymazlar tabiri Ömer ve İzzet'i anımsattı. Aç doymaz olmayacağım ve Hep baş karakter Çınar gibi olacağım. İyilik her zaman kazanıyor. Dünya ayaktaysa iyiliğin sayesindedir. Aşkın, Törüngey ve Ece'den bize kaldığını öğrendim. Yani birbirini tamamlayan parça-bütün ilişkidir. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum."

#BetikEli #ZamanKapısı #SahipsizRuhlarOrmanı #Ümitİhsan #Çınar #Ezgi #Akel #İkiyüz #Taşyüzlü #ŞebekEfendi #Kurtlar #AçDoymazlar #KocaÇınar #KumranYayınları
144 syf.
·Beğendi·10/10
Başka hayatların içlerine girdiğimde:'Insanlar neler neler yaşıyor halimize bin şükür.' dediğim çok olmuştur. Bu kitabın nerdeyse her sayfasında düşündüm bunu. Kesinlikle okunması gereken bir yaşama tutunma öyküsü.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ümit İhsan
Unvan:
Yazar
Doğum:
Eskişehir, 1980
1980 yılında Eskişehir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Eskişehir'de tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesini bitirdi.
Yazıyla küçük yaşlarda tanışan yazar ilk romanını 2003 yılında tamamladı.
İlk romanı "Ay Işığında Yürüyüş" 2008 yılında, "Kurutulmuş Çiçek Koleksiyoncusu" 2010 yılında, "Yaşasın Yaşamak" 2010 yılında, "Ben Melek" 2012 yılında yayımlandı. Gençlik, fantastik roman dalında yapılan yarışmada "Yokluk Bahçesindeki Kayıp Melodi" isimli romanı Jüri Özel Ödülü aldı (2012)

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 35 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.